Yazar arşivi Prof. Dr. Mustafa SAYGIN

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Karantina Günlerinde Uyku

Karantina ve Uyku

Uykunun yemek ve su kadar temel bir ihtiyaç olduğunu yazılarımda belirtmiştim.

Covid-19 neden ile evlerimizden çıkamadığımız bu günlerde tüm TV kanalları ve internette oldukça vakit geçirebileceğiniz programlar bulunmakta.

Zaten sloganımız Hayat Eve Sığar!!!

Tabi ki hayat eve sığar, ama biz rutin yaptıklarımızın dışına çıktığımızdan tüm zamanı evde planlamamız gerektiğinden sanırım çok ta başarılı olamıyoruz.

Bu yüzden normal hayatınızda yaptığınız şekliyle yaşamaya devam etmemiz gerekiyor. Ta ki normalleşince tekrar uyum sorunu yaşamayalım.

Bu tabi bir yönü,  esas önemli olan geç saatlere kadar sosyal medya, TV ve internet gibi ortamlarda vakit geçirerek uyku saatimizi kaydırmak. Sanırım herkeste şu an ortak sorun bu.

Uyku saatinin gecikmesi tekrar ettikçe faz kayması dediğimiz sirkadiyen ritim bozukluğuna neden olacaktır.

Bu durumda da geç yatıp geç kalkmak şeklinde ortaya çıkarak maalesef bağışıklığımızın zayıflamasına neden olacaktır.

Covid-19 gibi daha henüz net bir tedavi yöntemi belirlenememiş olan ve aşı çalışmaları devam eden bir hastalıkla yüz yüze geldiğimiz bu günlerde sanırım en son yapmamız gereken şeylerden bir tanesi de budur.

Zaten yapılan aşı çalışmalarının amacıda var olan bağışıklık sistemine bu virüsü tanıtıp, karşılaştığımızda bizi hasta etmesini engellemek.

İşte burada kritik nokta uyku-bağışıklık sistemi ilişkisi ve bu ilişki eş zamanlı ve birbirini destekleyen süreçler.

Bu yüzden yapmamız gerek şey uyku hijyenine dikkat etmek ve hayatımızda uygulamak.

Uyku hijyeni;

  • Düzenli aerobik egzersiz
  • Akşam yemeğinin ağır ve geç saatte olmaması
  • Özellikle akşamları kafein ve alkol alınmaması
  • Çevre (oda) şartları
  • Sabah uyanınca yataktan oyalanmadan kalkma
  • Gündüz uyumama
  • Sabah hep aynı saatte kalkma
  • Uyumak için çabalamama (uyku kaçmışsa 15-20 dk içinde yataktan çıkma)
  • Yataktan önce rahatlatıcı bir rutin geliştirin (Dinlendirici müzik, ılık duş, ılık süt, 1 kase yoğurt)
  • Yatağınızda oturarak beklemeyin.
  • Yatağınızın yanında bulunan ve gözünüze takılan saatinizi göremeyeceğiniz bir yere kaldırın.
  • Bilgisayar, tablet, akıllı telefon gibi aşırı ışık veren aletlerin uykudan önceki kullanımlarını sınırlandırın. Bu durum; özellikle de sosyal medya kanallarında aşırı zaman tüketen ve uykusuzluktan yakınan bireylerin uykusuz kalmalarının sebeplerinden birisidir.
  • Eğer uyuyamıyorsanız (en fazla 30 dakika), yataktan kalkın ve rahatlatıcı birkaç aktivite yapın (Gevşem egzersizleri olabilir).
  • Kitap okuyun veya rahatsız bir sandalyede oturup televizyondaki en sıkıcı programı izleyin veya öğrenciyseniz sevmediğiniz derse çalışın; bu durum beyninize, yatağın uyanık kalınan ya da endişe duyulan yer değil uyunması gereken yer olduğu bilincini yerleştirecektir ve uykunuzun gelmesine sebep olacaktır, uykunuz geldiği anda da tekrar yatağınıza dönün.
  • Yatmadan önce omega-3 yağ asidi (balık yağı) kullanılması

Buradaki kuralları, çevresel şartlar ve sosyoekonomik duruma göre kendiniz için uygun hale getirebilirsiniz.

