Etiket arşivi sağlıklı uyku

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Sonbaharda Uyku

Sonbaharda Uyku

Mevsimlerden sonbahar ve tamamen bir görsel şölen yaşıyoruz. Bu görsel şölenin bizi motive ettiğini belki biraz da hüzünlendirdiğini hissediyorsunuzdur. Ama esas vücudumuzda meydana gelen değişiklikler neler ve bunun uyku ile ilişkisi nasıl buna bir bakalım.

İnsan fizyolojisinde ve davranışlarında mevsimsel değişikliklerin rolünün en önemli belirteçleri; doğum oranlarında, suç davranışında, intiharlarda, çocukların büyüme gelişmesinde, kortizol, testesteron gibi birçok hormonun düzeyinde, ağrı eşiğinde, cinsel aktivite ve gebe kalma oranlarında mevsimlere göre değişiklikler gözlenmesidir. Aslanda bunları bir bakıma vücudumuzun değişen çevresel şartlara uyum sağlamak için yaptığı bir takım değişiklikler olarak ta tanımlayabiliriz. Normal kişilerde de, mevsimlere bağlı olarak tiroid işlev değişikliklerine ve buna bağlı olarak kilo farklılıklarına rastlanabilmektedir.

​Bu dönemde sıcaklık değişimlerinin artışı ve gittikçe soğuyan havalar, günlerin giderek kısalması ve ışıktan yararlanma süremizin azalması ile karşı karşıya kalıyoruz. Özelikle de kış saati uygulanmaması nedeniyle sabah kalktığımızda hala güneşin doğmamış olması ve yine yazdaki gibi geç saatlerde uyuma neticesinde uykusuzluk şikayetleri dinlenememe, mental koordinasyon eksikliği gibi şikayetler ön plana çıkmaktadır.

Özellikle sonbaharda kışa doğru bir geçiş olduğu için ilk başta sıcaklık farkı fizyolojik olarak bizi etkileyecektir. Eğer kendimizi korumazsak çok kolay üst solunum yolları enfeksiyonuna yakalanabiliriz. Bu da yaşam kalitenizi haliyle uyku kalitenizi azaltacaktır. Bundan korunmak için 3 temel şey; beslenme, uyku ve egzersiz olarak sıralayabiliriz.

Bir diğer nokta özellikle kış aylarında artan yaygın olarak kış depresyonu olarak bilinen Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğudur. Genellikle Ekim-Kasım ayları ile birlikte başlar, Ocak-Şubat ayarında şiddetlenir ve kış bitinceye kadar, bazen de yaz aylarının başlangıcında da görülür. Aslında organizmanın değişen çevresel şartlara hemen adapte olamama sorunu olarak ta tanımlayabiliriz. Bu duygu durum bozukluğu genellikle üzüntülü ruh hali ve düşük enerji ile karakterizedir.

Buna ek olarak, konsantre olmada güçlük, normalden fazla uyuma, günlük aktivitelerde azalma, yavaşlık, sosyal geri çekilme, karbonhidrat ve şeker alımını arttırma ve buna bağlı olarak kilo alma durumuna rastlanmaktadır. Bunun aksine, yaz aylarında ortaya çıkan duygu durum bozukluğunda, huzursuzluğun yanı sıra, iştah kaybına bağlı olarak kilo verme, uykusuzluk ve anksiyete gözlenmektedir. Bozukluk herkeste aynı şiddette kendini göstermemektedir.

Mevsimsel Duygu Durum Bozukluğu tedavisinde; antidepresanlar, D vitamini takviyesi, ışık terapisi (fototerapi) ve bilişsel davranışçı terapi uygulanmaktadır.

Fototerapinin geceden ziyade sabahları yapılması önerilmektedir. Gece uygulanan fototerapi melotonin salgılanmasını yavaşlatabileceği için uyku problemine yol açabilir.

Bilişsel davranışçı terapi de birey için bunaltıcı olan negatif örüntü ve problemlerin, onlar ile ilgili düşünce tarzlarını değiştirmelerini sağlamaktır. Üzüntülü ruh hali ile ilgili yeni düşünme yollarının keşfedilmesi, bireylerin işlevselliğini önemli ölçüde arttırmaktadır. Sonuç olarak çevresel şartlara uyum sorununda altta yatan nedenlerde alevlenerek durumu daha çıkılmaz hale getirebilmektedir.

