Yazar arşivi Prof. Dr. Mustafa SAYGIN

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Fizyolojisi ve Uyku Bozuklukları Dersi Yılsonu Ödevi

Uyku Fizyolojisi ve Uyku Bozuklukları Dersi Yıl Sonu Sınavı

Arkadaşlar herkese merhaba

Yılsonu sınavı için;

% 40 ödev

% 60 ise çevrimiçi test şeklinde olacak.

 

Yıl Sonu Sınavı Nasıl Olacak?

Arkadaşlar herkese merhaba. Uyku Fizyolojisi ve Uyku Bozuklukları Dersi’ni alanlar için;

Yıl sonu Sınavı;  19 Haziran saat 13:30’da sistemde tanımlandı.

Sınav konuları toplam derste anlattığım 21 slayttan, test şeklinde 40 soru şeklinde olacaktır.

 

Yıl sonu ödevi için yapılması gerekenler

Yılsonu sınavı için ödev iki bölümden oluşmaktadır.

İlk bölümün detayları altta mevcuttur.

İkinci bölüm için ise Sağlıklı Uyku Kampı uygulaması olacaktır.

Bunun için ilk bölüm tamamlandıktan sonra tekrar bir duyuru yapacağım.

Uyku Hijyeni ve Uyku  Kalitesinin Belirlenmesi

Uyku hijyeni  ve uyku  kalitesinin belirlenmesi amacıyla altta linkini verdiğim formların

29 Mayıs Cuma günü saat 23:59’a kadar cevaplanması gerekmektedir.

 

Bu formlar tek sefer doldurulacak ve mailinize gelecek olan cevapları tek sayfa halinde obs’ye pdf formatında yüklemeniz gerekmektedir.

Arasınavda çok sorun oldu. Lütfen obs’ye pdf olarak tek sayfa şeklinde yükleyin.

Her bir veriyi ayrı ayrı yüklemeyin ve lütfen tek sefer yükleyin.

Toplam 3 adet anket var. Her biri ayrı ayrı doldurulacaktır.

 

https://saglikveuyku.com/demografik-veriler/

 

https://saglikveuyku.com/uyku-hijyeni-indeksi/

 

https://saglikveuyku.com/pitsburg-uyku-kalitesi-olcegi-anketi/

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Ara Sınav Mazaret Sınavı

Arkadaş 08.05.2020 tarihinde ara sınav için verdiğim ödevin süresi bitmiştir.

Fakat Rektörlük tarafından mazeret sınavı hakkı verilmiş olup bilgilendirme metni şu şekildedir

 

Ara Sınav Mazeret Sınavları Hakkında Bilgilendirme

Üniversitemiz 2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı ara sınav mazeret sınavları, 27 Mayıs-4 Haziran 2020 tarihleri arasında öğrenci bilgi sistemi üzerinden yapılacaktır.

Öğrencilerimizin herhangi bir başvuru yapmalarına gerek yoktur. Dersi veren öğretim elemanının sınava girmeyen ve ödevini teslim etmeyen öğrenciye -2 (Girmedi) vermeleri yeterlidir.

27 Mayıs-4 Haziran 2020 tarihleri arasında öğretim elemanlarının Uzaktan Öğretim Sınav Takip Modülü üzerinden sınav türü Ara Sınav Mazeret Sınavı seçeneğini seçerek ara sınav yerine kabul edecekleri ödev ya da sınav sorularını yüklemeleri gerekmektedir. Sistem bu tarihler arasında sınava giremeyen öğrenciler için öğretim elemanının belirlediği süreler içerisinde otomatik olarak açılacaktır.

Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü

Bunun için sistemde ödevi yapmayan veya  15 güne tamamlamayanlara puan vermeyeceğim.

Belirtilen tarihler arasında bitecek şekilde yeniden ödevi tamamlayan arkadaşlar puan alacaktır.

Ödev tamamlandıktan sonra obs’ye pdf olarak tek sayfa halinde yüklenmesi gerekmektedir. obs’ye yüklenmeyen ödevler için puan alamazsınız.

