Etiket arşivi Antioksidan besinler

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Üzüm Çekirdeği-Üzüm Kabuğu

Siyah üzüm kabuğunda bulunan ‘Resveratrol’ maddesi, antikanserojen ve antioksidan olma özelliklerini taşımakta ve beyin hücrelerini korumaktadır. Üzümün çekirdeğindeki diğer bir  madde olan ‘Quersetin’ ise, kan yapımına yardımcı olmaktadır. Bu yolla damarların sağlığını da olumlu yönde etkilemektedir. Kalp ve damar sağlığı açısından üzüm ve çekirdeğini birlikte tüketmenin yararları bu iki güçlü antioksidan maddeden de faydalanılarak daha cazip hale gelmektedir. Günlük tüketmenizi tavsiye ederim. Hele ki kalp ve damar sağlığı yönünden rahatsızlıkların beslenme tarzından dolayı arttığı günümüz dünyasında.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Red Raspberry; Ahududu

Red Raspberry; ahududu yaz ve sonbahar mevsiminde kırmızı renkli ve tatlı meyveler veren bir bitki türüdür. Genelde ormanların açık verdiği yerlerde veya önceden yangın ya da ağaç kesimi ile açılan alanlarda büyür. Ahududu çiçeği, arılar için temel bir nektardır. Nemli iklime sahip bölgelerde kolayca üretilebilir ve kesilmedikçe kendiliğinden ürer. İçerisinde; B1, B2, B3, B5, B6, B9, E, C ve K vitaminleri, Kolin, Kalsiyum, Demir, Magnezyum, Manganez, Fosfor, Potasyum, Çinko bulunur. Vahşi ahududunun faydaları ise;  • Kan yapar. • Kadınlarda oluşan beyaz akıntıyı kesebilmektedir. • Kadınlarda adet dönemini düzene sokabilme özelliğine sahiptir. • Bu meyve, özellikle doğum yapmak üzere olan hamile kadınlarda oldukça faydalıdır. Doğum sancılarını azaltmada yardımcı olmaktadır. Yine doğum olayını kolaylaştırma etkisi de bulunmaktadır. Ahududu, doğum yapacak olan kadınlarda rahim kasılmalarının düzeltilmesinde oldukça etkilidir. • Mevcut kanı temizler. • Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. • Terletir ve idrar söktürür. • Kabızlığı giderir. • Vücuda dinçlik verir. • Ateş düşürücü etkisi nedeniyle ateşli hastalıklarda faydalıdır. • Romatizma, nıkris, kansızlık ve verem hastalıklarına karşı yararlıdır. • Dokuları sıkılaştırıcı ve güçlendirici etkisi vardır.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Tanrıların meyvesi; Mangosten

