Kategori arşivi Sağlık-Medya

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlık Bakanlığı Güncel Temaslı Rehberi (02 Ekim 2021)

Yakın temaslı öğrencilere semptom takibi yapılacak

Yakın temaslı kabul edilen ilk ve orta öğretim öğrencilerindesemptom takibi yapılarak, semptom gelişmemiş olanlara 5. günde yapılan PCR sonucunun negatif olması durumunda,PCR yapılmadığı durumda ise 10. günde maske ve mesafe kuralına uymak suretiyle karantinaları sonlandırılarak okula devam edebilirler (eski rehber: yakın temaslı öğrenciler 14 gün boyunca evde temaslı takibine alınır).

Aşısız veya dozları tamamlanmamış kişiler için karantina süresi düştü

Aşısız veya aşı dozları tamamlanmamış kişilerin Covid-19 yakın temaslısı olması halinde karantina süresi genel olarak 14 gün önerilmektedir. Bununla birlikte semptom takibi yapılarak, herhangi bir semptom gelişmediğinde 10. günde de kalan günlerde maske ve mesafeye dikkat etmek suretiyle PCR yapılmaksızın karantina sonlandırılabilir (eski rehber: en erken 10.günde PCR testi negatif olan semptomsuz kişilerde 11. günden itibaren karantina sonlandırılabilir).

Sağlık Bakanlığının güncel rehberini okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Grip Sezonu ve Alınması Gereken Önlemler

Türk Toraks Derneği Solunum Sistemi Enfeksiyonları Çalışma Grubu

COVID-19 Pandemisi Sürerken Yaklaşan Grip Sezonu ve Alınması Gereken Önlemler

Her yıl görülen grip salgını  geçen yıl neden yaşanmadı?

Grip virüsü yüz yılı aşkın süredir insanda hastalığa neden olmaktadır. Dünyada her yıl grip sezonunda 3-5 milyon kişinin gribe yakalandığı ve yaklaşık 500.000 kadar kişinin grip nedeniyle yaşamını yitirdiğini biliyoruz. Dünyada ve ülkemizde 2020 sonbahar kış aylarında grip (Influenza) vakalarına ender olarak rastlandı. Bunda en önemli nedeni COVID-19 pandemisi nedeniyle dünyada hareketliliğin durması, okul ve iş yerlerinin kapalı olması, kapanmalar, bireyler arası temasın azalması ve bireysel olarak maske kullanımının artması nedeniyle grip salgını gelişmedi.

Pandemi halen sürdüğüne göre, bu yıl da grip salgını beklenmiyor diyebilir miyiz?

Hayır bunu söyleyemeyiz. Bu yıl pandemi sürmesine rağmen dünyada ve ülkemizde COVID-19 aşılamasının yaygınlaşması sonucu özellikle yaz başında dünyada hareketliliğin yeniden başlaması, okullar ve iş yerlerinin açılması ile bireysel korunma önlemleri (maske, mesafe, hijyen) gevşedi.  Kısıtlamaların ortadan kalkması ve gelecek aylarda havaların soğuması nedeniyle kapalı ortamlarda zorunlu toplanmalar artacağından grip salgını da yüksek olasılıkla beklenmektedir.

Grip toplumun hangi gruplarında risk oluşturur?

  • Yaş: 5 yaş altı (özellikle 6 ay-2 yaş arası) çocuklar ve 65 yaş üzeri erişkinler (Bazı kaynaklar 50 yaş üzerini riskli kabul etmektedir).
  • Gebeler: Gebeliğin son üç ayı Ekim-Mayıs arasında geçecek olanlar en risklidir.
  • Bağışıklığı baskılanmış kişiler: HIV, malign hastalıklar, ilaçlar…
  • Altta yatan kronik hastalıkları olanlar:
    • Akkciğer hastalıkları (KOAH, astım, bronşiektazi, akciğer fibrozisi vb)
    • Kalp hastalıkları
    • Böbrek hastalıkları
    • Karaciğer hastalıkları
    • Nörolojik (sinir sistemi )hastalıkları
    • Hematolojik (kan) hastalıkları
    • Metabolik hastalığı olanlar (Diyabet vb)
  • Morbid obez kişiler (Vücut kitle indeksi > 40)
  • 18 yaş altında olup sürekli aspirin kullanmak zorunda olanlar (Reye Sendromu riski nedeniyle)
  • Kendileri influenzanın ağır seyretme riski taşımasalar da yukarıdaki risk grupları ile yakın temasta olan kişiler (ev halkı, bakım verenler)
  • Sağlık çalışanları.