Bunun için altta verdiğim linki dikkatlice okumanızı tavsiye ediyorum.

Başarılar…

 

Uyku Günlüğü Formu (Ara Sınav Ödevi)

 

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Kitabı

SARS-CoV-2 enfeksiyonu salgını, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından Coronavirus Hastalığı 2019 (COVID-19) olarak adlandırılmıştır. COVID-19 hızla birçok ülkeye yayılmıştır ve 11 Mart 2020 tarihinde 4000’den fazla insanın
ölümüne yol açmasıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu tarihte resmen pandemi olarak ilan edilmiştir. COVID-19 hastalığı yeni bir koronavirüsün neden olduğu ve ilk olarak Aralık 2019’da Çin’in Wuhan şehrinde tespit edilen bir
solunum yolu hastalığıdır. Hastalık oldukça bulaşıcıdır ve ana klinik semptomları ateş, kuru öksürük, yorgunluk, kas ağrısı ve nefes darlığıdır. Çin’in Wuhan şehrinde 2019 ‘un sonunda ilk bildirilen COVID-19 vakasından bu yana, COVID- 19 hızla Çin’in her yerine ve ardından dünyanın tüm ülkelerine yayılmıştır.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlanan ve herkesin erişimine sunulan

“Ulusal Egemenliğimizin 100.yılında Milli Mücadelemizin Ölümsüz Kahramanlarının ve COVID‐19 ile Savaşırken Kaybettiğimiz Tüm Sağlık Çalışanlarının Anısına…”

e-kitabı indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Koronavirüse Karşı İş Yeri önlemleri

İŞYERLERİNDE KORONAVİRÜSE (COVID-19) KARŞI ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Yeni Koronovirüs (COVID-19) salgınına karşı işyerlerinde etkin mücadele için aşağıdaki hususların işyerlerimizde uygulanması büyük önem arz etmektedir. Bu önlemler; iş sağlığı ve güvenliği kurulunun bulunduğu işyerlerinde kurul tarafından, diğer işyerlerinde ise; işveren veya vekili koordinesinde, bulunması halinde işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve diğer sağlık personeli ile çalışan temsilcisi ve mümkünse ilk yardım eğitimi almış veya tecrübesi olan kişilerden oluşan ekip tarafından yürütülür. Sağlık hizmeti sunan işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği kurulu, bulunması halinde enfeksiyon kontrol komiteleri ile işbirliği içerisinde faaliyetlerini yürütür.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı  ve iş yerlerinde uygulanması gereken Koronavirüs tedbirleri kapsamında hazırladığı rehberi indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19’un Mevcut Manifestasyonlarının Sınıflandırılması

COVID-19’UN MEVCUT MANİFESTASYONLARININ SINIFLANDIRILMASI: 375 OLGU İLE İSPANYA’DA HIZLI ULUSLARARASI KONSENSUSA YÖNELİK BİR ÇALIŞMA

 

İspanya’da 375 olguda gözlemlenen bulguların fotografik atlas haline getirildiği ve bulguların sınıflandırılarak uluslarası bir konsensus oluşması amacıyla hazırlanan bir çalışmadır.

British Journal of Dermatology 2020 sayısında yayımlanan çalışmadaki materyaller telif hakkına tabidir (19 Nisan 2020).

Hastalar araştırma çalışmalarında kullanılmak üzere izin vermiş bulunmaktadırlar ve başka herhangi bir şekilde kullanılması yasaktır.

Forografik atlası indirmek ve incelemek için tıklayınız.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

İyileşen Hastalarda Yapılan Testler Yanlış Pozitif

Bildiğiniz gibi Covid-19 salgınında en başarılı ve kısa sürede salgını kontrol etmeyi başaran Güney Kore’dir.

Uzmanlar, iyileşmiş hastalarda yapılan testlerin yeniden enfeksiyon değil yanlış pozitif bulduğunu söylüyor.

Güney Kore’nin bulaşıcı hastalık uzmanları Perşembe günü yaptığı açıklamada, ölü virüs parçalarının burada yeni koronavirüs günlerinde ve hatta tam iyileşmeyi işaretledikten sonraki haftalar için tekrar pozitif test çıkması 260’dan fazla insanda olası neden olduğu söylenmiştir.

