Günlük arşiv 3 Ocak 2019

ileDoç. Dr. Mustafa SAYGIN

Soğuk Havalara Karşı; C Vitamini

C vitamininin Yapı ve Özellikleri

C vitamini sağlık için hayati bir vitamindir. Kemik, cilt ve kan damarlarının oluşmasına ve korunmasına yardımcı olur. L-askorbik asit, askorbik asit veya L-askorbat olarak da bilinir.

. Kemik, cilt ve kan damarlarının oluşmasına ve korunmasına yardımcı olur. L-askorbik asit, askorbik asit veya L-askorbat olarak da bilinir.

Askorbik asit, kollajenin yapısal bir bileşiği olan hidroksiprolinin oluşumundaki hidroksilasyon aşamasını hızlandıran prolin hidroksilazın aktivasyonu için gereklidir.

Askorbik asit olmadan vücudun hemen hemen bütün dokularında yapılan kollejen lifleri kusurlu ve zayıftır.

Bu nedenle, C vitamini deri altı dokusu, kıkırdak, kemik ve dişlerde liflerin büyümesi ve dayanıklılığı için gereklidir .

Suda eriyen ve kuvvetli bir indirgeyici olan C vitamini, kolayca oksitlenir. 100 oC’de özellikle, alkalik ortamda O2 ile hızla haraplanır.

Konserve besinler anaerobik olarak hazırlanmamışsa içlerinde C vit. bulunmaz.

Yemeklerin fazla kaynaması, tekrar tekrar ısıtılması, sıcakta uzun süre bırakılması C vitaminini haraplar.

Neden C vitaminine ihtiyacımız var?

C vitamini de dahil olmak üzere vitaminler organik bileşiklerdir. Organik bir bileşik canlılarda var olan ve karbon ve oksijen elementlerini içeren bileşiktir.

C vitamini suda çözünür ve vücut onu depolamaz. Yeterli C vitamini seviyesini korumak için insanlar günlük onu içeren yiyecek alımına ihtiyaç duyarlar.

C vitamini, kollajen, L-karnitin ve bazı nörotransmitterlerin üretimi de dahil olmak üzere birçok vücut fonksiyonunda önemli bir rol oynar. Proteinlerin metabolize edilmesine yardımcı olur ve antioksidan aktivitesi bazı kanser riskini azaltabilir.

Kollajen üretilmesine yardımcı olan C vitamininin, bağ dokusunun ana bileşeni ve memelilerde en bol bulunan proteindir. Kas dokusunun yüzde 1 ila 2’si kollajendir. Bu gibi lifli dokularda hayati bir bileşendir.

  • Tendonlar
  • Ligamentler
  • Cilt
  • Kornea
  • Kıkırdak
  • Kemikler
  • Bağırsak
  • Kan damarları

 C Vitamini Kaynakları

En önemli kaynaklar sırasıyla; portakal, limon, greyfurt, erik, armut ve elmadır.

Sebzelerden; karnabahar, maydanoz, lahana, domates, biber C vitamininden zengindir; salata ve mantarda da az miktarda bulunur.

Anne sütünde C vit. inek sütünden daha fazladır.

Tedavi için sentetik askorbik asit kullanılmaktadır.

Böbreküstü ve hipofiz bezlerinde, barsak çeperinde, humor aköz ve korpus vitreumda, lenste, lökositlerde yüksek; eritrosit, kaslar ve beyinde ise az miktarda bulunur.

İdrardaki askorbik asit miktarı besinlerle alınana parelel olarak değişir.

Günlük miktar

Yetişkin erkekler günde 90 miligram (mg) C vitamini tüketmeli ve kadınlar günde 75 mg tüketmelidir. Hamilelik sırasında, kadınlar emzirme döneminde günde 85 mg ve 120 mg olmalıdır.

Gelişmiş ülkelerde, çoğu insan yeterli miktarda C vitamini alır, ancak bazı grupların bundan yoksun olma olasılığı daha yüksektir.

Bu gruplar;

Sigara içenler ve pasif içiciler

Sınırlı yemek çeşitliliği olan insanlar

Buharlaştırılmış veya kaynamış süt tüketen bebekler

Malabsorpsiyonlu insanlar ve bazı kronik hastalıklar

Sigara içenler içmeyenlere göre daha düşük C vitamini seviyelerine sahiptir, çünkü kısmen oksidatif stres seviyelerine sahiptirler. Sigara içmek aynı zamanda ağız, boğaz ve akciğerlerin mukoza zarlarında iltihaplanma ve hasara neden olur.

C vitamini sağlıklı mukoza için gereklidir ve enflamasyonun azaltılmasına yardımcı olur, bu nedenle sigara içenlerin her gün ekstra 35 mg C vitamini tüketmeleri önerilmektedir

 

 

ileDr. Öğr. Üyesi Adnan KARAİBRAHİMOĞLU

Hangisi daha acı veriyor? Uçuk mu, Aft mı?

Uçuk veya Aft’dan muzdaripseniz Buyrun…

Çok fazla önemsemediğimiz ancak sürekli olarak bizi rahatsız eden küçük bir sağlık sorunumuz vardır.