Dışımor içi beyaz renkte olan tanrıların meyvesi Mangosten  şifa deposu olarak bilinmektedir. Mandalina gibi dilimleri olan Mongosten meyvesi tropikal bir besindir. Endonezya mutfağında bolca tüketilen Mangosten meyvesi meyvelerin kraliçesi de olarak da biliniyor. Zararlı kanser hücrelerinin büyümesini engellemeye yardımcı, siyatik ağrılarını azaltmada önemli bir meyve. Mangosten meyvesinin anavatanı Malaya ve Sunda adalarıdır. Güney Asya kökenli bir meyve olan Mangosten, meyvelerin kraliçesi olarak adlandırılır.Ultra tropikal bir meyve olduğu için dünyada sınırlı sayıda ülkede yetiştirilir. Bu ülkeler Tayland, Malezya, Filipinler, Brezilya v eHindistandır. Sağlığa Faydaları  İçeriğinde bulunan Xanthone ‘ un (Çok güçlü bir antioksidan) bağışıklık sistemini güçlendirmesi bakımından C ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu düşünülmektedir. Bu antioksidanlar; Vücuttaki hücreleri onarmasının yanında beyin, kalp ve ciğer gibi organların da düzenli çalışması yönünden de çok faydalıdır. Kanseri önleyici etkisi olduğu düşünüldüğünden dolayı son zamanlarda hakkında birçok bilimsel araştırma yapılmaya başlanmıştır ve çalışmaların birçoğundan , insan sağlığına sanılandan  daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Güney Asya’da sivilce gibi birçok cilt probleminde kullanılmaktadır. Alerji ve astımdan kurtulmaya yardımcı olduğu da görülmüştür. Hala araştırmalar sürmekte ve bu etkilerinin tıbbi olarak kanıtlanmaya ihtiyacı vardır. Fakat gerçek olan tek şey inanılmaz derecede yüksek bir antioksidan içeriğinin oluşudur. İçerdiği Demir sayesinde daha güçlü bir bünye sağlar. Özünde yer alan Fosfor sayesinde de doku tamirlerinde, büyüme için gerekli olan protein sentezinde, karbonhidrat ve yağların vücut tarafından kullanılmasında etkisi bulunmaktadır. C, B1, B2,Kalsiyum, Fosfor, Demir ve Karbonhidrat açısından zengin değerlere sahip bir meyvedir. Tiamin, niasin, folat gibi B grubu vitaminlerden zengin olan mangosten, vücudun karbonhidrat, protein ve yağ gibi besin ögelerini metabolize etmesine yardımcı olur. Faydalarına baktığımızda İyi miktarda bakır, mangan, magnezyum gibi mineralleri de içeren bu harika meyve, felç ve koroner kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. Lezzetine hayran kalacağınız bu tropik meyvenin bir diğer özelliği ise kırmızı kan hücrelerinin oluşumunu destekleyerek vücudu anemiye karşı koruması.Kan damarlarını da genişleterek kan akışını arttıran bu benzersiz meyve sizi; ateroskleroz, yüksek kolesterol, kalp sıkışması, göğüs ağrısı gibi hastalıklara karşı korumaya da yardımcıdır. Çalışmalar düzenli olan mangosten tüketen kişilerin total kolesterollerinin ve trigliserit seviyelerinin önemli ölçüde düştüğünü gösteriyor. Mangostenin bir diğer yararı ise zararlı kanser hücrelerinin büyümesinin engellenmesinde yardımcı olmasıdır. Antioksidanlardan oldukça zengin olması sebebiyle yaşlanma karşıtı etkiye de sahip olan mangostenin bu özelliği, DNA’yı hasarlara veya olası mutasyonlara karşı korumada da etkili. Siyatik ağrılarından muzdaripseniz ve bu durum ilaçla kontrol edemediğiniz bir hale geldiyse mongosten size deva olabilir. Anti-enflamatuar özellikler içeren bu meyveyi düzenli olarak günde 2-3 kez tüketmeniz ağrılarınızı gidermenizde size yardımcı olacaktır. Mangostenin hamile veya hamile kalmak isteyen kadınlar üzerinde de oldukça fazla yararı mevcut. İçerdiği folat, doğum kusurlarını engellemede yardımcı olurken manganez ise annenin veya bebeğin vücudundaki hücrelerin hasar görmesini engelliyor. Özellikle hamilelikte oldukça sık görülen kabızlık sorununa da çare olan bu harika meyve, preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) gibi hastalıkların semptomlarının azaltılmasında veya önlenmesinde de oldukça etkili. İçeriği oldukça zengin mangostenin, alzheimer hastalığına da iyi geldiği bilinmektedir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Aronia Meyvesi; Antikanserojen