Yapılan testler ölü virüsün ribonükleik asidini tespit ettiğini söylemişlerdir.

COVID-19 tanısı için kullanılan PCR testlerinde veya polimeraz zincir reaksiyon testlerinde virüsün ister canlı bir virüsten, ister iyileşmiş hastalardan aylarca sürebilen ölü virüs hücre fragmanlarından olsun genetik materyallerinin test sırasında çoğaldığını saptamışlardır.
PCR testleri virüsün canlı mı yoksa ölü mü olduğunu ayırt edemediğini belirtmişlerdir.

Ulusal Tıp Merkezi, Pazar günü itibariyle, Kore’de 263 kişinin virüssüz ilan edildikten sonra tekrar hastalık için pozitif test ettiğini, bunun 17’sinin küçük veya genç olduğunu söyledi.

Solunum epitel hücresinin yarı ömrü üç aya kadar sürer ve hücredeki RNA virüsü, hücrenin ortadan kaldırılmasından bir ila iki ay sonra PCR testi ile tespit edilebilir.

Komitenin bulguları, Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri tarafından, tekrarlanan hastaların bulaşıcılığın çok az olduğu veya hiç olmadığı yönünde daha erken bir değerlendirme olduğunu doğruladı.

Komite, COVID-19’un nüksetme nedeni olarak yeniden etkinleştirilmesini reddetti ve hastaların geliştirdiği antikorlar nedeniyle yeniden enfeksiyon oluşma olasılığının çok az olduğunu veya hiç olmadığını söyledi.

“COVID-19’un yeni bir virüs ürettiği süreç sadece konakçı hücrelerde gerçekleşir ve çekirdeğe sızmaz. Bu kronik enfeksiyona veya nükslere neden olmadığı anlamına geliyor ” şeklinde yorumlanmaktadır.

Yazının orjinal halini okumak için tıklayınız.

 

 

 

 

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Klorokin (Sıtma İlacı) ve Covid-19

Bir önceki yazımda  COVID-19’un profilaksisi için HCQ ve CQ’nun yanlış kullanımından kaçınmalıdırlar, çünkü bunu destekleyecek kesinlikle hiçbir veri olmadığını belirtmiştim. Bu çalışma ilk klinik verileri sunmaktadır.

Koronavirüs hastalığı 2019 için spesifik bir antiviral tedavi önerilmemektedir. (COVID-19). In vitro çalışmalar, klorokin difosfatın (CQ) antiviral etkisinin ilacın yüksek konsantrasyonunu gerektirir.

Hastalara yüksek doz CQ (yani 10 gün boyunca günde iki kez 600mg CQ) veya düşük doz CQ (yani 1. günde günde iki kez 450 mg ve 4 gün boyunca günde bir kez) verilmiştir.

Birincil sonuç, düşük doz grubuna kıyasla yüksek doz grubunda ölüm oranında en az % 50 azalma olmuştur. Burada sunulan veriler öncelikle 13. günde tedavi sırasındaki güvenlik ve ölümcül sonuçlara ilişkindir.  İkincil son noktalar katılımcı klinik durumu, laboratuvar muayenelerini ve elektrokardiyogram sonuçlarını içerir.  Viral solunum sekresyonu RNA tespiti 0 ve 4. günlerde gerçekleştirilmiştir.

COVID-19’lu 81 hastanın bu faz IIb randomize klinik çalışmasında, bağımsız bir veri güvenliği ve izleme kurulu tarafından önerilen planlanmamış bir ara analiz, 10 gün boyunca daha yüksek bir klorokin difosfat dozajının daha toksik etkiler ve ölümcüllük ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Sınırlı örnek büyüklüğü, çalışmanın tedavi etkinliği konusunda daha etkin bir bil elde edilmesine olanak sağlamadığı belirtilmiştir.

