Yazar arşivi Prof. Dr. Mustafa SAYGIN

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 İmmün (Konvalesan) Plazma Tedarik Ve Klinik Kullanım Rehberi V5

COVID-19 İmmün (Konvalesan) Plazma Klinik Kullanım Endikasyonları:

 

Hastanın, semptomların başlamasından sonra geçen sürenin 7 günü aşmamış olması ve

 

  • Pnömoni bulgularının olmaması,
  • Yoğun bakım ihtiyacı gelişmeden önce verilmesi,
  • 60 yaş üzerinde olması

veya

18-60 yaş arasında olup ciddi komorbiditelerin (kanser, KOAH, kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon, DM) bulunması veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanması.

 

Çocuklar ve gebelerde, etkinlik ve güvenlik için, immün plazma tedavisi ile ilgili yeterli veri bulunmamaktadır

 

İleri düzey pnömoni ve oksijen ihtiyaci artan ve 5 lt/dk dan oksijen alırken satürasyonu 90 altinda olan hastalarda etkinlik ve güvenlik için yeterli kanıt bulunmamaktadır.

 

Hastalık seyrinde daha sonraki geç dönemlerde ve çoklu organ yetmezliği ile entübe edilmiş kişilerde immun plazma kullanılması; muhtemelen zaten antikor gelişmiş olması ve konak tepkilerine bağlı önemli organ hasarı nedeniyle zarar verebilmektedir.

 

Sitokin fırtınasının ön plana çıktığı semptomlar (tedaviye rağmen devam eden dirençli ateş, devamlı yüksek seyreden ya da artmaya devam eden biyokimyasal parametreler) başladıktan sonra, bu tedavi yönteminin kullanılması önerilmemektedir.

 

COVID-19 Virüs Enfeksiyonuna Yakalanmış ve Sonrasında İyileşmiş Bireylerin Bağışçı Olabilme Kriterleri:

1. COVID-19 enfeksiyonu tanısının, laboratuvar test (nazofarenks sürüntü örneğinden çalışılmış PCR test pozitifliği ya da serolojik olarak SARS-CoV-2 antikorlarına ait test pozitifliği) sonuçlarına göre alınmış olması ve

2. Klinik olarak (öksürük, ateş, nefes darlığı, halsizlik vb.) iyileşmenin üzerinden en az 14 gün geçmiş olması ve

3. Nazofarenks sürüntü örneklerinden çalışılmış en az 2 adet PCR test sonucu negatifliğinin (testlerden birisi son 48 saat içerisinde yapılmış olmalı) olması gerekmektedir.

4. Klinik iyileşmenin üzerinden 28 gün geçti ise PCR test negatifliği şartı aranmaz. Bu kişilerin hastalık dönemine ait tıbbi kayıtları eksiksiz dokümante edilerek izlenebilir olmalıdır.

COVID-19 enfeksiyonu geçirmiş kişilerin, immün plazma bağışçısı olmaları gönüllülük esasına dayanır. Bağışçının, gönüllü COVID-19 immün plazma bağışçısı olabilmesi için “Tam Kan Bağışı” için gereken şartları taşıması gerekir.

 

Plazma tedavisi rehberini okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Koronavirüs Güncel Rehber (23 Ekim 2020)

Son güncelleme ile Neler eklendi!!!

COVID-19 Pnömonisinde Kortikosteroid Kullanımı

Oksijen ihtiyacı gelişen hastalarda 6mg deksametazon veya 0.5-1 mg/kg metilprednizolon tedavisi başlanması önerilir. Bu tedaviye rağmen 24 saat içinde oksijen ihtiyacı artan veya akut faz reaktanları yükselen hastalarda, risk durumları gözününe alınarak, yüksek doz steroid verilebilir.