Öncelikle yeterli beslenme, ışık ve uykuya dikkat edersek kendimizi korumuş oluruz.

Son olarak sonbaharda uyku ritmimizi değişen şartlara uydurmamız gerekmekte. Bunda başarılı olmazsak maalesef bu bizim fizyolojik ve mental sağlığımızı etkileyecektir.

  • Öncelikle yaz aylarındaki gibi geç saatlerde uyumamalıyız. Işık ritmi değişeceği için saat 23:00 gibi en geç yatakta olmalıyız. Bunu bir anda başaramıyorsak her gün yarım saat geriye alarak bunu yapabiliriz.
  • Bir diğer hususta özellikle ofis hayatında çalışan bireylerin gün içerisinde mutlaka gün ışığı almaları gerekmektedir. Hem çevresel şartlara uyum hem de D vitamini açısından bu çok önemlidir.
  • Dikkat etmemiz gereken bir diğer hususta beslenme. Vücut direncini arttırmak adına sonbahar ve kış aylarında mevsim sebze ve meyvelerini tüketmeliyiz. Bol sıvı almayı unutmayalım.

 

Sonbaharda uyumu ne kadar sağlarsak kışa o kadar hazırlıklı oluruz. Sağlıklı uyku dileklerimle, selametle kalınız.

 

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Bütünleme Sınavı Hakkında (Önemli)!!!

Arkadaşlar merhaba.

Bütünleme sınavına girecek arkadaşlar için tekrar uyku kamp yapacağım. Kamp için alttaki linkten kayıt olmanız gerekmektedir.

Kayıt işleminden sonra size bilgilendirme e-maili gelecektir. Bu şekilde kayıt tamamlanmış olacaktır.

Kamp sonunda ise kamp sonu geri bildirim formu ile kamp tamamlanmış olacaktır.

Toplam 11 gün süreceği için 27 Haziran 2019 Perşembe günü başlayacaktır. O yüzden yarın akşama kadar kamp kaydının tamamlanması gerekmektedir.

Herkese Başarılar Diliyorum…

Sağlıklı Uyku Kampı Kayıt Sayfası

Bütünleme sınavıda yılsonu sınavına benzer şekilde çoktan seçmeli ve tüm ders notlarından olacaktır.

Bütünleme sınavı saati ve yeri:

Tıp Fakültesi Morfoloji Binası 18-19 nolu Amfi (Ders işlenilen Amfi)

4 Temmuz 2019 Perşembe saat 15:00

 

Herkese başarılar diliyorum…

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Uykunun Faydaları Nelerdir?

Değerli okurlarım, geçmiş ramazan bayramınızı tebrik ederim. Uykunun nasıl bir yapıya sahip olduğunu konuştuk.
Uykunun birde bize olan faydalarını konuşalım. Aslında uykunun faydaları saymakla bitmez ama! Biz bir deneyelim bakalım.

Öncelikle sağlıklı uykunun metabolizma için vazgeçilmez olduğu konusunu vurgulamak istiyorum.

Bu noktadan baktığımızda sadece metabolizmayı etkiliyor demek eksik kalır.

Sağlık uykunun sonuçları tüm sistemleri ilgilendireceği ve de bize aslında çok maliyeti de olmadığı için en başta düzenlememiz gereken fizyolojik olaylardan bir tanesidir.

Uykuyu düzenleyebilirsek aslında hayatımızda ki çoğu şeyi kontrol edebiliriz.

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Final ve Final Ödevi Nasıl Olacak?

Arkadaşlar herkese merhaba. Uyku Fizyolojisi ve Uyku Bozuklukları Dersi’ni alanlar için final ve final ödevi;

 

Final Sınavı A Şubesi için;  20 Haziran Perşembe saat 15:30 

Final Sınavı B Şubesi için;  20 Haziran Perşembe saat 16:00 olarak belirlenmiştir.

Sınav saatleri ile çakışması olan lütfen benimle iletişime geçsin.