CloroCovid-19 çalışmasından elde edilen ön bulgular; şiddetli COVID-19 tedavisi için özellikle güvenlik kaygıları QTc aralık uzaması ile ilgili azitromisin ve oseltamivir alan hastalarda daha yüksek klorokin dozu önerilmemelidir.

Bu çalışmanın ilk bulguları, COVID-19’lu kritik hastalara potansiyeli nedeniyle yüksek CQ dozunun önerilmemesi gerektiğini düşündürmektedir.

Klorokinin farklı dozlarda toksisitesinin değerlendirildiği çalışmada 600 mgr dozda kardiak toksisitenin arttığı gösterilmiş ve rutinde kullanılmaması önerilmiş.

Makalenin orjinalini indirmek veya okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

N95/FFP2 Maskelerin Uzun Süre Kullanımı

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan N95/FFP2 maske kullanımı rehberi

COVID-19’dan korunmak için sağlık çalışanlarının kullanacağı maskeler N95/FFP2 ve tıbbi maskelerdir. N95/FFP2 maskeler sadece aerosol içeren işlemler sırasında kullanılmalıdır. Bu işlemler daha önce hazırlanmış afiş ve broşürlerde belirtilmiştir. COVID-19’da maskelerin etkinliğini araştıran bir meta analize* göre; tıbbi maskelerin
aerosol içeren işlemler dışında yeterli olduğu, N95/FFP2 maskelerin sadece aerosol içeren işlemlerde gerekli olduğu gösterilmiştir. N95/FFP2 maskelerin birden fazla kullanım ve uzamış kullanımı aşağıdaki şekilde yapılabilir.

Rehberi indirmek ve okumak için tıklayınız.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Karantina ve Ramazan Ayı

Covid-19 salgını nedeni ile yaklaşık 1 aydır evlerimizdeyiz. Nedense hep elimiz yiyecek ve içeceğe gidiyor. Ramazan ayının gelmesi ile bu durumda bir düzenleme yapmamız gerekiyor. Çünkü beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir ay içerisindeyiz.

Özellikle öğün ve beslenme şeklimiz, besin türü (ramazanda sanki daha çok çeşit oluyor), sıvı tüketimi ve en önemlisi de uyku düzenimiz değişiyor. Bağışıklık sistemimiz içinde beslenme, egzersiz ve uyku üç saç ayağı gibi temel unsurlar. Özellikle ramazan ayında bu üç unsurda fazlasıyla etkilenecektir.

Covid-19 salgını gerçeğini de hesaba katarsak bu durum daha da ciddi bir hal almaktadır. Özellikle bu üç temel unsuru yaşam  tarzımız haline getirip herkes kendi şahsi hayatında bunları ritüel haline getirmezse çok başarılı olunabileceğini sanmıyorum.

İlk olarak beslenmeyi ele alırsak; yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahuru yatmadan geç saate yiyerek ve sıvı alarak yatmanın çokta uykunuzun bölünmemesi açısından faydası olmayacaktır. Çünkü iftar sonrası en az ki burada hareketsiz olduğumuzu da hesaba katarsak 4-5 saat gibi bir süre sindirim için gerekmektedir. O yüzden gece 01:00 gibi sahur yapıp yattığınızda yeteri kadar yemek yiyemeyeceğiniz gibi sindirim tamamlanmadığı için ve fazla miktarda alacağınız sıvı için gece uyku kaliteniz düşecek ve sık uyanmalar olacaktır. O yüzden sahuru vakit çıkmadan önce yapmak sağlık açısından daha uygundur. Ayrıca kan şekerinin de uzun açlık döneminde daha fazla düşeceği unutulmamalıdır. Sahura hiç kalkılmadığı durumda ise kan şekerinin regülasyonu tamamen bozulacaktır. Bu da günlük performansınızı çok etkileyecektir. Özellikle yorgunluk, halsizlik ve baş ağrısı ile mücadele etmek durumunda kalabilirsiniz.

Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır.Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır.

İftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarları bir diğer konumuz. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Burada ritüel demiştim, çorba içip ara verirseniz sofraya tekrar oturduğunuzda daha az yediğinizi göreceksiniz.