“COVID-19 pozitif olgularda İmmun Plazma Uygulaması” T.C. Sağlık Bakanlığının ilgili kurullarının izni ile uygulanabilir”
“COVID-19 hastalarına yönelik kök hücre gibi alternatif tedaviler T.C. Sağlık Bakanlığının ilgili kurullarının izni ile denenebilir”

Son rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

COVID-19 Erişkin Hasta Tedavisi

COVID-19 olası vaka tanımına uymayan ve diğer nedenlerle başvurup, sağlık kuruluşlarında değerlendirilen hastalara uygulanacak olan standart protokollerin, Sağlık Bakanlığının önerdiği standart önlemler alınarak rutin şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

Bu hastalara uygulanacak olan tanı ve tedavi girişimleri öncesinde acil servisler başta olmak üzere tüm kliniklerde ve yataklı servislerde, COVID-19 olmadığına dair konsültasyon notu veya toraks bilgisayarlı tomografisi talep edilmesi uygun değildir.

Hem asemptomatik taşıyıcılarda hemde hastalarda PCR testinin negatif olabileceği dikkate alındığında, bir kişinin COVID-19 ile enfekte olmadığının kesin olarak söylenebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hasta olmasa bile herkesin COVID-19 bulaştırıcı olabileceği öngörülmelidir.

Bilim Kurulu’nun Kişisel Koruyucu Ekipman Önerileri ve COVID-19 Acil Anestezi Yönetimi rehberleri doğrultusunda önlük, tıbbi maske, gözlük/yüz koruyucu ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipmanlar standart ve bulaş yoluna yönelik önlemler kurallarına uygun olarak kullanılmalı, endikasyonu olan her türlü tıbbi bakım ve müdahale bu hastalara yapılmalıdır.

Rehberi okumak ve indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve Filyasyon (14 Eylül 2020)

 SAĞLIK ÇALIŞANLARI HARİCİNDE KALAN TEMASLI TAKİBİ

Kesin veya olası COVID-19 enfeksiyonu olan bir kişi ile damlacık enfeksiyonuna yönelik korunma önlemleri alınmadan yakın temas etmiş olan kişiler, son temaslarından sonraki 14 gün boyunca; özellikle ateş ve solunum semptomları açısından telefon ile sorgulanarak izlenmeli, gerekir ise ev ziyareti yapılmalıdır.

Temaslı takibi İl/İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilir ve yürütülür.

Temaslı değerlendirilmesi yapılırken, COVID-19 vakasının PCR testi alınmasından veya semptom başlangıcından önceki 7 günden itibaren temaslıları değerlendirmeye alınır.

Kesin COVID-19 tanısı alan kişilerde, enfeksiyon tablosunun iyileşmesini takip eden 3 ay içerisinde gerçekleşen COVID-19 vakası ile temas durumu, riskli temas olarak değerlendirilmez ve temaslı takibi yapılmaz.
Bu kişilerin 3 ay sonrasında gerçekleşen COVID-19 vakası ile temasları değerlendirmeye alınarak temaslı listelerine dahil edilir.

Bilinen bir immün süpresif hastalık tablosu olan ve ya immünsüpresif ilaç kullanan kişiler bu
kapsamda değerlendirilmez ve süreye bakılmaksızın tüm COVID-19 vakası ile temasları değerlendirmeye alınır.

Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan “COVID-19 Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve Filyasyon ve Hasta Yönetimi” güncellemesini okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve Filyasyon

SAĞLIK ÇALIŞANLARI HARİCİNDE KALAN TEMASLI TAKİBİ

Kesin veya olası COVID-19 enfeksiyonu olan bir kişi ile damlacık enfeksiyonuna yönelik korunma önlemleri alınmadan yakın temas etmiş olan kişiler, son temaslarından sonraki 14 gün boyunca; özellikle ateş ve solunum semptomları açısından telefon ile sorgulanarak izlenmeli, gerekir ise ev ziyareti yapılmalıdır.

Temaslı takibi İl/İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilir ve yürütülür.

Temaslı değerlendirilmesi yapılırken, COVID-19 pozitif hastanın semptom başlangıcından önceki 48 saatten itibaren temaslıları değerlendirmeye alınır.

Virüsün kuluçka döneminde ve semptom başlangıcından önceki dönemde atılım
dinamikleri ile ilgili bilgiler bugün için yeterli değildir.

Ancak uluslararası otoritelerin (Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ve Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Önleme ve Kontrol Önleme Merkezi) önerileri çerçevesinde süre 48 saat olarak belirlenmiştir.

Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan “COVID-19 Temaslı Takibi, Salgın Yönetimi, Evde Hasta İzlemi ve Filyasyon ve Hasta Yönetimi” güncellemesini okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

COVID-19 İmmün Plazma Rehberi (V3)

 

Coronavirus’lar (CoV), soğuk algınlığı gibi basit hastalıkların yanı sıra Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara neden olabilen geniş bir virüs ailesidir.
Yeni Coronavirus (SARS-CoV-2), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık 2019’un sonlarında, akut solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hasta üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, 13 Ocak 2020’de tanımlanmış olan bir virüstür.

SARS- CoV-2 virüsünün etken olduğu bu hastalık, COVID-19 olarak tanımlanmıştır. İnsandan insana bulaşarak Vuhan başta olmak üzere Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine hızla yayılmış olması nedeniyle, 30 Ocak 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durum olarak ilan edilmiştir. Salgın tüm dünya için halk sağlığı tehdidi oluşturmaya devam etmektedir.
Salgının ortaya çıkmasından bu yana COVID-19 enfeksiyonunda ölüm oranı, 2012 MERS-CoV salgınındaki kadar olmamakla beraber, oldukça yüksek seyretmektedir.

Bu durum COVID-19 enfeksiyonunun patogenezinin tüm yönleri ile açıklanamamış olması ve aynı zamanda etkene yönelik antiviral tedavinin henüz geliştirilememiş olması ile ilişkilidir. Güncel tedavi uygulamaları ise sıklıkla destek tedaviler ve ikincil enfeksiyonlar ile komplikasyonları önlemeye yöneliktir.

Bu kapsamda tarihsel deneyim ile desteklenen pasif bağışıklama kavramı tekrar gündeme gelmiştir. İyileşen kişilerden elde edilen plazma, serum veya immünglobulin konsantrelerinin uygulanmasının, COVID-19 enfeksiyonunun önlenmesinde veya tedavisinde etkili olabileceği düşünülmektedir. İmmün plazma kullanımı, 2009-2010 H1N1 influenza virüsü salgını, 2003 SARS-CoV-1 salgını ve 2012 MERS-CoV salgınında başarı ile uygulanmıştır. İmmün plazmaların aktif virüs enfeksiyonu nedeniyle hastanede yatan hastalara terapötik amaçla verilmesi “pasif bağışıklık transferi” olarak tanımlanabilir. Pasif bağışıklık antikorları, hedef organların hasarını azaltabilir ve etkili patojenleri doğ rudan nötralize edebilir.
DSÖ “Kan Mevzuat Düzenleyicileri Sürveyans Ağı” tarafından 28 Ocak 2020 tarihinde yayımlanan Mevcut Durum Bildirgesi’nde, daha önce MERS salgınında uygulandığı gibi, aşı ve/veya etkin anti-viral ilaçlara ulaşılamadığında, immün plazma, serum veya immünglobulin konsantrelerinin SARS-CoV-2 virüsü için de kullanılabileceği belirtilmiştir. Bununla ilgili olarak, yetkili otoritelerin immün plazma veya serumun toplanması için gerekli düzenlemeleri oluşturmaları gerekliliği vurgulanmıştır.
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) 24 Mart 2020 tarihinde “COVID-19 Konvansiyonel Plazma Araştırması – Acil Durum” bildirgesi ile bir tavsiye kararı yayımlamıştır. Bu karar metninde, immün plazmanın 2009-2010 H1N1 influenza virüsü salgını, 2003 SARS-CoV-1 salgını ve 2012 MERS-CoV salgını dahil olmak üzere, diğer solunum yolu enfeksiyonları salgınlarında kullanıldığı hatırlatılarak, COVID-19’a karşı antikor içeren immün plazma kullanımının enfeksiyona karşı etkili olabileceği ifade edilmiştir.
COVID-19 pandemisi ortaya çıktığından beri, bu hastalıktan korunmak ya da hastalığın tedavisinde kullanılmak üzere mevcut farmasötik ajanların denenmesi veya yenilerinin geliştirilmesi, aşı çalışmaları ve immün plazma gibi alternatif tedavi yöntemlerinin kullanılması gibi konularda yapılan bilimsel çalışmaların sayısı her geçen gün artmaktadır. İmmün plazmanın kullanımı ile ilgili kısıtlı sayıdaki çalışmada hastaların bu tedaviden yarar gördüğü bildirilmektedir.
Tüm bu bilimsel dayanaklar göz önüne alındığında; Ulusal ve Uluslararası Kan ve Kan Bileşenleri Mevzuatına ve evrensel standartlara uygun koşullarda toplanan ve saklanan immün (anti-SARS COV-2 antikoru içeren) plazmaların, aktif virüs enfeksiyonu nedeniyle hastanede yatan hastalara terapötik amaçla uygulanması konusunda bilimsel temellerin oluştuğu görülmektedir. Bu kılavuz, ülkemizde de etkisini gösteren COVID-19 pandemisinde ihtiyaç duyulan hastalarda kullanmak üzere, anti-SARS COV-2 antikoru içeren immün plazmanın hazırlanmasına ve klinik kullanımına yönelik olarak hazırlanmıştır.

Rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Küresel Salgında Yeni Normalleşme (Yüksek Öğretim Kurulu)

Yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) Salgını, bütün dünyada diğer alanları olduğu gibi yükseköğretimi de etkilemeye devam etmektedir. Küresel ölçekte yaşanmakta olan bu olağanüstü durum karşısında, Yükseköğretim Kurulu olarak hızla harekete geçtik. Konuya ilişkin oluşturulan kurul ve komisyonlarla salgının başından itibaren süreci yakinen takip ettik, etmeye de devam ediyoruz.
Bilindiği üzere 2019-2020 eğitim öğretim yılı bahar döneminde eğitim ve öğretim süreçlerinin
kesintiye uğramaması ve bu sürecin en az hasarla aşılması için çevrimiçi eğitime geçildi.

Uzaktan eğitimle ilgili bazı mevzuat değişiklikleri yapıldı. YÖK Dersleri (Yükseköğretim
Kurumları Dersleri) adı verilen bir ara yüzle üniversitelerin dijital ders malzemeleri açık erişime
açıldı.

Uygulamalı eğitimler, stajlar, işyerinde mesleki eğitim gibi konularda da salgının seyrine
göre kararlar alınarak üniversitelere iletildi.

Türk Yükseköğretimi bütün alanlarda mümkün
olan önlemleri alıp, dinamik ve çevik yönetim anlayışıyla süreçleri yöneterek hızlı uyum
kabiliyeti olduğunu da ortaya koydu.
Salgının 2020-2021 eğitim ve öğretim döneminde de devam etmesi ihtimaline karşın yeni
düzenlemeler yapılması ihtiyacı doğdu. Bu bağlamda dünya örnekleri de incelendi.

Amerika ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere salgının bulunduğu ülkelerin yükseköğretim otoriteleri ve üniversitelerin aldıkları kararlar değerlendirildi. Sonuç olarak Yeni Normal süreçte uygulamalara yönelik bu kılavuz hazırlandı.

Kılavuzun taslak hali üniversitelerimizle, ilgili bakanlıklarla, kurum ve kuruluşlarla da paylaşılarak görüşleri alındı. Kılavuzda, Uzaktan Öğretim Uygulamaları, Uygulamalı Eğitimler, Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Toplantılar, Kongreler ve Değişim Programları başlıkları altında çerçeve kararlar ve öneriler yer almaktadır. Salgının dinamik bir süreç olduğu göz önünde bulundurulduğunda, üniversitelerin ilgili kurulları tarafından salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programların farklı uygulamaları özelinde planlama yapılması
gerektiği unutulmamalıdır.

Nitekim salgının kontrol altında olduğu bir ilde yapılacak olan bire bir pilotaj eğitimi ile vaka sayısının artma eğiliminde olduğu bir ilde, COVID-19 hastaları takip eden bir klinikte yapılacak olan staj eğitimleri için alınacak önlemler tabii ki farklı olacaktır.
Hatta eğitim ve öğretim yılının farklı aylarında, yine salgının seyrine göre alınan önlemler  çeşitlenecektir.

