Aylık arşiv 21 Eylül 2021

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

COVID-19 SALGIN YÖNETİMİ VE ÇALIŞMA REHBERİ (6 Eylül 2021)

COVID-19 SALGIN YÖNETİMİ VE ÇALIŞMA REHBERİ

Güncel rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

VELİ BİLGİLENDİRME REHBERİ

TC

Sağlık Bakanlığı

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rehberi okumak ve indirmel için tıklayınız.

 

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

CoronaVac Çalışma Sonuçları

Türk TORAKS Derneği üyeleri inaktif aşı CoronaVac’ın etkilerine dair geniş katılımlı iki çalışmaya imza attı. Anket şeklinde gerçekleştirilen araştırmalar sağlık çalışanları (S-crnvac) ve sağlık çalışanları ve sağlık çalışanları yakınları (Ascovid) olarak iki farklı grupta gerçekleştirildi. Çalışmanın sonuçlarına göre CoronaVac aşısı güvenli ve yan etkiler büyük ölçüde “hafif”tir. En sık görülen yan etki, aşı yerinde kızarıklık, ağrı olup yan etkilerin büyük çoğunluğu ilk 24 saat içinde gözlenmişti. 2013 kişinin katıldığı ASCOVID araştırmasında ise CoronaVac ile aşılanma ile katılımcılardaki COVID-19 oranı yüzde 4 oranında azalırken, hastaneye yatış oranları yüzde 5.5 azalmıştı.

BİN 628 SAĞLIK ÇALIŞANINDA EN YAYGIN YAN ETKİ AŞI YERİNDE KIZARIKLIK VE BAŞ AĞRISI

Türk TORAKS Derneği Üyesi Dr. Şennur Özen, sağlık çalışanları ile gerçekleştirilen “S-crnvac” anket çalışmasına dair, “Yaptığımız çalışmada aşının güvenli olduğu, yan etki profilinin büyük oranda beklenen hafif etkilerden oluştuğunu gördük” dedi ve sonuçları paylaştı:

  • Çalışmaya 1039 (yüzde 64) kadın, 589 erkek (yüzde 36) toplam 1628 sağlık çalışanı katıldı.
  • İlk doz CoronoVac aşısı sonrası 300 (yüzde 18,4), 2. doz sonrası ise 254 (yüzde 15,6) katılımcı yan etki geliştiğini bildirmiştir. Yan etkiler içinde en sık aşı yerinde kızarıklık ve ağrı, baş ağrısı, kas eklem ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi ve uyku problemleri görülmüş ve bu yan etkiler aşılanma sonrası dönemlerde sıklık açısından değişiklik göstermiştir. Aşı yan etkileri en çok uygulamadan sonraki 24 saatte görülmüştür.

TTD II. Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nurdan Köktürk ise sağlık çalışanları ve sağlık çalışanları yakınlarından oluşan, 2 bin 13 kişinin katıldığı  anket çalışmasının sonuçlarında CoronaVac aşısının hastalığı önlemede etkili olduğunu gösterdiğini belirtti. Dr. Köktürk, “Bu anket çalışması, CoronaVac aşısının, ağırlığı sağlık çalışanlarından oluşan bir populasyonda etkili olduğunu göstermiştir. Aşılanma COVID-19, PCR testi pozitifliğinin yüzde 12,1’den yüzde 8.8’e düşmesine neden olmuştur. Aynı şekilde hastanede tedavi gören hastaların oranı aşılanma ile yüzde 15.5’den yüzde 10’a düşmüştür” dedi.

ASCOVID çalışmasının sonuçları ise şöyle:

  • Çalışmaya 1312’si kadın, 701’i erkek toplamda 2013 kişi katılmıştır. Aşı öncesi PCR durumuna yönelik değerlendirme 2013 kişi tarafından yapılmıştır. Bu kişilerin 245’i (yüzde 12,1) aşı öncesi PCR pozitif olmuşlardır. Bu grubun 185’i (PCR pozitiflerin yüzde 75,5’i, genel popülasyonun yüzde 9,1’i) evde tedavi alırken, 38’i (yüzde 15,5) hastanede tedavi görmüştür. Aşı öncesi asemptomatik PCR pozitifliği 22 (yüzde 9) kişide görülmüştür.
  • Aşıdan sonra herhangi bir zamanda PCR pozitifliği gelişen 177 (yüzde 8,8) katılımcı vardır. Bu katılımcıların 129’unda (yüzde 72,8) PCR pozitifliği 2. doz aşıdan 21 gün sonraki dönemde gerçekleşmiştir.
  • PCR pozitifliği gelişen grubun yüzde 77.4’ünde hafif üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları gözlenirken, 18 (yüzde 10,1) kişi hastanede tedavi edilmiştir.
ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Koronavirüs Hasta Kitapçığı

KORONAVİRÜSLER
Koronavirüslerin özellikleri nedir?
Koronavirüsler (CoV), soğuk algınlığı gibi toplumda yaygın görülen, kendi kendini sınırlayan hafif enfeksiyon tablolarından, solunum yetmezliği gibi daha ciddi enfeksiyon tablolarına neden olabilen büyük bir virüs ailesidir. Koronavirüslerin insanlarda bulunan, insandan insana kolaylıkla bulaşabilen çeşitli alt tipleri bulunmaktadır. İnsanlar arasında dolaşan bu alt türler çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir. Bununla birlikte hayvanlarda saptanan birçok koronavirüs alt türü de mevcuttur ve bu virüslerin hayvanlardan insanlara geçerek insanlarda ağır hastalık tablolarına neden olabildiği bilinmektedir.

Neden SARS-CoV-2 denilmektedir?

Koronavirüsler, Coronaviridae ailesi içinde bulunur ve akut ağır solunum yetmezliği sendromuna
(SARS) neden olan virüslere yapı olarak benzemesiyle SARS-CoV-2 olarak tanımlanmıştır.

Varyant virüs nedir?
Virüsler mutasyon (yapısal değişiklik) yoluyla sürekli değişim geçirmekte ve bu değişim sonucunda
yeni varyantların ortaya çıkması beklenmektedir. SARS-CoV-2’nin Alfa, Beta, Gama, Delta gibi
birçok varyantı saptanmıştır. Varyant virüslerin yaratmış olduğu en büyük tehlike hastalığın daha
hızlı yayılması, daha ağır seyretmesi ve bu varyantlar sayesinde aşılara direnç geliştirmesi olarak
tarif edilebilir.

SARS-CoV-2 (COVID-19 hastalığı) nasıl bulaşmaktadır?

COVID-19 hastalığı insandan insana solunum yolu damlacıklarıyla bulaşmaktadır. Virüs hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan ve havada bir süre kalan bu damlacıkların direkt solunması ya da hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile bulaşabilmektedir. Enfekte kişiden 2 m’den daha yakın olan kişilerin enfekte olma olasılığı daha yüksektir. Şikâyeti olsun veya olmasın SARS-CoV-2 taşıyan kişiler hastalığı bulaştırabilmektedir.
COVID-19 üç ana yolla bulaşmaktadır:
• Virüs taşıyan bir kişiden yayılan, virüs içeren küçük damlacıkları ve parçacıkları solumak,
• Özellikle öksürük veya hapşırma sonrası oluşan virüs içeren damlacık ve partiküllerin burna
veya ağza doğrudan gelmesi,
• Virüs bulaşmış ellerle gözlere, burna veya ağza dokunmak.

COVID-19’un bulaştırıcılık süresi kesin olarak bilinmemektedir. Şikâyetlerin 1-2 gün önce başlayıp
semptomların kaybolmasıyla sona erdiği düşünülmektedir.

Türk Toraks Derneği tarafından hazırlana kitapçığı okumak ve indirmek için tıklayınız.