Günlük arşiv 3 Ekim 2021

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Grip Sezonu ve Alınması Gereken Önlemler

Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu

COVID-19 Pandemisi Sürerken Yaklaşan Grip Sezonu ve Alınması Gereken Önlemler

Her yıl görülen grip salgını  geçen yıl neden yaşanmadı?

Grip virüsü yüz yılı aşkın süredir insanda hastalığa neden olmaktadır. Dünyada her yıl grip sezonunda 3-5 milyon kişinin gribe yakalandığı ve yaklaşık 500.000 kadar kişinin grip nedeniyle yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Dünyada ve ülkemizde 2020 sonbahar kış aylarında grip (Influenza) vakalarına ender olarak rastlandı. Bunda en önemli nedeni COVID-19 pandemisi nedeniyle dünyada hareketliliğin durması, okul ve iş yerlerinin kapalı olması, kapanmalar, bireyler arası temasın azalması ve bireysel olarak maske kullanımının artması nedeniyle grip salgını gelişmedi.

Pandemi halen sürdüğüne göre, bu yıl da grip salgını beklenmiyor diyebilir miyiz?

Hayır bunu söyleyemeyiz. Bu yıl pandemi sürmesine rağmen dünyada ve ülkemizde COVID-19 aşılamasının yaygınlaşması sonucu özellikle yaz başında dünyada hareketliliğin yeniden başlaması, okullar ve iş yerlerinin açılması ile bireysel korunma önlemleri (maske, mesafe, hijyen) gevşedi.  Kısıtlamaların ortadan kalkması ve gelecek aylarda havaların soğuması nedeniyle kapalı ortamlarda zorunlu toplanmalar artacağından grip salgını da yüksek olasılıkla beklenmektedir.

Grip toplumun hangi gruplarında risk oluşturur?

  • Yaş: 5 yaş altı (özellikle 6 ay-2 yaş arası) çocuklar ve 65 yaş üzeri erişkinler (Bazı kaynaklar 50 yaş üzerini riskli kabul etmektedir).
  • Gebeler: Gebeliğin son üç ayı Ekim-Mayıs arasında geçecek olanlar en risklidir.
  • Bağışıklığı baskılanmış kişiler: HIV, malign hastalıklar, ilaçlar…
  • Altta yatan kronik hastalıkları olanlar:
    • Akkciğer hastalıkları (KOAH, astım, bronşiektazi, akciğer fibrozisi vb)
    • Kalp hastalıkları
    • Böbrek hastalıkları
    • Karaciğer hastalıkları
    • Nörolojik (sinir sistemi )hastalıkları
    • Hematolojik (kan) hastalıkları
    • Metabolik hastalığı olanlar (Diyabet vb)
  • Morbid obez kişiler (Vücut kitle indeksi > 40)
  • 18 yaş altında olup sürekli aspirin kullanmak zorunda olanlar (Reye Sendromu riski nedeniyle)
  • Kendileri influenzanın ağır seyretme riski taşımasalar da yukarıdaki risk grupları ile yakın temasta olan kişiler (ev halkı, bakım verenler)
  • Sağlık çalışanları.

Yukarıda sayılan risk gruplarında grip enfeksiyonuna yatkınlık artar ve hastalığın kliniği daha ağır seyredebilir. Zatürre, solunum yetmezliği, nörolojik ve kalple ilgili komlikasyonlar gelişerek, ölüme neden olabilmektedir.

Grip bulguları nelerdir? Nasıl bulaşır?

Ani başlangıçlı ateş öyküsü, öksürük ve/veya boğaz ağrısı en tipik bulgularıdır. Kas ağrısı, kırgınlık ve baş ağrısı, solunum sıkıntısı da eşlik edebilir. Bu bulgular COVID-19 ve diğer viral solunum yolu enfeksiyonlarına benzerdir. Grip virüsü en sık öksürme, hapşurma ile ortama saçılan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşır. Hastalık çocuklarda (okul öncesi ve okul çağı) daha hızlı yayılır. Bu nedenle okulların açık olduğu dönemde hastalığın toplumda yayılma hızı da  artmaktadır.  Bu nedenle okulların açılması ile önümüzdeki dönemde grip enfeksiyonunun toplumda yayılım hızında artış beklenmektedir.

Grip bulaştırıcılık süresi ne kadardır?

Belirtiler başlamadan 24 saat önce bulaştırıcılık başlar, soraki 5-7 gün bulaştırıcılık devam eder. Genellikle grip kliniği 1-2 hafta içinde tamamen düzelmektedir. Grip sonucunda özellikle risk gruplarında zatürre gelişebilir,  solunum yetmezliği, kalp ve diğer organ komplikasyonları sonucu ölüm gelişebilir.

Bulgular karıştığına göre COVID-19 ile grip enfeksiyonunu nasıl ayırd edebiliriz?

Grip sezonu boyunca tanı amaçlı uygulanan sürüntü örneklerinde yapılan PCR testlerinin eşzamanlı olarak COVID-19 ve Grip (Influenza A ve B) virüslerini inceleyebilen özellikte olması (Influenza SARS-CoV-2 (Flu SC2) Multiplex RT-PCR) ayırıcı tanıda önemli rol oynayacaktır.

Grip enfeksiyonuna etkili ilaç var mı?

COVID-19 dan farklı olarak, grip hastalığına özellikle erken dönemde etkili olan antiviral ilaçlar vardır. Ülkemizde bu ilaçlara erişim mümkündür.

Grip için koruyucu önlem var mıdır?

Grip hastalığını ve gelişebilecek olumsuz sonuçlarını önlemenin en önemli yolu grip aşısı olmaktır. Grip aşılarına dair  ciddi yan etki  görülmemektedir. Aşılar bizi gripden ve grip sonucu gelişebilecek ağır komplikasyonlar ve ölümden koruyucu özelliktedir.  Başta risk grupları olmak üzere toplumun hızla aşılanması özellikle Kasım ayından sonra toplumda hızla artışı beklenen grip hastalığına karşı hem bireyleri hem de hastalığın toplumda yayılımını önleyecektir.

Grip aşısı ülkemizde var mı? Aşıya nasıl erişebilirz?

Ülkemizde Vaxigrip Tetra ve Influvac Tetra olmak üzere iki farklı grip aşısı mevcuttur. Her iki aşı da eşit düzeyde grip enfeksiyonundan korumaktadır. Vaxigrip Tetra aşısı SGK tarafından risk gruplarında geri ödeme kapsamındadır. Influvac Tetra ise ücret karşılığı eczanelerden temin edilebilmektedir.

Ancak ülkemizdeki risk grupları nüfusun yaklaşık 40-50 milyonunu oluşturması nedeniyle aşı tedarikinin yeterli düzeyde sağlanması önem taşımaktadır.

Grip aşısı ve COVID-19 aşıları birlikte uygulanabilir mi?

Olanak varsa iki aşı arasında 14 gün ara verilmesi uygundur. Anacak iki aşının aynı vizitte uygulanmasında sakınca bildirilmemiştir.

Kasım ayının ikinci yarısında başlaması beklenen grip sezonunu öncesi risk grupları başta olmak üzere toplumun aşılanması sonucunda grip ilişkili sağlık sorunlarını azaltmamız ve toplumu korumamız  mümkün olabilecektir.

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Okullarda Alınması Gereken Önlemler

COVID-19 pandemisi çocukların eğitimlerinde dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de büyük aksaklıklar yaşanmasına neden oldu. Yüzyüze yapılan eğitimler büyük ölçüde sonlandırıldı ve uzaktan eğitime geçildi. Bu durum eğitimde fırsat eşitsizliğinin artmasına ve uzaktan eğitimin doğasından kaynaklanan nedenlerle çocuklarda önemli ölçüde öğrenim açığı olmasına neden olmuştur. Örgün eğitimin devam etmesi sadece öğrencilerin akademik başarıları için değil bir bütün olarak fiziksel, ruhsal, sosyal yönden çocuğu desteklemede kritik bir rol oynamaktadır.

COVID-19 enfeksiyonu her yaştan çocuk ve gençlerde görülmektedir. Hastalık kliniği kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte, bazı kişilerde hiçbir belirti izlenmezken, bazılarında ise yoğun bakım ünitesinde yatışını gerektirecek kadar ciddi seyirli olabilmektedir. Ancak şu anki bilgilerimiz COVID-19 vakalarının çocuklarda ve bebeklerde erişkinlere kıyasla daha hafif klinik bulgularla seyrettiğini göstermektedir.

Hastalığın çocuklardaki etkisi göz önüne alındığında okulların güvenli biçimde açık kalmasını sağlamak için bütün gerekli çabaların gösterilmesi gerekmektedir. Çocuklarımızın güvenli bir şekilde eğitim almaya devam etmesi ve eğitimlerinin tekrar artabilecek vaka sayılarına bağlı duraksamaması için okullarda alınacak önlemleri uygulamak konusunda tüm bireylere büyük sorumluluklar düşmektedir.

ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

AŞILAMA

Okulda çalışan ve öğrenciler ile temasta olan öğretmen, temizlik görevlisi, servis şoförleri başta olmak üzere tüm personel, veliler ve aşıları tanımlanmış olan 12 yaş üzerindeki tüm çocuklar aşı yapılması konusunda teşvik edilmelidir.

MASKE

COVID-19 enfeksiyonu damlacık yolu ile bulaşması nedeniyle tüm öğrenciler, öğretmenler ve okul personeli ağzı ve burnu içine alacak şekilde doğru bir şekilde yüz maskesi takmalıdır.
Doğru maske kullanımı özellikle kapalı ortamlarda ve fiziksel mesafenin sağlanmasında zorluklar olduğunda bulaşıcılığın engellenmesinde önemlidir.

FİZİKSEL MESAFE ve TEMAS

Okul içerisinde maske kullanımı ile birlikte 1,5 metrelik mesafenin korunması gerekmektedir.
Okul girişlerinde, çıkışlarında ve teneffüs aralarında öğrenci ve öğretmenler fiziki mesafelere uymalıdır, öğrenci nüfusu yoğun olan okullarda, giriş ve çıkış saatleri ve teneffüs saatleri kademeli olarak daha az öğrencinin temas edeceği şekilde düzenlenmelidir.
Öğrenciler gün içinde aynı sınıf içerisinde ve kendisi için belirlenmiş olan sırada ders görmeli, yer değişikliği yapılmasından kaçınılmalıdır.
Müzik dersinde şarkı söyleme ve koro çalışmaları açık havada yapılmalıdır. Dış ortamda yapılması mümkün olmadığında ise yapılmamalıdır.
Öğrenciler arasında ortak malzeme kullanımı ve eşya değişimi yapılmamalıdır.
TARAMA TESTİ

Haftalık aralıklarla öğrenci ve tüm çalışanlara tarama testleri yapılması bulaştırıcılık riski olan enfekte kişilere erken tanı konulmasını sağlayan testlerdir. Tarama testleri ile bulaştırıcılık riski olan bireylerin belirlenerek izole edilmesi ile enfeksiyonun yayılması önlenir.
HAVALANDIRMA

Ortamın havalandırılması, havadaki virus parçacıklarının sayısını azaltabilecek en önemli COVID-19 enfeksiyonunu önleme stratejisidir.
Penceresi ve yeterli havalandırması olmayan derslikler kullanılmamalıdır.
Hava akımı için pencereler ve ek olarak mümkünse sınıf kapısı açık olacak şekilde ders yapılmalıdır. Soğuk havalarda ise sınıf kapısı açık kalmalı ve pencereler 15 dakika aralıklar ile tam açılarak havalandırma sağlanmalıdır.

EL YIKAMA ve SOLUNUM ÖNLEMLERİ

El yıkama, enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yöntemlerinden biridir. Okuldaki tüm personel ve öğrencilere sık sık el yıkama hatırlatılmalı ve küçük çocuklara bu konuda yardımcı olunmalıdır.
El yıkama işlemi mümkün değilse en az % 60 alkol içeren el dezenfektanı kullanılmalıdır.
Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun mendille kapatılmalıdır. Kullanılmış mendiller çöpe atılmalıdır.

YEMEKHANEDE UYULACAK KURALLAR

Mümkün ise öğle yemeği açık havada yenmelidir, değil ise yemekhaneler iyi havalandırılmalıdır.
Personel yemek hazırlarken ve servis ederken maskelerini sürekli takmalıdır.
Yemekhaneye giriş çıkışta öğrenciler fiziksel mesafeye dikkat ederek sıra oluşturmalı ve maske kullanmalıdır.
Maske yemeğe başlanmadan hemen önce çıkarılmalı, öğle yemek süresi maksimum 20 dakika tutulmalı, yemek sırasında konuşulmamalıdır.

OKUL SERVİSLERİ

Serviste bulunan herkes maske takmalıdır. İhtiyaç oldukça yenilemek için yedek maske bulundurulmalıdır.
Öğrenci sayısına göre öğrenciler arasında uygun mesafe olacak şekilde sürekli aynı yerde oturulmalıdır.
Hava koşullarına göre pencere kısmen ya da tamamen açık olarak seyahat edilmelidir.

HASTA İKEN EVDE KALMAK

Öğrenci aileleri, öğretmenler ve okul personellerinin COVID-19 hastalığı ve semptomları ile ilgili olarak bilgilendirilmesi ve ne zaman evde kalmaları ve izole olmaları gerektiği eğitimi verilmelidir.
Bu eğitim doğrultusunda tüm öğrenciler ve okul personeli her gün okula gitmeden önce kendilerine hastalıkla ilgili belirti var mı diye tarama yapmalıdır. Semptom ve bulguları olan öğrenciler, öğretmenler ve okul personelleri aşı durumuna bakmaksızın evde kalmalı, test yapılması ve muayene için sağlık kuruluşlarına yönlendirilmelidir.

ZİYARETÇİ

Okul binalarına zorunlu haller dışında hiçbir ziyaretçi alınmamalıdır.

KAYNAKLAR

1.TTD Basın bildirisi:https://toraks.org.tr/site/news/10501

2.CDC okul raporu:https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/community/schools-childcare/k-12-guidance.html

3.https://www.ontario.ca/document/covid-19-health-safety-and-operational-guidance-schools-2021-2022

4.https://www.aap.org/en/pages/2019-novel-coronavirus-covid-19-infections/clinical-guidance/covid-19-planning-considerations-return-to-in-person-education-in-schools/