Yukarıda sayılan risk gruplarında grip enfeksiyonuna yatkınlık artar ve hastalığın kliniği daha ağır seyredebilir. Zatürre, solunum yetmezliği, nörolojik ve kalple ilgili komlikasyonlar gelişerek, ölüme neden olabilmektedir.

Grip bulguları nelerdir? Nasıl bulaşır?

Ani başlangıçlı ateş öyküsü, öksürük ve/veya boğaz ağrısı en tipik bulgularıdır. Kas ağrısı, kırgınlık ve baş ağrısı, solunum sıkıntısı da eşlik edebilir. Bu bulgular COVID-19 ve diğer viral solunum yolu enfeksiyonlarına benzerdir. Grip virüsü en sık öksürme, hapşurma ile ortama saçılan damlacıklar yoluyla insandan insana bulaşır. Hastalık çocuklarda (okul öncesi ve okul çağı) daha hızlı yayılır. Bu nedenle okulların açık olduğu dönemde hastalığın toplumda yayılma hızı da  artmaktadır.  Bu nedenle okulların açılması ile önümüzdeki dönemde grip enfeksiyonunun toplumda yayılım hızında artış beklenmektedir.

Grip bulaştırıcılık süresi ne kadardır?

Belirtiler başlamadan 24 saat önce bulaştırıcılık başlar, soraki 5-7 gün bulaştırıcılık devam eder. Genellikle grip kliniği 1-2 hafta içinde tamamen düzelmektedir. Grip sonucunda özellikle risk gruplarında zatürre gelişebilir,  solunum yetmezliği, kalp ve diğer organ komplikasyonları sonucu ölüm gelişebilir.

Bulgular karıştığına göre COVID-19 ile grip enfeksiyonunu nasıl ayırd edebiliriz?

Grip sezonu boyunca tanı amaçlı uygulanan sürüntü örneklerinde yapılan PCR testlerinin eşzamanlı olarak COVID-19 ve Grip (Influenza A ve B) virüslerini inceleyebilen özellikte olması (Influenza SARS-CoV-2 (Flu SC2) Multiplex RT-PCR) ayırıcı tanıda önemli rol oynayacaktır.

Grip enfeksiyonuna etkili ilaç var mı?

COVID-19 dan farklı olarak, grip hastalığına özellikle erken dönemde etkili olan antiviral ilaçlar vardır. Ülkemizde bu ilaçlara erişim mümkündür.

Grip için koruyucu önlem var mıdır?

Grip hastalığını ve gelişebilecek olumsuz sonuçlarını önlemenin en önemli yolu grip aşısı olmaktır. Grip aşılarına dair  ciddi yan etki  görülmemektedir. Aşılar bizi gripden ve grip sonucu gelişebilecek ağır komplikasyonlar ve ölümden koruyucu özelliktedir.  Başta risk grupları olmak üzere toplumun hızla aşılanması özellikle Kasım ayından sonra toplumda hızla artışı beklenen grip hastalığına karşı hem bireyleri hem de hastalığın toplumda yayılımını önleyecektir.

Grip aşısı ülkemizde var mı? Aşıya nasıl erişebilirz?

Ülkemizde Vaxigrip Tetra ve Influvac Tetra olmak üzere iki farklı grip aşısı mevcuttur. Her iki aşı da eşit düzeyde grip enfeksiyonundan korumaktadır. Vaxigrip Tetra aşısı SGK tarafından risk gruplarında geri ödeme kapsamındadır. Influvac Tetra ise ücret karşılığı eczanelerden temin edilebilmektedir.