Gündelik yaşam konforumuzu etkilemekte, hatta yemek yeme, konuşma veya uyku düzenimizi olumsuz etkilemektedir. Kazara dişimizin çarpması, bir darbe veya yakıcı (asitli) gıdalar nedeniyle şiddetli bir acı duyarsınız. Uçuk veya afttan bahsediyoruz.

Pek çok kişi, aft ile uçukları karıştırmaktadır ya da aynı şey olduğunu zannederler, fakat değildir.

Öncelikle, bu ağız yaraları farklı yerlerde ortaya çıkar: aftlar ağız içinde belirir. Oysa uçuk ağzımızın dış kısmında ortaya çıkar.

Aynı zamanda, aft bulaşıcı olmasa da uçuklar bulaşıcı bir virüs içerir. Birini öptüğünüzde, aynı kaptan içtiğinizde veya kaşık/çatal gibi yemek araçlarını başkaları ile paylaştığınızda uçuğun bulaşma riski vardır.

Aftların (aftöz ülser) nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte üzüntü veya stres en olası nedenidir. Diş hekimleri, ağız yaralanmalarından sonra ortaya çıktığını belirtmektedir. Örneğin, herhangi bir nedenle dudak veya dilin ısırılması, diş fırçalama esnasında fırça darbeleri veya alınan gıdalar. Limon, portakal, ananas, elma, domates ve çilek gibi asidik sebze veya meyveler, steroid olmayan ağrı kesici (NSAİ) ilaçlar aft oluşmasına neden olabilmektedir.

Aşağıdaki durumlar geliştiğinde ağzınızda aft çıkma ihtimali vardır:

  • Dilinizde küçük kabarıklar, damağınızda veya boğazınızda ağrılı bir yara (lezyon) varsa
  • Ağız iç duvarında karıncalanma veya yanma hissi varsa
  • Ağız iç duvarı veya diş etlerinde etrafı kırmızı, ortası beyaz yuvarlak kabarcık oluştuysa
  • Yüksek ateş, fiziksel yorgunluk ve şişmiş lenf bezleri varsa

Aftlar genellikle bir hafta kadar sürer ve sonrasında kendiliğinden geçer. Ancak bu sürede yemek yemeyi ve konuşmayı zorlaştırabilir. Bu nedenle, daha hızlı bir şekilde iyileşmesi için bir çare arayabilirsiniz.

İşte “ağzı günde birkaç kez yüksek oranda konsantre tuzlu su ile çalkalamak ağrıyı ve inflamasyonu azaltmada kolay ve etkili yollardan biri” olabilir.

Yarım bardak ılık suya 1 çay kaşığı tuz koyarak çözeltiyi kolayca hazırlayabilirsiniz. Ağzınızı iyice çalkalayın ve tükürün (yutmayın).

Ayrıca, ayva çekirdeklerini yarım çay bardağı su içine ıslayarak birkaç gün sonra şeffaf bir jel elde edersiniz. Bu jelin aft üzerine sürülmesinin de ağrıyı azaltarak daha kısa sürede iyileşmeyi sağladığı belirtilmektedir.

Uçuklar, tipik olarak burun altında, dudak kenarlarında veya nadiren de olsa çene bölgesinde ortaya çıkan içi sıvı dolu kabarcıklardır. Herpes simpleks virüsü tip-I (HSV)’in neden olması ile ortaya çıkar.

Genital herpes (HSV) tip-II ile ilişkili olmasına rağmen birbirlerinden farklıdırlar. Uçuk belirtileri, dudak kenarında karıncalanma ve bir süre sonra yanma hissi ile başlar. Sonrasında sıvı dolu küçük kabarcıklar belirir. Kabarcıklar bir süre sonra patlayıp dışarıya sıvı bulaştırır. Uçuk atakları belirli bir süre sonra aynı yerden tekrar çıkar. Ateş, boğaz ağrısı veya şişen lenf bezleri uçuğun diğer belirtileridir.

Uçuk yaralarınız olduğunda bardak veya tabaklarınızı başkaları ile paylaşmayın. Birisini öpmekten kaçının. Bulaşma olasılığı düşükte olsa virüsün başkalarına geçme olasılığı olduğunu unutmayın.

Stres, soğuk algınlığı, vücut direncinin düşmesi, güneş ışığına maruz kalma gibi nedenler uçukların ortaya çıkma faktörleri arasında sayılabilir. Genellikle iki haftaya kadar devam ederler. Ancak birtakım uygulamalar ile acıyı ve yanmaları azaltmanın yolları vardır:

  • Büyümeyi ve yanmayı azaltmak için uçuğa buz uygulanabilir
  • Ağrıyı azaltmak ve kabarcıklar üzerindeki kabuğu yumuşatmak için topikal bir nemlendirici ilacı kullanılabilir
  • Eczanelerden anti-viral bir uçuk kremi rahatlıkla alınabilir
  • Dudakları güneşten korumak için 30 koruma faktörlü bir koruyucu veya dudak nemlendiricisi kullanılabilir

 

Daha dingin, daha stressiz yaşam dileğiyle…