Sıvı tüketimi ise genelde dikkat etmediğimiz bir diğer husus. 

Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.

Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.

Oruç tutanlar için beslenme önerileri

  • Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterin.
  • Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin.
  • Yemeklerinizi hızlı yemekten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
  • Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka yapın.
  • Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden oluşan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
  • İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edebilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.
  • İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin.
  • Susama hissi duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içecekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.
  • Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ızgara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin.
  • Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun.
  • İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır.
  • Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüketiminize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kompostolar, hurma, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edebilirsiniz.

Gelelim Egzersiz kısmına.

Bununla ilgili karantina günlerinde çok fazla alternatifimiz olmadığı için bundan önce sizler için hazırladığımız evde yapılabilecek egzersizlere bir göz atmalısınız.

Son olarak ta uyku düzenimize bir bakalım

Ramazan ayında sahur olduğu için yaklaşık 1 saat uyku bölünmesi meydana gelecektir. Aktif çalışanların sabah mesai kavramını da göz önüne alarak, biraz daha erken saatte uyumaları gerekmektedir. Bu şekilde sahur sonrası da 1-2 saatlik uyuma ile günlük yeterli miktarda uyku alınabilir. Tabi burada yukarıda bahsettiğim iftar ve sahurda çok fazla besine ve sıvı tüketimi uyku kalitesini olumsuz etkileyecektir. Bunun için önce sizler için hazırladığım karantina günlerinde uyku ve uyku hijyeni yazıma bir göz atmalısınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Günlüğü Formu (Ara Sınav Ödevi)

Uyku Fizyolojisi ve Uyku Bozuklukları dersi için ara sınav ödevi

Arkadaşlar

Ara sınav,

Yıl sonu sınavı ve

Bütünleme sınavı için obs.sdu.edu.tr adresinde ders notlarının içerisinde sınavlarla ilgili detaylı bilgilendirme dosyası mevcut oradan bakabilirsiniz.

Sirkadiyen Ritim Bozuklukları için Uyku Günlüğü Formu

19 Nisan 2020 Pazar gününden başlamak üzere 15 gün boyunca sabah kalktığınızda bir önceki gece için bu formu site üzerinden günde 1 defa doldurup göndermeniz yeterli olacaktır.

Bu konuda lütfen dikkatli olalım, günde bir defa toplam 15 gün için 15 defa olacak.

Aynı gün içerisinde birden fazla form göndermeyin, ben de formu görebildiğim geçersiz sayacağım.

15 günde her bir gün için ayrı ayrı olmak üzere uyku günlüğü formu site üzerinden gönderilmesi durumunda ara sınav ödevi yerine geçecektir.

Ayrıca formu sabah kalktığınızda doldurun. Öğleden sonra ya da akşam doldurulan formları kabul etmeyeceğim. Çünkü formun güvenilirliği için böyle yapılması gerekiyor. 

Doldurduğunuz formun sonuçları sizin mail adresinize geleceği için lütfen mail adresinizi kontrol ederek yazın.

Size gelen maildeki sonuçları bir excel dosyasına kaydederek 15 gün tamamlandığında pdf formatına çevirerek (dosyadan farklı kaydet seçeneğinden pdf yapabilirsiniz) obs.sdu.edu.tr adresinde dersin ilgili yerine yüklediğinizde vize ödevi tamamlanacaktır.

Uyku günlüğü formu ile herkes  uyku kalitesi hakkında bilgi sahibi olacaktır. Sirkadiyen ritim bozukluğu ve uyku kalitesinin değerlendirilmesinde kullanılan bir formdur. İsminden de anlaşılacağı üzere uyku kalitemiz hakkında günlük tutmuş olacağız.

Formal ilgili Anlamadığınız bir yer olursa formun atındaki yorum ekle kısmından mesaj bırakabilirsiniz.  

Teşekkürler…

Sirkadiyen Ritim Bozuklukları için uyku günlüğü formuna  buradan ulaşabilirsiniz.

Forma ulaşabilmek için siteye üye olmanız gerekmektedir.

Üyelik basit bir kaç adımda tamamlanmaktadır.