Aronia meyvesine Amerika’da birçok hastalığa iyi geldiği için ”süper meyve” adı verilmiştir. Rusya’da da tıbbi meyve olarak kullanılır. Besin açısından çok zengin olan aronia meyvesinin bünyesinde sakkaritler, kaliteli şeker, selüloz, pektin, organik asitler ve antosiyanin bulunur. Aronia meyvesi ayrıca bakır, bor, iyot,kalsiyum, demir,mangan, molibden, kobalt, potasyum ile C, B2, B6, E vitaminleri ve A provitamini açısından zengindir. Bunlara dışında ve en önemli olarak aronia meyvesinde antosiyanin ile proantosiyanin bulunur. Bu maddeler en çok aronia meyvesi kabuğunda ve kabuğunun hemen altında bulunur. Aronia Meyvesinin Faydaları Aronia meyvesi içindeki antosiyanin; aktif olmayan karaciğer, kronik iltihaplar, kardiyovasküler hastalıklar,kronik iltihaplar, mide rahatsızlıkları  ve göz iltihabı gibi hastalıkları engeller. Aronia meyvesi faydaları arasında en çok dikkat çekici olanı kanserli hücreler üzerindeki etkisidir. Kanserli hastalardaki aronia faydalarının keşfedilmesi ile birçok ülkede aronia meyvesini tedavi amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Aronia meyvesi bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden dolayı iyi bir besin olurken aynı zamanda sporcular,çocuklar ve hastalar için de iyi bir ilaç olarak kabul edilmektedir. Aronia meyvesi, yüksek aktivitesi nedeniyle Rusya’da tıbbi bitki olarak kabul ediliyor. Aronia meyvesi soğuk algınlığı,mide hastalıkları, bağırsak, karaciğer, ve safra kesesi dahil olmak üzere çeşitli hastalıkların ve radyasyon zehirlenmesinin tedavisinde kullanılıyor. Aronia meyvesi doğadaki en güçlü antioksidan maddelerden biri, bitkinin içerdiği mineral ve vitaminlerin yanı sıra birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi mevcuttur. Bu meyve ile ilgili geçen 10 yıl içerisinde 13 önemli klinik çalışma yapılmıştır. Bu 13 çalışmanın 5 tanesi metabolik sendrom üzerine 3 tanesi diyabet, hipertansiyon üzerinedir. Polonya’da yapılan bir çalışmada antioksidan etkisi nedeniyle kan hücreleri üzerindeki koruyucu özeliği ortaya konulmuştur. Yine İngiltere’de yapılan bir çalışmada beyin tümörlü hücre kültürlerinde oldukça yararlı etkileri saptanmıştır. Aronia meyvesinin tıpta ilk ilgi çekici özelliği güçlü derecede iltihap giderici etkisi olmasıdır. Karaciğer koruyucu etkisi görülmüştür. Şeker hastalığına ve kan yağ tablosu üzerine olumlu etkileri yine tıp açısından önemlidir. Mide ülseri üzerine koruyucu etkileri vardır. İçeriğindeki antosiyaninler aynı zamanda meyveye rengini verir ve tıptaki birçok etkisinde sorumlu tutulmaktadır. Aronia meyvesi gripten korunmak amacıyla ve grip olduğumuzda bol miktarda tüketilmesi gerekli bir meyvedir. Ayrıca, karaciğer sağılığı açısından tüm antioksidan besinler gibi son derece önemlidir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Maqui Berry