Ancak ülkemizdeki risk grupları nüfusun yaklaşık 40-50 milyonunu oluşturması nedeniyle aşı tedarikinin yeterli düzeyde sağlanması önem taşımaktadır.

Grip aşısı ve COVID-19 aşıları birlikte uygulanabilir mi?

Olanak varsa iki aşı arasında 14 gün ara verilmesi uygundur. Anacak iki aşının aynı vizitte uygulanmasında sakınca bildirilmemiştir.

Kasım ayının ikinci yarısında başlaması beklenen grip sezonunu öncesi risk grupları başta olmak üzere toplumun aşılanması sonucunda grip ilişkili sağlık sorunlarını azaltmamız ve toplumu korumamız  mümkün olabilecektir.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Okullarda Alınması Gereken Önlemler

COVID-19 pandemisi çocukların eğitimlerinde dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de büyük aksaklıklar yaşanmasına neden oldu. Yüzyüze yapılan eğitimler büyük ölçüde sonlandırıldı ve uzaktan eğitime geçildi. Bu durum eğitimde fırsat eşitsizliğinin artmasına ve uzaktan eğitimin doğasından kaynaklanan nedenlerle çocuklarda önemli ölçüde öğrenim açığı olmasına neden olmuştur. Örgün eğitimin devam etmesi sadece öğrencilerin akademik başarıları için değil bir bütün olarak fiziksel, ruhsal, sosyal yönden çocuğu desteklemede kritik bir rol oynamaktadır.

COVID-19 enfeksiyonu her yaştan çocuk ve gençlerde görülmektedir. Hastalık kliniği kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte, bazı kişilerde hiçbir belirti izlenmezken, bazılarında ise yoğun bakım ünitesinde yatışını gerektirecek kadar ciddi seyirli olabilmektedir. Ancak şu anki bilgilerimiz COVID-19 vakalarının çocuklarda ve bebeklerde erişkinlere kıyasla daha hafif klinik bulgularla seyrettiğini göstermektedir.

Hastalığın çocuklardaki etkisi göz önüne alındığında okulların güvenli biçimde açık kalmasını sağlamak için bütün gerekli çabaların gösterilmesi gerekmektedir. Çocuklarımızın güvenli bir şekilde eğitim almaya devam etmesi ve eğitimlerinin tekrar artabilecek vaka sayılarına bağlı duraksamaması için okullarda alınacak önlemleri uygulamak konusunda tüm bireylere büyük sorumluluklar düşmektedir.

ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

AŞILAMA

Okulda çalışan ve öğrenciler ile temasta olan öğretmen, temizlik görevlisi, servis şoförleri başta olmak üzere tüm personel, veliler ve aşıları tanımlanmış olan 12 yaş üzerindeki tüm çocuklar aşı yapılması konusunda teşvik edilmelidir.

MASKE

COVID-19 enfeksiyonu damlacık yolu ile bulaşması nedeniyle tüm öğrenciler, öğretmenler ve okul personeli ağzı ve burnu içine alacak şekilde doğru bir şekilde yüz maskesi takmalıdır.
Doğru maske kullanımı özellikle kapalı ortamlarda ve fiziksel mesafenin sağlanmasında zorluklar olduğunda bulaşıcılığın engellenmesinde önemlidir.

FİZİKSEL MESAFE ve TEMAS

Okul içerisinde maske kullanımı ile birlikte 1,5 metrelik mesafenin korunması gerekmektedir.
Okul girişlerinde, çıkışlarında ve teneffüs aralarında öğrenci ve öğretmenler fiziki mesafelere uymalıdır, öğrenci nüfusu yoğun olan okullarda, giriş ve çıkış saatleri ve teneffüs saatleri kademeli olarak daha az öğrencinin temas edeceği şekilde düzenlenmelidir.
Öğrenciler gün içinde aynı sınıf içerisinde ve kendisi için belirlenmiş olan sırada ders görmeli, yer değişikliği yapılmasından kaçınılmalıdır.
Müzik dersinde şarkı söyleme ve koro çalışmaları açık havada yapılmalıdır. Dış ortamda yapılması mümkün olmadığında ise yapılmamalıdır.
Öğrenciler arasında ortak malzeme kullanımı ve eşya değişimi yapılmamalıdır.
TARAMA TESTİ

