Kategori arşivi Sağlık-Medya

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Erişkin Hasta Tedavi Rehberi

COVID-19 olası vaka tanımına uymayan ve diğer nedenlerle başvurup, sağlık kuruluşlarında değerlendirilen hastalara uygulanacak olan standart protokollerin, Sağlık Bakanlığının önerdiği standart önlemler alınarak rutin şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

Bu hastalara uygulanacak olan tanı ve tedavi girişimleri öncesinde acil servisler başta olmak üzere tüm kliniklerde ve yataklı servislerde, COVID-19 olmadığına dair konsültasyon notu veya toraks bilgisayarlı tomografisi talep edilmesi uygun değildir. Hem asemptomatik taşıyıcılarda hemde hastalarda PCR testinin negatif olabileceği dikkate alındığında, bir kişinin COVID-19 ile enfekte olmadığının kesin olarak söylenebilmesi mümkün değildir.

Bu nedenle hasta olmasa bile herkesin COVID-19 bulaştırıcı olabileceği öngörülmelidir. Kişisel Koruyucu Ekipman Uygun Kullanım Önerileri ve COVID-19 Acil Anestezi Yönetimi rehberleri doğrultusunda önlük, tıbbi maske, gözlük/yüz koruyucu ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipmanlar standart ve bulaş yoluna yönelik önlemler kurallarına uygun olarak kullanılmalı, endikasyonu olan her türlü tıbbi bakım ve müdahale bu hastalara yapılmalıdır.

En dikkat çekici değişikliler ise;

COVID-19 Olgularında Tedavi Önerileri’nde hidroksiklorokin seçeneği rehberden çıkartılmış,
>50 yaş ve komorbiditesi olanlarda favipiravir dozu (2X1800 mg yükleme sonrası 2X800 mg-toplam 10 gün) revize edilmiş,
Klinik, laboratuvar ve görüntüleme bulguları COVID-19 pnömonisiyle uyumlu hastalarda ampirik antibiyotik kullanımı önerilmediği vurgulanmıştır.

Rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Koronavirüs Aşısı Uygulama Zamanı ve Uyku İlişkisi

SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19’dan 2 milyondan fazla insan öldü.

COVID-19 pandemisini kontrol etmek için aşılar geliştirmek için eşi görülmemiş bir çabayla, mRNA, protein alt birimi ve viral vektör tabanlı aşılar olağanüstü hızlı bir zaman çerçevesi içinde geliştirilmiştir.

Bağışıklık sistemi belirgin sirkadiyen sergilediğinden ritmiklik, aşılamanın zamanlaması da COVID-19 aşılarına karşı bağışıklık tepkisini etkileyebilir. Örneğin, bir çalışma öğleden sonra yerine sabah hepatit A ve grip aşılarının uygulanmasının 4 hafta sonra neredeyse iki kat daha yüksek bir antikor titresi ile sonuçlandığını buldu, bu sadece erkeklerde görülen bir etkiydi.

Bu nedenle, COVID-19 aşılarının sabah uygulanmasının daha yüksek antikor titrelerine neden olması mümkündür. Bununla birlikte, gece vardiyasında çalışanlar için uygun aşılama zamanının nasıl belirleneceği gibi bazı belirsizlikler devam etmektedir.
Bu grup genellikle kronik sirkadiyen bozulmaya sahiptir ve önemli ölçüde daha yüksek COVID-19 teşhisi riski sergiler.

Etkili küresel COVID-19 aşılamasına ulaşmanın aciliyeti göz önüne alındığında, aşılamadan önce ve sonra bireylerin uyku düzenleri ve aşılama zamanlaması hakkında bilgi toplamayı şiddetle savunuyoruz.

Makalenin orjinal halini okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Aşıların Koruyuculuğu

Avustralya’lı bilim insanları tarafından yapılan çalışmada;

Hem önceki enfeksiyonun hem de aşılamanın COVID-19’dan güçlü koruma sağladığı gösterilmiştir. Bununla birlikte, bağışıklığın azalması ve viral varyasyonun zamanla koruma kaybına yol açabileceğine dair endişeler vardır. Aşıların ileride uygulanmasına yardımcı olmak için korumanın bağışıklık ilişkilerini belirlemek için immün korumanın kestirimci modellerine acilen ihtiyaç vardır.
Bunu ele almak için, in vitro nötralizasyon seviyeleri ile SARS-CoV-2 enfeksiyonundan gözlemlenen koruma arasındaki ilişkiyi, mevcut yedi aşıdan ve iyileşme kohortlarından elde edilen verileri kullanarak modelledik.
Burada nötralizasyon seviyesinin bağışıklık koruması için oldukça öngörücü olduğunu gösteriyoruz. % 50 koruyucu nötrleştirme seviyesinin ortalama iyileşme seviyesinin yaklaşık% 20’si olduğu tahmin edilmiştir (% 95 CI =% 14-28). Şiddetli enfeksiyondan% 50 koruma için gerekli tahmini nötralizasyon seviyesi önemli ölçüde daha düşüktü (ortalama iyileşme seviyesinin% 3’ü (CI =% 0.7-13, p = 0.0004).
Aşılamadan sonraki ilk 3-4 ay içinde aşılanmış deneklerde nötralize edici titre bozulmasının, en azından iyileşme döneminde gözlenen bozulma kadar hızlı olduğunu bulduk.
Bağışıklamadan sonraki ilk 250 gün boyunca nötralizasyon titresindeki bozulmanın modellenmesi, SARS-CoV-2 enfeksiyonundan korunmada önemli bir kayıp olacağını öngörür, ancak ciddi hastalıklardan korunma büyük ölçüde muhafaza edilmelidir.
Bazı SARS-CoV-2 varyantlarına karşı nötralizasyon titreleri, aşı suşuna kıyasla azalır ve modelimiz, viral varyantlara karşı nötrleştirme ve etkinlik 50 arasındaki ilişkiyi öngörür.
Analizlerimiz, salgının gelecekteki yörüngesini kontrol etmek için aşı stratejilerinin geliştirilmesine yardımcı olacak SARS-CoV-2 bağışıklık korumasının kanıta dayalı bir tahminini sağlar.