Hatta kendiniz için bir rutin geliştirip uykuya hazırlık dönemi yapabilirsiniz. Önemli olan bu dönemde mümkün olduğu kadar uyaranlardan uzak durmak gerekmekte.

Bu şekilde uykuya hızlı bir geçiş sağlayabilirsiniz. Uyku latansı dediğimiz uykuya dalma süresi 30 dakikayı geçmemelidir. Geçtiği zaman da yataktan çıkıp yukarıdaki uyku hijyeni kurallarını gözden geçirmemiz lazım.

Sağlıklı uyku dileklerimle…

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Testlerinin Tanısal Değeri

Covid-19 Laboratuvar Testleri

Yeni koronavirüs SARS-CoV-2 yeni ortaya çıkan bir virüstür. Enfekte hastada antikor yanıtı büyük ölçüde bilinmemektedir ve antikor testinin klinik değerleri tam olarak kanıtlanmamıştır.

SARS-CoV-2 enfeksiyonu olan toplam 173 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaneye yatış sırasında toplanan seri plazma örnekleri (n = 535), SARS-CoV-2’ye karşı toplam antikorlar (Ab), IgM ve IgG açısından test edildi. Antikorların hastalık ilerlemesi ile dinamikleri analiz edildi.

173 hastadan Ab, IgM ve IgG serokonversiyon oranı sırasıyla% 93.1,% 82.7 ve% 64.7 idi. 12 hastada negatif antikor bulgularının nedeni, hastalığın sonraki aşamasında kan örneklerinin eksikliğinden kaynaklanabilir. Ab, IgM ve daha sonra IgG için medyan serokonversiyon süresi ayrı olarak gün-11, gün-12 ve gün-14 idi.

Antikorların varlığı, başlangıcından itibaren 1 hafta içinde hastalar arasında <% 40 idi ve başlangıçtan sonraki 15. günden bu yana hızla % 100.0 (Ab), % 94.3 (IgM) ve % 79.8’e (IgG) yükseldi.

Buna karşılık, RNA saptanabilirliği, 7. günden önce toplanan numunelerde% 66.7’den (58/87) 15-39. Gün boyunca% 45.5’e (25/55) düştü.

RNA ve antikor bulgularının birleştirilmesi, başlangıçtan beri 1 haftalık erken evrede bile (p = 0.007) COVID-19 için patojenik tanı duyarlılığını önemli ölçüde geliştirdi (p <0.001). Ayrıca, daha yüksek bir Ab titresi bağımsız olarak daha kötü bir klinik sınıflandırma ile ilişkilendirilmiştir (p = 0.006).

  Semptomlar Başladıktan Sonra Tanı Testleri Duyarlılığı
  Semptom başladıktan günler sonra
SARS CoV-2 Testleri 1-7 8-14 15-39
RT-PCR ile RNA düzeyi % 67 % 54 % 45
Total Antikor % 38 % 90 % 100
Immünglobulin M % 29 % 73 % 94
Immünglobulin G % 19 % 54 %80

 

Makalenin orjinal halini okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Coronavirus (COVID-19) Güncel Rehber (14 Nisan 2020)

Coronavirus (COVID-19)

Coronavirus’lar (CoV), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir.

Coronavirus’lar zoonotik olup hayvanlardan bulaşarak insanlarda hastalık yapabilir. Coronavirus’ların insanlarda dolaşımda olan alt tipleri (HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63 ve HKU1-CoV) çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir.

SARS-CoV, 21. yüzyılın ilk uluslararası sağlık acil durumu olarak 2003 yılında, daha önceden bilinmeyen bir virüs halinde ortaya çıkmış olup yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Yaklaşık 10 yıl sonra Coronavirus ailesinden, daha önce insan ya da hayvanlarda varlığı gösterilmemiş olan MERS-CoV (Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus) Eylül 2012’de ilk defa insanlarda Suudi Arabistan’da tanımlanmış; ancak daha sonra aslında ilk vakaların Nisan 2012’de Ürdün Zarqa’daki bir hastanede görüldüğü ortaya çıkmıştır. SARS Coronavirus’u ile uzaktan bağlantılı olmasına rağmen, yaşanmış olan SARS tecrübesinden ötürü endişe oluşturmuştur.
31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir Coronavirus (2019-nCoV) olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiş, virüs SARS CoV’e yakın benzerliğinden dolayı SARS-CoV-2 olarak isimlendirilmiştir.