Haftalık aralıklarla öğrenci ve tüm çalışanlara tarama testleri yapılması bulaştırıcılık riski olan enfekte kişilere erken tanı konulmasını sağlayan testlerdir. Tarama testleri ile bulaştırıcılık riski olan bireylerin belirlenerek izole edilmesi ile enfeksiyonun yayılması önlenir.
HAVALANDIRMA

Ortamın havalandırılması, havadaki virus parçacıklarının sayısını azaltabilecek en önemli COVID-19 enfeksiyonunu önleme stratejisidir.
Penceresi ve yeterli havalandırması olmayan derslikler kullanılmamalıdır.
Hava akımı için pencereler ve ek olarak mümkünse sınıf kapısı açık olacak şekilde ders yapılmalıdır. Soğuk havalarda ise sınıf kapısı açık kalmalı ve pencereler 15 dakika aralıklar ile tam açılarak havalandırma sağlanmalıdır.

EL YIKAMA ve SOLUNUM ÖNLEMLERİ

El yıkama, enfeksiyonlardan korunmanın en etkili yöntemlerinden biridir. Okuldaki tüm personel ve öğrencilere sık sık el yıkama hatırlatılmalı ve küçük çocuklara bu konuda yardımcı olunmalıdır.
El yıkama işlemi mümkün değilse en az % 60 alkol içeren el dezenfektanı kullanılmalıdır.
Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun mendille kapatılmalıdır. Kullanılmış mendiller çöpe atılmalıdır.

YEMEKHANEDE UYULACAK KURALLAR

Mümkün ise öğle yemeği açık havada yenmelidir, değil ise yemekhaneler iyi havalandırılmalıdır.
Personel yemek hazırlarken ve servis ederken maskelerini sürekli takmalıdır.
Yemekhaneye giriş çıkışta öğrenciler fiziksel mesafeye dikkat ederek sıra oluşturmalı ve maske kullanmalıdır.
Maske yemeğe başlanmadan hemen önce çıkarılmalı, öğle yemek süresi maksimum 20 dakika tutulmalı, yemek sırasında konuşulmamalıdır.

OKUL SERVİSLERİ

Serviste bulunan herkes maske takmalıdır. İhtiyaç oldukça yenilemek için yedek maske bulundurulmalıdır.
Öğrenci sayısına göre öğrenciler arasında uygun mesafe olacak şekilde sürekli aynı yerde oturulmalıdır.
Hava koşullarına göre pencere kısmen ya da tamamen açık olarak seyahat edilmelidir.

HASTA İKEN EVDE KALMAK

Öğrenci aileleri, öğretmenler ve okul personellerinin COVID-19 hastalığı ve semptomları ile ilgili olarak bilgilendirilmesi ve ne zaman evde kalmaları ve izole olmaları gerektiği eğitimi verilmelidir.
Bu eğitim doğrultusunda tüm öğrenciler ve okul personeli her gün okula gitmeden önce kendilerine hastalıkla ilgili belirti var mı diye tarama yapmalıdır. Semptom ve bulguları olan öğrenciler, öğretmenler ve okul personelleri aşı durumuna bakmaksızın evde kalmalı, test yapılması ve muayene için sağlık kuruluşlarına yönlendirilmelidir.

ZİYARETÇİ

Okul binalarına zorunlu haller dışında hiçbir ziyaretçi alınmamalıdır.