Makalenin tamamını okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Okullarda Yüzyüze Eğitim

OKULLARDA YÜZYÜZE EĞİTİMİN BAŞLAMASINA İLİŞKİN TÜSAD BASIN AÇIKLAMASI

Güncel verilerle okullardaki risk durumu takip edilmeli.

 

Pandemi döneminde okulların açılması tüm dünyada tartışılmaktadır. Centers for Diease Control and Prevention’a (CDC) göre okulların açılmasına karar verirken SARS-CoV-2 yayılımı ve toplumdaki COVID-19 sıklığına göre karar verilmelidir.

CDC okullarda Covid-19 yayılım riskini belirlerken; son 14 günde 100.000’de yeni vaka sayısı ve/veya PCR pozitiflik oranlarına göre okulda COVID-19 yayılımını çok düşük, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek riskli olarak sınıflandırmaktadır. Ülkemizdeki son 14 gündeki veriler göz önüne alındığında okulda düşük COVID-19 yayılımı riskini işaret etmektedir. Bu risk grubundaki ülkeler için okullarda düzgün maske kullanımı, en az 2 metre sosyal mesafenin sağlanması, el hijyenin sağlanması, öksürme hapşırma sırasında mendil kullanılması, temizlik ve dezenfeksiyon malzemelerinin temin edilip önlemlere uyulması, özellikle ortak kullanılan oyun alanları, tuvaletler, kapı kolları gibi yerlerin sık temizlenmesi ve hasta öğrenci ya da personel saptandığında yerel sağlık kuruluşlarıyla yakın temas içinde olunması önerilmektedir.

Ülkemizdeki genel veriler düşük riski göstermekle birlikte, vaka yoğunluğunun daha fazla olduğu iller ve bölgelerde daha sıkı önlemler alınabilir. Okullar açıldıktan sonra da güncel verilerle risk durumuna göre yeni düzenlemeler gerekebileceği unutulmamalıdır. Ülkemizde ailelerin çoğunlukla çekirdek aile yerine geniş aile yapısında olduğu göz önünde bulundurulduğunda okula giden çocukların evde yaşayan büyükleri için risk oluşturabileceği akılda tutulmalıdır.

Çocuklarda büyük oranda pandemi bilinci oluştuğu düşünülse de aileler okula gidecek çocuklara maske- mesafe ve hijyen konusunda bilgilendirme yapmalıdır. Teması olan ya da COVID-19 ile uyumlu semptomları olan çocuklar okula gönderilmemelidir.  Yaşadığı evde yaşlı veya kronik hastalıklı bireyler olan ya da bağışıklığı baskılanmış veya kronik hastalığı olan çocukların yüz yüze eğitime devam etmesine aile, çocuğun ya da hasta bireyin doktoru ve okul idaresi ile birlikte karar verilmelidir.

Dünyada bazı ülkelerde çocukların sosyal gelişimlerini ve ülke ekonomisini desteklemek amacı ile yüz yüze eğitime geçilmekte ancak vaka sayılarındaki artış durumuna göre yüz yüze eğitime ara verilmektedir. Bu dönemlerde eğitimin aksamaması için mümkün olduğunca eğitimler çevrimiçi devam edilmektedir.

Yüz yüze eğitimin başladıktan sonra devamına ülkemizin güncel COVID-19 verileri, çocukların ve ailelerinin sağlık durumları ve yaşadıkları çevre göz önünde bulundurularak karar verilmelidir. Hem aile içinde hem de okullarda pandemi önlemleri açısından gerekli tedbirler alınıp hizmet içi eğitimler yapılmalıdır.

Bu arada aşılama programında öğretmen ve okul çalışanlarına öncelik tanınması, kronik hastalığı olan öğretmenlerin çevrim içi eğitimlerde görevlendirilmesi pandemi sürecinde yararlı olacaktır.