Bu rehber, COVID-19, etkeni, bulaşma yolları, vaka tanımları ve tanı yöntemleri hakkında bilgi vermek; COVID-19 vakası veya temaslısı ile karşılaşıldığında izlenmesi gereken strateji ve uygulama şekilleri hakkında yol göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu doküman ağırlıklı olarak DSÖ önerileri doğrultusunda oluşturulmuştur. COVID-19’a yönelik olarak hazırlanmış olan “COVID-19 (2019-nCoV Hastalığı) Rehberi” güncel DSÖ önerileri ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda güncellenmektedir. Güncellenen rehber dokümanı ve rehber sunumları, afiş, broşürler ile sık sorulan sorular ve cevapları Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü web sayfasında (www.hsgm.saglik.gov.tr) düzenli olarak yayımlanmaktadır.

SON GÜNCELLEME ILE NELER DEĞIŞTI?
» Numune Alınması
» Temaslı takibi
» Ambulansla hasta nakli
» Evde hasta izlemi
» Belirlenen COVID-19 polikliniğinde erişkin hasta yönetimi
» COVID-19 erişkin hasta tedavisi
» COVID-19 hastalarında destek tedavisi
» COVID-19 çocuk hasta yönetimi ve tedavisi
» Temasi olan sağlik çalışanlarının değerlendirilmesi
» Morg ve defin hizmetler

 

CORONAVİRÜS (COVID-19) GÜNCEL REHBERİNİ (14.04.2020) BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Pandemi Değerlendirmesi

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) tarafından hazırlanan 28. günde Pandemi değerlendirme kitabında

“Türkiye’de Pandeminin İlk 14 Gün Değerlendirmesi” raporunun devamı niteliğinde ve kapsamı bir öncekine göre genişletilmiş olan bu çalışma ile; ülkemizde ilk COVID-19 olgusunun görülmesinden (10 Mart 2020) sonra geçen 28 gün içindeki pandemi sürecini değerlendirmek, sürecin yöneticileri için eleştirel okuma ve tartışma zemini oluşturmak, bilim ve toplumsal hafıza için kayıt üretmek amaçlanmıştır.

Bu çalışmada, kabul gören 14 günlük kuluçka süresi temel alınarak ülkemizdeki hazırlıklılık ve yanıt iki kuluçka süresince (28 gün) değerlendirilmiştir.

Sağlık Bakanlığı kamuoyu paylaşımları, DSÖ durum raporları, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) ile diğer açık kaynaklı veriler ve medya haberleri gözönüne alınarak ülkemizdeki salgın yönetim süreci DSÖ Hazırlıklılık ve Yanıt Kılavuzu’na göre değerlendirilmiştir.

Hazırlanan kitapçığı indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Psikiyatrik Destek hattı

Sağlık Çalışanları İçin Destek Hattı

Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), COVID-19 salgınıyla birlikte yaşanan zorlu süreç dolayısıyla, sağlık çalışanları için destek hattı oluşturdu.

Sağlık çalışanlarının gerek duydukları kişisel koruyucu donanımın sağlanması ve bedensel iyilik hallerinin sürdürülmesi kadar, yaşadıkları ruhsal zorluklarla ilgili olarak da desteklenmesi gerektiğinden hareket eden TPD’nin, tüm sağlık çalışanlarına yönelik olarak oluşturduğu ruhsal destek hattına 0850 532 66 76 numaralı telefondan, 7/24 ulaşılabilecek.

TPD’nin konuyla ilişkin duyurusuna https://psikiyatri.org.tr/2174/turkiye-psikiyatri-dernegi-saglik-calisanlarina-destek-hatti-acildi linkinden ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı günler dileklerimle…

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 İlk Otopsi Sonuçları

Covid-19’da Akciğer ve Kardiyak Patoloji: New Orleans’dan İlk Otopsi Serisi

SARS-CoV-2, Amerika Birleşik Devletleri’nde hızla yayılmıştır ve ciddi morbidite ve mortaliteye neden olmakla birlikte, ciddi hastalık vakalarının histopatolojik temeli henüz ayrıntılı olarak incelenmemiştir.