KAYNAKLAR

1.TTD Basın bildirisi:https://toraks.org.tr/site/news/10501

2.CDC okul raporu:https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/community/schools-childcare/k-12-guidance.html

3.https://www.ontario.ca/document/covid-19-health-safety-and-operational-guidance-schools-2021-2022

4.https://www.aap.org/en/pages/2019-novel-coronavirus-covid-19-infections/clinical-guidance/covid-19-planning-considerations-return-to-in-person-education-in-schools/

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

COVID-19 SALGIN YÖNETİMİ VE ÇALIŞMA REHBERİ (6 Eylül 2021)

COVID-19 SALGIN YÖNETİMİ VE ÇALIŞMA REHBERİ

Güncel rehberi okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

VELİ BİLGİLENDİRME REHBERİ

TC

Sağlık Bakanlığı

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rehberi okumak ve indirmel için tıklayınız.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

CoronaVac Çalışma Sonuçları

Türk TORAKS Derneği üyeleri inaktif aşı CoronaVac’ın etkilerine dair geniş katılımlı iki çalışmaya imza attı. Anket şeklinde gerçekleştirilen araştırmalar sağlık çalışanları (S-crnvac) ve sağlık çalışanları ve sağlık çalışanları yakınları (Ascovid) olarak iki farklı grupta gerçekleştirildi. Çalışmanın sonuçlarına göre CoronaVac aşısı güvenli ve yan etkiler büyük ölçüde “hafif”tir. En sık görülen yan etki, aşı yerinde kızarıklık, ağrı olup yan etkilerin büyük çoğunluğu ilk 24 saat içinde gözlenmişti. 2013 kişinin katıldığı ASCOVID araştırmasında ise CoronaVac ile aşılanma ile katılımcılardaki COVID-19 oranı yüzde 4 oranında azalırken, hastaneye yatış oranları yüzde 5.5 azalmıştı.

BİN 628 SAĞLIK ÇALIŞANINDA EN YAYGIN YAN ETKİ AŞI YERİNDE KIZARIKLIK VE BAŞ AĞRISI

Türk TORAKS Derneği Üyesi Dr. Şennur Özen, sağlık çalışanları ile gerçekleştirilen “S-crnvac” anket çalışmasına dair, “Yaptığımız çalışmada aşının güvenli olduğu, yan etki profilinin büyük oranda beklenen hafif etkilerden oluştuğunu gördük” dedi ve sonuçları paylaştı:

  • Çalışmaya 1039 (yüzde 64) kadın, 589 erkek (yüzde 36) toplam 1628 sağlık çalışanı katıldı.
  • İlk doz CoronoVac aşısı sonrası 300 (yüzde 18,4), 2. doz sonrası ise 254 (yüzde 15,6) katılımcı yan etki geliştiğini bildirmiştir. Yan etkiler içinde en sık aşı yerinde kızarıklık ve ağrı, baş ağrısı, kas eklem ağrısı, çarpıntı, baş dönmesi ve uyku problemleri görülmüş ve bu yan etkiler aşılanma sonrası dönemlerde sıklık açısından değişiklik göstermiştir. Aşı yan etkileri en çok uygulamadan sonraki 24 saatte görülmüştür.

TTD II. Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Nurdan Köktürk ise sağlık çalışanları ve sağlık çalışanları yakınlarından oluşan, 2 bin 13 kişinin katıldığı  anket çalışmasının sonuçlarında CoronaVac aşısının hastalığı önlemede etkili olduğunu gösterdiğini belirtti. Dr. Köktürk, “Bu anket çalışması, CoronaVac aşısının, ağırlığı sağlık çalışanlarından oluşan bir populasyonda etkili olduğunu göstermiştir. Aşılanma COVID-19, PCR testi pozitifliğinin yüzde 12,1’den yüzde 8.8’e düşmesine neden olmuştur. Aynı şekilde hastanede tedavi gören hastaların oranı aşılanma ile yüzde 15.5’den yüzde 10’a düşmüştür” dedi.

ASCOVID çalışmasının sonuçları ise şöyle:

  • Çalışmaya 1312’si kadın, 701’i erkek toplamda 2013 kişi katılmıştır. Aşı öncesi PCR durumuna yönelik değerlendirme 2013 kişi tarafından yapılmıştır. Bu kişilerin 245’i (yüzde 12,1) aşı öncesi PCR pozitif olmuşlardır. Bu grubun 185’i (PCR pozitiflerin yüzde 75,5’i, genel popülasyonun yüzde 9,1’i) evde tedavi alırken, 38’i (yüzde 15,5) hastanede tedavi görmüştür. Aşı öncesi asemptomatik PCR pozitifliği 22 (yüzde 9) kişide görülmüştür.
  • Aşıdan sonra herhangi bir zamanda PCR pozitifliği gelişen 177 (yüzde 8,8) katılımcı vardır. Bu katılımcıların 129’unda (yüzde 72,8) PCR pozitifliği 2. doz aşıdan 21 gün sonraki dönemde gerçekleşmiştir.
  • PCR pozitifliği gelişen grubun yüzde 77.4’ünde hafif üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları gözlenirken, 18 (yüzde 10,1) kişi hastanede tedavi edilmiştir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Koronavirüs Hasta Kitapçığı

KORONAVİRÜSLER
Koronavirüslerin özellikleri nedir?
Koronavirüsler (CoV), soğuk algınlığı gibi toplumda yaygın görülen, kendi kendini sınırlayan hafif enfeksiyon tablolarından, solunum yetmezliği gibi daha ciddi enfeksiyon tablolarına neden olabilen büyük bir virüs ailesidir. Koronavirüslerin insanlarda bulunan, insandan insana kolaylıkla bulaşabilen çeşitli alt tipleri bulunmaktadır. İnsanlar arasında dolaşan bu alt türler çoğunlukla soğuk algınlığına sebep olan virüslerdir. Bununla birlikte hayvanlarda saptanan birçok koronavirüs alt türü de mevcuttur ve bu virüslerin hayvanlardan insanlara geçerek insanlarda ağır hastalık tablolarına neden olabildiği bilinmektedir.

Neden SARS-CoV-2 denilmektedir?

Koronavirüsler, Coronaviridae ailesi içinde bulunur ve akut ağır solunum yetmezliği sendromuna
(SARS) neden olan virüslere yapı olarak benzemesiyle SARS-CoV-2 olarak tanımlanmıştır.

Varyant virüs nedir?
Virüsler mutasyon (yapısal değişiklik) yoluyla sürekli değişim geçirmekte ve bu değişim sonucunda
yeni varyantların ortaya çıkması beklenmektedir. SARS-CoV-2’nin Alfa, Beta, Gama, Delta gibi
birçok varyantı saptanmıştır. Varyant virüslerin yaratmış olduğu en büyük tehlike hastalığın daha
hızlı yayılması, daha ağır seyretmesi ve bu varyantlar sayesinde aşılara direnç geliştirmesi olarak
tarif edilebilir.

SARS-CoV-2 (COVID-19 hastalığı) nasıl bulaşmaktadır?

COVID-19 hastalığı insandan insana solunum yolu damlacıklarıyla bulaşmaktadır. Virüs hasta insanlardan öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan ve havada bir süre kalan bu damlacıkların direkt solunması ya da hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile bulaşabilmektedir. Enfekte kişiden 2 m’den daha yakın olan kişilerin enfekte olma olasılığı daha yüksektir. Şikâyeti olsun veya olmasın SARS-CoV-2 taşıyan kişiler hastalığı bulaştırabilmektedir.
COVID-19 üç ana yolla bulaşmaktadır:
• Virüs taşıyan bir kişiden yayılan, virüs içeren küçük damlacıkları ve parçacıkları solumak,
• Özellikle öksürük veya hapşırma sonrası oluşan virüs içeren damlacık ve partiküllerin burna
veya ağza doğrudan gelmesi,
• Virüs bulaşmış ellerle gözlere, burna veya ağza dokunmak.

COVID-19’un bulaştırıcılık süresi kesin olarak bilinmemektedir. Şikâyetlerin 1-2 gün önce başlayıp
semptomların kaybolmasıyla sona erdiği düşünülmektedir.

Türk Toraks Derneği tarafından hazırlana kitapçığı okumak ve indirmek için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Orman Yangınları Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor? Neler yapabiliriz?

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği tarafında yazılan bilgilendirme kıymetli bilgiler içermektedir. Orman yangınlarında çevremiz ve birçok canlı zarar gördü ama asıl önemli olan bundan sonrası. Öncelikle insan sağlığı, sonrasında çevre ve hayvan dostlarımız için yapılacaklar.

Orman Yangınları 

Ülkemizde 28 Temmuz 2021’den bu yana farklı bölgelerde çıkan 187 yangından 172’si kontrol altına alındı. 15 yangını söndürme çalışmaları devam ediyor. Milas’ta Kemerköy Termik Santrali’ne ulaşan yangın kontrol altına alındı. Şu ana kadar yangınlarda 8 kişi hayatını kaybetti. Pek çok canlıyı yitirdik, orman ve tarım arazileri ile bölgedeki sera alanları küle döndü.

Orman yangını dönemini ikiye ayırmak gereklidir;

1) Yangın esnasında : Yangın esnasına profesyonel yangın söndürme ve arama kurtarma ekipleri dışındaki kişilerin yangın alanında bulunmaması önerilmektedir. Yangın sırasında açığa çıkan CO ve COgazları başta olmak üzere salınan boğucu gazlar N95-N99 ya da FFP2-FFP3 dahil olmak üzere herhangi bir solunum koruyucu ile tutulamamaktadır. Bu nedenle  mutlaka mümkünse hava beslemeli solunum koruyucular (Fotoğraf 1-Fotoğraf 2) ya da  CO  tutma özelliği olan maskeler tercih edilmelidir.  Buna göre standart bir gaz maskesi de CO ‘e karşı koruma sağlamayacaktır. (Tablo 1. Solunum koruyucu filtre türü ve koruma özellikleri )

O nedenle profesyonel olarak yangın söndürme faaliyetinde çalışmayan kişilerin herhangi bir solunum koruyucu ile yangın bölgesinde arama kurtarma ve söndürme faaliyetlerinde görev almaması önerilmektedir.

Hava beslemeli solunum koruyucu örnekleri 

                     

Tablo 1. Solunum koruyucu filtre türü ve koruma özellikleri

2)  Yangından sonraki günlerde:

Orman yangını sırasında açığa çıkan duman;  tahta ve diğer organik maddelerin yanmasından ve ince partiküllerin karışımından oluşur. Dumandan kaynaklanan en önemli sağlık tehdidi ince partiküllerdir. Bu mikroskobik partiküller akciğerlerin derinliklerine nüfuz edebilir.  Bu nedenle yangın ve sonraki günlerde özellikle kronik solunum sistemi hastalığı (astım ve KOAH başta olmak üzere), kronik kalp hastalığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar ve gebeler  gibi hassas gruplarda artmış etkilenim riski olduğu bilinmektedir.

Yüksek konsantrasyonda dumana maruz kalındığında gözde yanma, burun akıntısı, öksürük, balgam, hırıltı, nefes almakta zorluk  gibi yakınmalar yaşanabilir. Belirtilen yakınmalardan herhangi biri orta çıktığında bulunduğunuz bölgeyi acilen terk etmeniz ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız önerilmektedir.

Ülkemizde son zamanlarda yaşanan yangınlar ve ortaya çıkan hava kirleticiler sonucu gelişebilecek sağlık sorunları ile ilgili Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği olarak önerilerimiz aşağıdadır.

  1. Halk sağlığının korunması ile ilgili yangın dumanı ve sonrasında oluşan kirlilik hakkında halkın bilgilendirilmesi çok önemlidir. Maruz kalım sonucu etkilenebilecek kesimin (KOAH, astım vbkronik hastalıklar gibi..) özellikle bilgilendirilmesi ve önlem alması önermekteyiz.

Derneğimiz tarafından bu hasta grubuna yönelik oluşturulan basın bilgilendirmesine buradan ulaşabilirsiniz.

Orman yangınları ile hazırlamış olduğumuz podcast dinlemek için tıklayınız..

  1. Yangın dumanından korunmak için  yangından sonraki günlerde toz maskeleri ve cerrahi maskeler orman yangını dumanındaki ince partiküllerden akciğerlerinizi koruma için yeterli olmayacaktır. N95 veya P100 solunum maskeleri olarak bilinen partikül maskeleri kullanılmalıdır. Bu maskeleryüzünüze tam oturursa ve doğru şekilde takılırsa sizi koruyabilir. Bunlar çocuklar için önerilmez.
  2. Kuru veya yaş eşarp, atkı bandanalar  kaba partiküllerin filtrelenmesi için kullanılabilir ancak uzun süreli bir koruma sağlamaz, güvensizdir.
  3. Kapılar ve pencereler kapalıyken içeride kalmanız tavsiye edilmektedir.
  4. Dumanın içeri girmesini önlemek için klimanızı temiz hava girişi kapalı (“devridaim modu”) ile çalıştırın. Klimanız yoksa ve pencereler kapalıyken içeride kalamayacak kadar sıcaksa başka bir yere sığınmalısınız.
  5. İç ortam hava kirliliğini arttırmayın; mum yakmayın veya gaz, propan, odun sobası, aerosol spreyleri kullanmayın. Eti kızartmayın veya kavurmayın, tütün ürünleri içmeyin. Bütün bunlar iç mekanlarda hava kirliliğini artırabilir.
  6. Kauçuk tabanlı ayakkabılar, lateks ve nitril eldivenler gibi koruyucu donanımları yangın bölgesinde kullanmayınız. Bu malzemeler ısıya dayanıklı olmadığından hatta bazı durumlarda yanmayı artırdığından artmış sağlık ve güvenlik tehditi oluşturacaktır.

Solunum Maskesi (Respiratör-N95- P100 maskeler)

N95 maskeler:  Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) tarafından belirlenen bir standarttır. N95 maskeler havadaki virüs büyüklüğündeki partiküllerin en az %95’ini filtre edebilen maskeleri tanımlar ancak yağ bazlı partiküllere karşı dayanıklı değildir. P100 partikül filtreli maskeler: Havadaki partiküllerin en az %99,97’sini filtreler ve yağa karşı son derece dayanıklıdır.

Kaynaklar:

https://tr.euronews.com/2021/08/01/turkiye-de-yang-nlarda-son-durum-20-yerde-sondurme-cal-smalar-suruyor

https://www.epa.gov/pm-pollution/how-smoke-fires-can-affect-your-health

https://www.cdc.gov/niosh/npptl/topics/respirators/disp_part/N95list1.html

https://www.cdc.gov/niosh/npptl/topics/respirators/disp_part/p100list1.html

Fisk WJ, Chan WR. Effectiveness and cost of reducing particle-related mortality with particle filtration. Indoor Air. 2017 Sep;27(5):909-920

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Ramazan Bayramında Beslenme

RAMAZAN BAYRAMINDA BESLENME ÖNERİLERİ

Ramazan dolayısı ile beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler; Ramazan Bayramı’nda öğün sayısının artmasına ve daha fazla yemek yeme istediğinin oluşmasına sebep olabilmektedir.

Tekrar değişen yeme düzeni ile kişiler bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşabilirler.

Geleneksel olarak bayramda şeker, çikolata, özellikle hamur işleri (baklava, börek vb.)  gibi gıdalar kan şekerini hızla yükselten ve enerji içeriği yüksek gıdalardır.

Bayramda gün içinde besin tüketmemeye alışmışken birdenbire bu gıdaların sık ve çok tüketilmesi sindirim sistemi problemlerine ve kan şekerinin hızlı yükselmesine sebep olarak çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir.

Bu nedenle bayram süresince besin tüketimimize dikkat edilmeli, aşırıya kaçılmamalı, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalıdır.

Sağlık Bakanlığı Hal Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanana önerileri okumak için;

 

Ramazan Bayramında Beslenme

 

Ramazan Bayramında Beslenme Önerileri