Prof. Dr.  Ayşe Tana ASLAN

TÜSAD Çocuk Göğüs Hastalıkları Koordinasyon Kurulu Başkanı

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Salgın Yönetimi Rehber (08 Şubat 2021)

SAĞLIK ÇALIŞANLARI HARİCİNDE KALAN TEMASLI TAKİBİ
Kesin veya olası COVID-19 enfeksiyonu olan bir kişi ile damlacık enfeksiyonuna yönelik korunma önlemleri alınmadan yakın temas etmiş olan kişiler, son temaslarından sonraki 10 gün boyunca; COVID-19 semptomları açısından telefon ile sorgulanarak izlenmeli, gerekir ise ev ziyareti yapılmalıdır.

Temaslı takibi İl/İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından organize edilmeli ve aile hekimleri ile birlikte yürütülmelidir.
Temaslı değerlendirilmesi yapılırken, COVID-19 vakasının PCR testi alınmasından veya semptom başlangıcından önceki 48 saatlik süre içindeki temaslıları değerlendirmeye alınır.

Kesin COVID-19 tanısı alan kişilerin, enfeksiyon tablosunun PCR test sonucunun pozitif çıktığı tarihten itibaren takip eden 3 ay içerisinde başka bir COVID-19 vakası ile temasının olması durumu, riskli temas olarak değerlendirilmez ve temaslı takibi yapılmaz. Bu kişilerin 3 aydan sonra gerçekleşen COVID-19 vakası ile temasları
değerlendirmeye alınır.

Bilinen bir immün süpresif hastalık tablosu olan veya immünsüpresif ilaç kullanan kişiler bu kapsamda değerlendirilmez ve süreye bakılmaksızın COVID-19 vakası ile temas durumu değerlendirmeye alınır.

Kesin COVID-19 tanısı alan kişiler, enfeksiyon tablosunun iyileşmesini takip eden 3 aydan (90 gün) sonra ikinci kez yeni bir COVID-19 tanısı (reinfeksiyon) alabilir ve sisteme kayıt edilebilir. Reinfeksiyon tanısı konan kişilerden PCR ve ELİSA çalışmak üzere solunum yolu numunesi (mutasyon ve sekanslama açısından çalışılmaya uygun örnek taşıyabilen VTM ile) ve kan örneği alınır (serumu ayrılarak) Halk Sağlığı Genel Müdürlüğüne gönderilir.

Rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Kapalı Mekanlarda Maskemizi Çıkarmayalım!!!

Değerli Meslektaşlarımız, 

Maalesef mutant virüs Avrupa ülkelerinden sonra ülkemizde de hızla yayılıyor. Sağlık Bakanı dün 17 ilde , bugün 23 ilde bu yeni virüsün görüldüğünü açıkladı. Avrupa’da birçok ülke yarından itibaren sınırlarını kapatıyor ve ülkeye gelen uçuşları engelliyor.
Bu yeni mutant virüsün bulaştırıcılığı çok daha yüksek ve özellikle kapalı alanlarda  “airborne” olarak ortam havasından bulaşabiliyor. Burada etkili olan bulaş yolu , temasla geçen “damlacık” dışında “aerosol partikülleri şeklinde havada asılı kalan virüsler….Sizden önce o kapalı ortamda maskesiz bulunmuş bir kişinin ortama yaydığı partiküller 3 saate kadar sizi de etkilemiş oluyor.
Normal maskeler bu küçük aerosol partiküllere karşı yeterli olamayacağı için, ABD’ de CDC Başkanı Dr. Faucci, kapalı yerlerde en az üst üste takılmış 2 maske öneriyor. Almanya bu hafta, kapalı ortamlarda çalışan kişilere FFP2  maskeleri önermeye başladı. AVM ve mağazalara UV lambaları takılıyor. Bu haliyle, maskenin çıkarıldığı, bir şeyler yiyip içilen ortamlar en riskli alanlar haline geldi. Keza, asansörler,  toplu taşım araçları, uçaklar, otobüsler konusunda daha da çekinceli olmak gerekiyor…İşin en üzücü tarafı bu yeni mutant virüsün şu anki aşılardan  beklenen iyiliği olumsuz yönde etkileyecek olması.

KAPALI ORTAMLARDA MASKEYİ HİÇBİR GEREKÇEYLE ÇIKARMAMAK GEREKİYOR…

 

TÜSAD İnhalasyon Tedavileri Çalışma Grubu
Başkan
Prof. Dr. Can Öztürk 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlık Bakanlığı Aşı Bilgilendirme Platformu

Sağlık Bakanlığının hazırladığı Covid-19 aşısi bilgilendirme platformuna ulaşmak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Aşı Uygulama Kuralları

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan klavuzlara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı günler dileklerimizle…

Covid-19 Aşı Uygulama Kuralları okumak ve indirmek için tıklayınız.

Aşı sonrası izlem bilgilendirme metinlerini okumak ve indirmek için tıklayınız.

Aşı uygulama kuraları ile ilgili hazırlanan sunumu okumak ve indirmek için tıklayınız.