Geçen yüzyıl boyunca, otopsi çok sayıda hastalık sürecini anlamamıza önemli katkıda bulunmuştur, ancak çeşitli nedenlerden ötürü, SARS CoV-2 ile ilgili ölümleri takiben otopsi raporları şimdiye kadar dünya çapında sınırlı kalmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk otopsi serisindeki ilgili kardiyopulmoner bulguları rapor edilmekte, ölüm nedeni SARS-CoV-2 enfeksiyonu.

Bu vakalar, bu hastalarda ciddi hastalığa ve dekompansasyona potansiyel olarak katkıda bulunan anahtar patolojik durumları tanımlar.

Akciğer ve Kalpte Kaba İnceleme

Otopsi sırasında akciğerlerin kaba incelemesi trakeaların normal kalibreli ve hafif eritemli olduğunu ortaya koydu.

Tüm akciğerler ağırdı, sol 680g ila 1030g arasında değişiyordu, normal (583 +/- 216); sağ 800 g ila 1050 g arasında, normal (663 +/- 239).

Sağ tarafta önceden parsiyel lobektomisi olan bir kişi dışında, olağan loblar ve çatlaklar vardı.

Akciğerlerin her birinin hilumundaki pulmoner arterlerde tromboemboli yoktu.

Akciğerlerin her birinin parankiması ARDS’nin klinik tanısı ile uyumlu olarak yaygın bir şekilde ödemli ve sağlamdı.

Özellikle, fokal sınırlama ile koyu renkli kanama bölgeleri, ölenlerden biri dışındaki tüm akciğerlerde periferik parankim boyunca tanımlanabilir.

Bazı durumlarda, periferik parankim bölümlerinde küçük, sağlam trombüs mevcuttu.

Sadece immünosupresyondaki hastada fokal konsolidasyon vardı – akciğerlerin geri kalanı lober infiltrat, apse veya kesin brüt inflamatuar süreç kanıtı göstermedi.

Kalbin muayenesi,

Kalplerin boyutu 430g ila 550g arasında değişmektedir (normal: 365g +/- 71).

En önemli brüt bulgular kardiyomegali ve sağ ventrikül dilatasyonu idi.

Bir durumda, sağ ventrikül boşluğunun çapı 3.6 cm, sol ventrikül en büyük çapta 3.4 cm ölçüldüğü masif dilatasyon görülebilir.
Miyokardın kesik yüzeyi sağlam, kırmızı-kahverengiydi ve tüm olgularda önemli lezyonlar içermedi ve koroner arterlerde belirgin darlık veya akut trombüs oluşumu görülmedi.

 

Makalenin orjinalini indirmek ve okumak için tıklayınız.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Antiparaziter İvermektin SARS-CoV-2’nin Çoğalmasını Durduruyor

İvermektin

FDA onaylı İlaç İvermektin, SARS-CoV-2’nin in vitro replikasyonunu inhibe eder.

Burada daha önce geniş spektrumlu bir anti-viral aktiviteye sahip olduğu bilinen FDA onaylı bir anti-parazitik olan Ivermectin’in, in vitro olarak deneysel koşullarda virüsün SARS-CoV-2 ile enfeksiyondan 2 saat sonra 48 saatte vero-hSLAM hücrelerine tek bir ilave ile viral RNA’da ~ 5000 kat azalma sağlayabilen bir inhibitördür.

İvermektin için bu nedenle insanlarda olası yararlar için daha fazla araştırma yapılması beklenmektedir.

Makalenin orjinalini indirmek ve okumak için tıklayınız.

 

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Coronavirus (COVID-19) Güncel Rehber (12 Nisan 2020)

Coronavirus (COVID-19)

Coronavirus’lar (CoV), soğuk algınlığından Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS-CoV) ve Ağır Akut Solunum Sendromu (Severe Acute Respiratory Syndrome, SARS-CoV) gibi daha ciddi hastalıklara kadar çeşitli hastalıklara neden olan büyük bir virüs ailesidir.

Coronavirus’lar zoonotik olup hayvanlardan bulaşarak insanlarda hastalık yapabilir. Coronavirus’ların insanlarda dolaşımda olan alt tipleri (HCoV-229E, HCoV-OC43, HCoV-NL63 ve HKU1-CoV) çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir.