 

Final ödevi için yapılması gerekenler.

  1. Öncelikle sağlıklı uyku kamapına kayıt olmanız geremektedir. Sağlıklı uyku kampına kayıt olmak için tıklayınız.
  2. Kampa kayıt 27 Mayıs 2019- 9 Haziran 2019 tarihleri arasındadır. Bu tarihlerden sonra kayıt alınmayacaktır. Lütfen bu tarihler arası kaydımızı tamamlayalım.
  3. Kampa kayıt olurken lütfem mail adresinizi doğru girin. Kayıdınızın yapıldığına dair size bilgilendirme e-maili gelecektir. E-mail gelmedi ise spam veya gereksiz klasörlerini kontrol etmeyi unutmayın. Bunarı yaptığınız halde hala sorun varsa bildirmek için tıklayınız.
  4. Kamp kaydı tamamlandıktan sonra 10 Haziran 2019-20 Haziran 2019 tarihleri arasında Sağlıklı Uyku Kampı e-maillerini almaya başlayacaksanız. Kamp e-maillerini almıyorsanız öncelikle spam veya gereksiz klasörlerini kontrol etmeyi unutmayın. Bunarı yaptığınız halde hala sorun varsa bildirmek için tıklayınız.
  5. Kamp sonunda yine e-mail ile kampa katılanlara bildireceğim sayfa üzerinden minik bir sınavın (geri bildirim) tamamlanması ile ödev bitmiş olacaktır.
  6. Bu nedenle Sağlık Uyku Kampı e-maillerinin hergün okunması hem sınava hazırlık hem de kamp sonunda ki minil sınav için gereklidir.
  7. Katılımlarınızı bekliyor, dersime göserdiğiniz ilgi için herkese teşekkür ediyorum.

Uyku ve uyku bozuklukları ile ilgili her türlü soru ve yardım talepleriniz için benimle iletişime geçebilirsiniz.

Sağlıklı Uyku dileklerimle…

 

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Uykuda Bize Neler Oluyor?

Merhaba sayın okurlarım. Sağlıklı uykunun hayatımızın vazgeçilmezi olduğunu konuştuk. Şimdi ise sağlıklı uykunun faydalarına diğer anlamda vücut makinasının çalışmasını nasıl düzenlediğine bir bakalım.

Uykunun merkezi ve periferik olmak üzere iki önemli etkisinden bahsetmek mümkündür.

Merkezi Sinir Sitemi (MSS)’nin normal işlevinin korunabilmesi için uyku gereklidir.

Uyku sayesinde nöronal merkezler arasındaki doğal iletişim ve denge korunur.

Uykuda beyin glikojen depoları yenilenir.

Uykusuzlukta zihinsel aktivitenin yavaşlaması ve psişik bozuklukların (hiperaktivite, duygu durumunun değişken olması vs.) belirginleşmesi MSS için uykunun öneminin en iyi göstergesidir.

Uykuda neler olduğunu öğrenmek için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Ramazanda Uyku

Ramazan ayı girdi ve heryerde ne yemeli ne yememeli konuşulurken bende nasıl uyumalıyızı ele almak istedim.

Ramazan ayınızı tebrik eder ve nicelerini sağlıkla karşılamanızı temenni ederim. Her yerde ramazan ayının maddi ve manevi ruhuna uygun şekilde beslenme önerilerini görüyoruz. Ama nedense hayatımızın 1/3’ünün geçtiği bence hava ve su kadar önemli olan uyku atlanıyor.

Sahur dolayısıyla uykuya başlama ve uyanma saatinizi değiştirmeden normal uyku düzeninize devam edin. Gece uykusu dışında gündüz uyumayın, uzanmayın, uyuklamaya çalışmayın. Gün içerisindeki bu denemelerinizin yatma saatiniz üzerinde olumsuz etkileri olacaktır. Ve oruç nedeniyle sizin için normal olan süreden daha fazla uyumayın veya uyumaya çalışmayın.

Yaznın devamınu okumak için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

1. Uyku Biliminin Tarihçesi

  • İlk olarak 1834’te Robert Macnish «ölüm ile uyanıklık arası bir dönem» olarak tanımlamıştır.