Ekim ayında uygulamalı eğitimlere devam eden bir program, salgının yerel seyrine göre Kasım ayında çevrimiçi uygulamaya geçmek zorunda kalabilecektir.

2020-2021 eğitim ve öğretim yılına yönelik planlamaların yapılabilmesi için çeşitli konularda çerçeve kararları içeren Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Rehberi oluşturulduğu bildirilmiştir.

Rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Erişkin Hasta Tedavi Rehberi (02 Ağustos 2020)

COVID-19 (SARS-CoV-2 ENFEKSİYONU) ERİŞKİN HASTA TEDAVİSİ

COVID-19 olası vaka tanımına uymayan ve diğer nedenlerle başvurup, sağlık kuruluşlarında değerlendirilen hastalara uygulanacak olan standart protokollerin, Sağlık Bakanlığının önerdiği standart önlemler alınarak rutin şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

Bu hastalara uygulanacak olan tanı ve tedavi girişimleri öncesinde acil servisler başta olmak üzere tüm kliniklerde ve yataklı servislerde, COVID-19 olmadığına dair konsültasyon notu veya toraks bilgisayarlı tomografisi talep edilmesi uygun değildir.

Hem asemptomatik taşıyıcılarda hemde hastalarda PCR testinin negatif olabileceği dikkate alındığında, bir kişinin COVID-19 ile enfekte olmadığının kesin olarak söylenebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hasta olmasa bile herkesin COVID-19 bulaştırıcı olabileceği öngörülmelidir.

Bilim Kurulu’nun Kişisel Koruyucu Ekipman Önerileri ve COVID-19 Acil Anestezi Yönetimi rehberleri doğrultusunda önlük, tıbbi maske, gözlük/yüz koruyucu ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipmanlar standart ve bulaş yoluna yönelik önlemler kurallarına uygun olarak kullanılmalı, endikasyonu olan her türlü tıbbi bakım ve müdahale bu hastalara yapılmalıdır.

Rehberin tamamını okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Erişkin Hasta Tedavi Rehberi (31 Temmuz 2020)

COVID-19 (SARS-CoV-2 ENFEKSİYONU) ERİŞKİN HASTA TEDAVİSİ

COVID-19 olası vaka tanımına uymayan ve diğer nedenlerle başvurup, sağlık kuruluşlarında değerlendirilen hastalara uygulanacak olan standart protokollerin, Sağlık Bakanlığının önerdiği standart önlemler alınarak rutin şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

Bu hastalara uygulanacak olan tanı ve tedavi girişimleri öncesinde acil servisler başta olmak üzere tüm kliniklerde ve yataklı servislerde, COVID-19 olmadığına dair konsültasyon notu veya toraks bilgisayarlı tomografisi talep edilmesi uygun değildir.

Hem asemptomatik taşıyıcılarda hemde hastalarda PCR testinin negatif olabileceği dikkate alındığında, bir kişinin COVID-19 ile enfekte olmadığının kesin olarak söylenebilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hasta olmasa bile herkesin COVID-19 bulaştırıcı olabileceği öngörülmelidir.

Bilim Kurulu’nun Kişisel Koruyucu Ekipman Önerileri ve COVID-19 Acil Anestezi Yönetimi rehberleri doğrultusunda önlük, tıbbi maske, gözlük/yüz koruyucu ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipmanlar standart ve bulaş yoluna yönelik önlemler kurallarına uygun olarak kullanılmalı, endikasyonu olan her türlü tıbbi bakım ve müdahale bu hastalara yapılmalıdır.

Rehberin tamamını okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Seyahat İçin Tavsiyeler!!!

                            Pandemi sürecinde yolculuk araç içinden mola yerine kadar bir dizi önlem gerektiriyor..

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), Covid-19 pandemisi sonrası normalleşme sürecinde karayolu, demiryolu ve deniz yolu kullanımında dikkat edilmesi gerekenler konusunda geniş bir tavsiye listesi hazırladı. Hem araç kullanıcıları hem de yolcuları kapsayan tavsiyeler yolculuğun tüm aşamalarını kapsıyor.

 

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği TÜSAD, bayram için sevdiklerini ziyaret etmeye gidecek vatandaşlar için bir tavsiye listesi hazırladı. Araç kullanıcılarından yolculara, mola yerlerinden yeme-içme alanlarına kadar geniş bir yelpazede sunulan tavsiyeler, koronavirüs salgını ile mücadelede büyük önem taşıyor. TÜSAD Mesleki ve Çevresel Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu’nun hazırladığı dikkat edilecekler listesinde şunlar yer alıyor:

 

ARAÇ İÇERİSİNDE UYULMASI GEREKEN KURALLAR

  • Araç içine Covid-19 ile ilgili uyulması gereken kurallar görünür bir şekilde asılmalı ve aracı kullananlarla yolcuların bu kurallara uyması sağlanmalıdır.
  • Kurallar içerisinde ateş, öksürük, burun akıntısı, solunum sıkıntısı gibi belirtileri ile Covid-19 temaslısı olan ve Covid-19 tanısı alan personel ve yolcuların binmemeleri uyarısı yer almalıdır.
  • Araçlarda giriş kapısının yanına el antiseptiği konulmalıdır.
  • Çalışan personelin Covid-19’un bulaşma yolları ve korunma önlemleri hususunda bilgilenmesi sağlanmalıdır
  • Araçlara biniş, iniş ve yolculuk süresince maske kullanımı sağlanmalıdır.
  • Kulaklık dağıtımı yapılacaksa kişiye özel olmalı ya da yolcular kendilerine ait kulaklıkları getirmelidir
  • Yolculuk süresince ateş, öksürük, burun akıntısı, solunum sıkıntısı belirtileri gelişen çalışanlar diğer personelden ve varsa yolculardan ayrı bir bölümde izolasyona alınmalı ve tıbbi maske takılarak Covid-19 yönünden değerlendirilmek üzere sağlık kurumuna yönlendirilmelidir.

TERMİNALLERDE VE MOLA YERLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

  • Terminaller ve araçlarda Covid-19 ile ilgili önlemlere ait anonslar yapılmalıdır.
  • Terminallerde, metro istasyonlarında, peronlarda yolcular, aralarında sosyal mesafe kurallarına dikkat ederek (en az 1 metre aralıklarla) düzenli sıra oluşturmalıdır. Kalabalık oluşturmamaya özen gösterilmelidir.
  • Yolcular, araca sıra ile sosyal mesafe kurallarına (en az 1 metre) uyarak binmelidir ve araç içerisinde sosyal mesafe kurallarına uymaya özen göstermelidir.
  • Yolcular seyahat boyunca kuralına uygun maske takmalı, maske nemlendikçe ya da kirlendikçe değiştirilmeli, değiştirilmesi öncesinde ve sonrasında el antiseptiği kullanılmalıdır.
  • Yolcular araca bindiklerinde alkol bazlı el antiseptiği veya en az yüzde 70’lik alkol içeren kolonya kullanmalıdır. Çalışanlar ile temasın minimum olmasına özen gösterilmelidir.

YEME-İÇME KONULARINDA ÖNEMLİ UYARILAR

  • Kısa süreli (2 saat) seyahatlerde su dışında bir şey yeme-içme yapılmamalıdır.
  • Uzun seyahatlerde (2 saatin üzerinde) ambalajlı kumanya şeklinde yiyecek, içecek servisi yapılabilir. Su/çay/kahve içilirken, maske çıkarılacağı için mesafe en az 1 metre olacak şekilde (tercihen 2 metre) oturma ve/veya yeme-içme düzenlemesi yapılmalıdır.
  • Yeme-içme öncesi ve sonrası kişisel hijyen kurallarının uygulanmasına imkan veren düzenlemeler yapılmalıdır
  • Baharat, kürdan, tuz, kaşık, çatal, bıçak, bardak vb. malzemelerin tek kullanımlık olacak şekilde sunulması sağlanmalıdır. İkramların dağıtımı sırasında kişisel hijyen kurallarına uyulmalı ve maske takılmalıdır.
  • Yolcular birbirine yiyecek içecek ikramı yapmamalıdır.     

 

Kurban Bayramı içinde TÜSAD tarafından hazırlanan rehberi okumak için tıklayınız.