SARS-CoV, 21. yüzyılın ilk uluslararası sağlık acil durumu olarak 2003 yılında, daha önceden bilinmeyen bir virüs halinde ortaya çıkmış olup yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Yaklaşık 10 yıl sonra Coronavirus ailesinden, daha önce insan ya da hayvanlarda varlığı gösterilmemiş olan MERS-CoV (Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus) Eylül 2012’de ilk defa insanlarda Suudi Arabistan’da tanımlanmış; ancak daha sonra aslında ilk vakaların Nisan 2012’de Ürdün Zarqa’daki bir hastanede görüldüğü ortaya çıkmıştır. SARS Coronavirus’u ile uzaktan bağlantılı olmasına rağmen, yaşanmış olan SARS tecrübesinden ötürü endişe oluşturmuştur.
31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Çin Ülke Ofisi, Çin’in Hubei eyaletinin Vuhan şehrinde etiyolojisi bilinmeyen pnömoni vakalarını bildirmiştir. 7 Ocak 2020’de etken daha önce insanlarda tespit edilmemiş yeni bir Coronavirus (2019-nCoV) olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 2019-nCoV hastalığının adı COVID-19 olarak kabul edilmiş, virüs SARS CoV’e yakın benzerliğinden dolayı SARS-CoV-2 olarak isimlendirilmiştir.

Bu rehber, COVID-19, etkeni, bulaşma yolları, vaka tanımları ve tanı yöntemleri hakkında bilgi vermek; COVID-19 vakası veya temaslısı ile karşılaşıldığında izlenmesi gereken strateji ve uygulama şekilleri hakkında yol göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Bu doküman ağırlıklı olarak DSÖ önerileri doğrultusunda oluşturulmuştur. COVID-19’a yönelik olarak hazırlanmış olan “COVID-19 (2019-nCoV Hastalığı) Rehberi” güncel DSÖ önerileri ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda güncellenmektedir. Güncellenen rehber dokümanı ve rehber sunumları, afiş, broşürler ile sık sorulan sorular ve cevapları Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü web sayfasında (www.hsgm.saglik.gov.tr) düzenli olarak yayımlanmaktadır.

SON GÜNCELLEME İLE NELER DEĞİŞTİ?
Numune Alınması
» Temaslı takibi
» Ambulansla hasta nakli
» Evde hasta izlemi
» Belirlenen COVID-19 polikliniğinde erişkin hasta yönetimi
» COVID-19 erişkin hasta tedavisi
» COVID-19 hastalarında destek tedavisi
» COVID-19 çocuk hasta yönetimi ve tedavisi
» Temasi olan sağlik çalışanlarının değerlendirilmesi
» Morg ve defin hizmetleri

 

CORONAVİRÜS (COVID-19) GÜNCEL REHBERİNİ (12.04.2020) BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Çinden Gelen İlaç (Favipiravir)

AVIGAN (Favipiravir)

 

  • Yeni antiviral ilaç.
  • Oda sıcaklığında saklanabilir
  • Oral uygulamadan sonra iyi emilir.
  • Dokularda yaygın bulunur, özellikle BOS, beyin ve testis dokuları arasında.
  • Viral RNA sentezini inhibe eder. Favipiravir spesifik olarak RNA’yı hedefler.
  • AVIGAN (Favipiravir) Bağımlı RNA Polimeraz (RdRP), fakat konakçı RNA ve DNA polimerazlarına müdahale etmez, yani viral RNA sentezinin seçici bir inhibitörüdür.
  • İnfluenza virüslerine karşı direnç gösteren klinik kanıt yoktur.
  • 1800/800 mg doz favipiravir’in 22 günlük uygulamasının maksimum olarak farmakokinetiği, güvenliği ve tolere edilebilirliği  klinik çalışmada doğrulanmıştır.

Makalenin orjinalini indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlık Çalışanlarının Tükenmişlikten Korunma Rehberi

Türkiye Psikiyatri Derneği Ruhsal Travma ve Afet Çalışma Birimi tarafından hazırlanan ve süreçte tükenmişlik sendromu belirtileri, aşamaları ve korunma önerilerini içeren rehberi indirmek ve okumak için tıklayınız.