 

  • Son 60 yılda, geçtiğimiz 6000 yıldan daha fazla bilgi birikimi olmuştur.

 

  • İlk bilimsel deneyler 1907’de Legendre ve Pieron tarafından uykusuz bıraklmış köpekten alınan kanın, yeni uyanmış köpeklere verilmesiyle bu köpeklerin yeniden uyudukları gözlenmiştir. «Hipnotoksin Teorisi»

 

  • 1930’larda Elektroensefalogram (EEG) kayıtlarının yapılmaya başlanması ile uyku ve uyanıklık EEG kayıtlarındaki farklılıklar ortaya çıkarılmıştır.

 

  • Alma Bilim Adamı Habs Berger tarafından uyuyan insan da (kendi oğlundan) ilk EEG kaydı yapılmıştır.

 

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Neden Vazgeçilmez

İnsan yaşamının yaklaşık üçte birlik bir zaman periyodunu kapsayan uykunun gizemini çözmek için insanoğlu asırlar boyunca çaba harcamış ve henüz pozitif bilimlerin gelişmediği dönemlerde bile mitolojik olaylarla uyku anlaşılmaya ve anlatılmaya çalışılmıştır. Aristo, Hipokrat, Freud ve Pavlov gibi birçok büyük düşünür, uyku ve rüyanın psikolojik ve fizyolojik temellerini açıklamaya çalışmışlardır. Robert MacNish’ın 1834 yılında yayınladığı “The Philosophy of Sleep” kitabında, uyku“ölüm ile uyanıklık arasında bir dönem olarak” tanımlanmış; uzun süre bu görüşe inanılarak uykunun pasif bir süreç olduğu düşünülmüştür. Gerçek anlamda uykunun sırlarının anlaşılabilmesi, uyku sırasında vücut fonksiyonlarının kaydedilmesi ve incelenmesiyle başlamıştır.

Günümüzde uyku kayıtları sayesinde tanımlanan uykunun yaklaşık %20-25’lik bölümü REM, diğeri Non-REM döneminde geçmektedir.

1)  Yavaş dalga uykusu  (non REM uykusu, SWS = Slow Wave Sleep)

NREM Evre 1 ve 2 yüzeyel uyku  –Uyku uyanıklık geçiş dönemi –Kolaylıkla uyandırılabilir .

NREM evre 3 yavaş dalga uykusu veya derin uyku, delta uykusu –Uyandırılması zordur.

2) REM uykusu (Rapid Eye Movements = hızlı göz hareketleri)

REM dönemi (paradoks uyku) –Kaslarda tam bir atoni hali –EEG aktivitesi yüzeyel evre 1 uykusu ile benzerlik gösterir.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlıklı Uyku

Sağlıklı uyku deyince genel olarak sağlımız yerinde olunca iyi uyuruz değil mi? Anlamı sadece bu olmasa gerek diye düşünüyorum. Burada sağlıklı uyku derken uykunun sağlıklı olanı, sağlımıza faydası olanı nasıl olmalı bunu konuşmamız gerekmekte. Organizma aslında yaradılışı itibari ile mükemmel bir makina ve kusursuz işlemekte. Tabi ihtiyacı olanları yeterli miktarda alabildiği sürece, hayatta her şey öyle değil mi? O zaman sağlıklı uyku için ihtiyaçlarımıza bir bakalım. Burada en önemlisi sağlıklı beslenmeden geçiyor. Bu yaşam tarzımız ile ilişkili. Yaşam tarzımızda uyku kalitemizi belirleyecek en önemli etkendir.
ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Egzersiz

Yaşamızın temel öğelerinden birisi olması gerekirken nedense hep erteleriz. Yarın yaparım düşüncesi bizi bir kısır döngüye sokarak bu konudaki başarımızı düşürür. Sanırım bu konuda istekli olmak karar almak ve sonuçlarının bizim için ne kadar değerli olacağını bilmek gerekir. Egzersiz sayesinde yaşam kalitemize kattığımız değeri bir anlasak, sanırım hiç bırakmayacağız. Bunu anlamak için takipte kalın. .

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN