Yazar arşivi rahimerana

ilerahimerana

Hangi Omega-3 Desteğini Tercih Etmeliyiz?

Tercih edeceğimiz omega-3 besin destekleri aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır.

  • International Fish Oil Standart (IFOS) – 5 yıldız sertifikası olanı tercih etmeliyiz. (IFOS ürüne Konsantrasyon, PCB (poliklorinebifeniller) ve Dioksin Seviyesi, Oksidasyon Seviyesi, Ağır Metal ve Cıva Seviyesi ve son olarak diğer 4 kriterden onay aldığında  5 yıldız vermektedir.) Bu sertifika hem kimyasal atık, ağır metal ve civadan korunmamızı hem içeriği kaliteli omega 3 almamızı sağlayacaktır
  • Trigliserit formunda olması emilimini arttıran en önemli özelliktir ve bu yüzden Trigliserit formu tercih edilmelidir. Malesef bu form ağıza balık tadı gelmesine ve reflüye yol açabilmektedir. Bu sorunu engelleyen ilki midede ikincisi bağırsaklarda çözünenerek maksimum emilimi de sağlayan ‘çift kapsül teknolojisine’ sahip omega 3 tercih edilmelidir.
  • Omega-3 hava ile temas ettiğinde kolay okside olur. Parmaklarınızla sıkıştırdığınızda yumuşak olan kapsüller çabuk hava alır. E vitamini özellikle tokotrionel formu çok güçlü bir antioksidandır. Tokotrionel ilaveli omega-3 tercih edilmelidir.
  • EPA+ DHA miktarı yüksek olan omega-3 tecih etmeliyiz. Kullanacağımız yaş grubuna EPA ve DHA oranına dikkat edilmelidir.. EPA kalp damar sağlığını korurken, DHA beyin ve retinayı güçlendirir.  Bu yüzden çocuklar ve gebelerde DHA oranının yüksek olmasına, yetişkinlerde ise EPA oranının yüksek olmasına özen göstermeliyiz.
  • Domuz ya da sığır jelatini içeren kapsüller yerine balık kıkırdağından elde edilmiş kapsül içine konulmuş helal sertifikası olan omega-3 tercih edilmelidir.

Dyt. Rahime Rana SAYGIN

ilerahimerana

Almak Zorundayız; Ama Nasıl ve Nereden?

Omega-3 Nasıl ve Nereden?

Yetişkin bir insanın günlük Omega-3 gereksinimi 1-1,5 gr’dır.

Alfa-Linolenik asit;  Eikozapentaenoik asite  (EPA)  daha sonra ise Docosahexaenoic asite  (DHA) dönüşür.

Alfa-Linolenik asidin kaynakları; ceviz, kolza, keten tohumu yağı, kanola yağı, kuş üzümü yağı ve yeşil yapraklardır.

Bitkisel olan bu  kaynaklardan alınan Alfa-Linolenik asitin  %15’i EPA’ % 5’i DHA’ya dönüşebilmektedir.

EPA ve DHA’nın başlıca kaynakları ise su ürünleridir. Bu nedenle bitkisel kaynaklar DHA ve EPA içeren su ürünleri  kadar iyi omega-3  kaynağı değillerdir.

Somon balığı, orkinos (ton) balığı, uskumru, sardalya, hamsi gibi soğuk sularda yaşayan yağlı balıklar omega-3 den zengin olduğu için tavsiye edilir.

Peki yeteri kadar bunlardan tüketirsek günlük ihtiyacımızı karşılayabilir miyiz?

Organik tohum kullanılmaması, yapay tarım ve artan çevre kirliliği bitkisel kaynaklı gıdaların; kapalı mekan, yapay ışık, suni yem hayvansal kaynaklı gıdaların besin değerlerinde ciddi düşüşlere sebep olmuştur.

Gıdaları doğal ortamında yetişmiş olarak bulup tüketmek oldukça zor hale gelmiştir.

Denizlerdeki kirlilik nedeniyle özellikle soğuk sularda yaşayan balıklarda ağır metal birikimi fazladır. Besinlerden yeteri kadar omega-3 gereksinimimizi karşılamamız mümkün değildir.

Omega-3 desteği kullanmanın gerekliliği kaçınılmazdır.

Dyt. Rahime Rana SAYGIN

ilerahimerana

Almak Zorundayız

ESANSİYEL YAĞ ASİDİ NE DEMEKTİR

Vücudumuzda sentezlenemedikleri için dışardan alınması zorunlu olan yağ asitlerine  “esansiyel yağ asitleri”  denir.

Bunlar omega-6 yağ asidi türevi olan linoleik asit (LA) ve bir omega-3 yağ asidi türevi olan alfa-linolenik asit (ALA) dir.

Esansiyel yağ asitleri vitamin benzeri maddelerdendir  ve F vitamini olarak da adlandırılır.

Bu iki yağ asidinden daha uzun zincirli yağ asitleri sentezlenebilmektedir. Bu sentez sınırlı olduğundan  γ-linolenik asit,  araşidonik asit (AA) , eikozapentaenoik asit  (EPA)ile dokozahekzaenoik asit  (DHA)   “şartlı esansiyel yağ asidi” olarak nitelendirilmektedir .

OMEGA 6 /OMEGA 3 ORANININ ÖNEMİ NEDİR?

Omega 3 ve omega 6 yağ asitleri farklı grup eikozanoidlerin  ana malzemesidir. Bu  eikozanoidlerin birbirlerine zıt fonksiyonları vardır.

Aynı enzimlere gerek duymaları sebebiyle omega-3 ve omega-6 yağ asitleri arasında rekabet vardır.

Birinin aşırılığı diğerinin metabolizmasına müdahale etmektedir.

Dolayısıyla omega 3 ve omega 6 vücuda belirli bir denge içinde alınmalıdır. İdeal beslenmede omega6/ omega 3 oranı 5:1 ile 10:1 arasında olmalıdır.

Günümüzdeki diyetlerde yaklaşık olarak n-6 yağ asitleri, n-3 yağ asitlerinden 15- 20 kez daha fazla bulunmaktadır.

Bu oranın bozulması; Kalp hastalığı, Hipertansiyon, Diyabet, Obezite, Alzheimer, Romatoid Artirit, Kronik Akciğer Hastalıkları, Depresyon, Kanser, Öğrenme güçlüğü gibi hastalıkların artışıyla ilişkilidir.

Dyt. Rahime Rana SAYGIN