Maqui berry, yakın zamanda adını çok daha çok duyacağımıza inandığım yeni mükemmel  meyvelerden birisidir. Farkındaysanız, süper besinlerin birçoğu Güney Amerika ülkelerinden çıkmaktadır. Bunun, teknolojinin daha az olduğu ülkelerin yapay olmayan florasının korunması ile birebir ilişkili sanırım. Maqui berry Şili ve Arjantin’in Patagonya bölgesinde çalımsı maqui bitkisinin bezelye tanesi büyüklüğündeki patlıcan moru rengindeki meyveleridir. Güney Şili’de yaşayan Mapuche Kızılderililerinin gıda kaynağıdır. Mapuche Kızılderilileri bölgenin en uzun ömürlü insanları olarak dikkat çekmektedir. Ayrıca yaygın en yüksek antioksidan kapasite bulunan meyve ve sebzelere göre %150 daha çok polifenoller içermektedir. Vitamin olarak; A ve C vitaminlerini içermektedir. Mineral olarak; Kalsiyum, Demir,Bakır , Magnezyum, Fosfor, Potasyum, Sodyum, Çinko bulunmaktadır. Maqui bery’nin sağlık üzerindeki etkileri 1.Antioksidan aktivite: Maqui berry, çok yüksek antioksidan aktiviteye sahip olan morpigmentler (antosiyaninler) açısından çok zengindir. Bu mor pigmentler en fazla yaban mersininde var diye bilinse de maqui berry yaban mersinine göre 15 kat daha zengindir. Maqui berry, polifenoller açısından çok zengin olup en yakın rakibi olan meyvelerden kat kat zengindir. 2. Kanser: Kanseri önlemek veya kanser tedavisi esnasında (kemotarepi) immun sistemin güçlü olması gerekmektedir. Sağlıklı, aktif bir immün sistem için besinlerden yeterince antioksidan almamız çok mühimdir ve maqui berry çok doğal bir kaynaktır. Maqui berry bileşenlerinin %36’sı diyet liflerinden oluşur. Maqui beryy, dünyadaki en zengin antosiyanin kaynağıdır. Antosiyaninler, kolonlarda oluşabilecek kanser hücrelerini engellediği gibi, oluşmuş kanser hücrelerinin büyümesini de engeller. Dünyanın bu en fazla antioksidan bulunan meyvesi ileride tüm kanser tedavileri için umut olabilir. 3. Diyabet ve kilo kontrolü: Çağımızın en fazla konuşulan rahatsızlığı obezite, tüm gelişmiş toplumların ironik bir sağlık problemi olmaya devam etmektedir. Fiziksel görünümü bozmasının yanı sıra, öncelikli diyabet, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıklara da davetiye çıkarmaktadır. Maqui berry minimal ölçüde şeker içermekte olup tüketildiğinde insülin salgılanmasını sağlar. İnsülin, kandaki şekerin kandan ayrılarak hücre içine girmesini sağlar.Böylelikle kandaki şeker düzeyi de denetim altında tutulmuş olur. Ayrıca yemek sırasında ve hemen daha sonra maqui berry tüketmek kan şekerini denetim altına alarak yeni yağ hücrelerinin oluşumunu önleyecektir. 4. Göz sağlığı: Yüksek antioksidan bulunan besinler göz sağlığımız için çok mühimdir. Antioksidanlar yaşlanmayı yavaşlattığı için, bilhassa yaşlılığa bağlı leke ve katarakt gibi rahatsızlıklara karşı yeterince tüketilmelidir. 2014 yılında 13 kişi üzerinde yapılan ufak bir araştırmada, göz kuruluğu yaşayan gönüllülere 60 gün süresince maqui berry verilmiştir. 30 gün sonunda gönüllülerde göz kuruluğu problemi ortadan kalkmış, 60. günün sonunda ise göz sıvısı mikarında artış olmuştır. Bunun yanı sıra, görüş niteliği de artmıştır. 5. Cilt sağlığı : Antioksidanlar yaşlanmayı geciktirdiği için cilt sağlığımız yönünden çok mühimdir. Ayrıca cildin yaşlanmamasının önüne geçmek için en sağlıklı takviyelerden birisidir. Kırışıklık, cilt sarkması ve cilt lekeleri,yaşlanmış cilt hücrelerinin eseridir. Maqui berry’nin bolca tüketildiği ana vatanında yerel halkta cilt kanseri vakalarının dünya ortalamasının son derece altındadır. Ayrıca güneşlenmeyi sevenler için güneşin zararlı faktörlerinden koruma hedefiyle maqui berry kullanılması çok akılcı bir yol olacaktır. 6. Kolesterol, kalp ve damar sağlığı: Maqui berry’nin diğer bir sağlık faydayı da koroner rahatsızlıklara karşı koruyucu olmasıdır. Maqui berry’nin bileşenlerinde bulunan etkili antioksidanlar kan içindeki kolesterol oksidasyonu sürecini azaltarak damar sağlığımıza destek olur. Bu sayede, yüksek kolesterolden ötürü yaşanan damar tıkanıklığı, damar sertleşmesi ve dünyadaki en bilinen ölüm sebebi olan kalp krizi gibi önemli sağlık sıkıntılarının önüne geçmemize destek olabilir. 7. Romatoid artrit ve fibromiyalji: SAntioksaidan maddelerin en önemli etkilerinden biri de vücutta iltihabı engellemesidir. Başta iltihaplı eklem Romatizması hastaları olmak suretiyle tüm artrit hastalarının maqui berry kullandıklarında harika neticeler alınmış ve hastaların beslenme listelerindeciddi bir yeresahip olmuştur. Özellikle maqui berry çok iyi bir antienflamatuvar ve ağrı kesici benzeri göstermiştir. Bu nedenden ötürü artrit ve fibromiyalji hastalarının ağrılarını dindirmeye, esneklik ve hareket kabiliyetinin artmasına yapay olmayan yolla destek olabilmektedir. 8. Detoks: Maqui berry, diyet lifleri konusu ile ilgili en zengin süper besinlerden biridir. 100 gramında bulunan 36 gr suda çözülen ve çözülmeyen lifler bağırsak hareketlerini düzenler. Bağırsaklarda sindirilmiş besinlerin gerekenden fazla durması birçok sağlık sorununa neden olabilmektedir. Bu denli bol diyetlifi bulunan bir mükemmel gıda her gün tuvalete çıkmayı sağlar, bağırsaklarda yaşayan yararlı bakterilerin çoğalmasına katkı olarak toksinlerden görülecek zararı en aza indirger. Özellikle yüksek antioksidan kapasite dışarıdan almış olduğumuz toksinlerin ve serbest radikallerin hayati organlarımıza vermiş olduğu hasarı önler ve onarır.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Acai Berry; Acai Üzümü

Acai Berry; Acai Üzümü yüzyıllar öncesinde Brezilya’nın yerli halkı tarafından gıda olarak tüketilmeye başlanan ve daha sonraları sayısız faydasının olduğu görülerek çeşitli hastalıkların ve rahatsızlıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Brezilya yerli halkı tarafından geleneksel tıp alanında; ishal tedavisinde, yüksek ateşli hastalıklarda ateşin düşürülmesinde, yüksek kanamaların durdurulmasında, ülser tedavisinde, parazit  enfeksiyonlarının önlenmesinde kullanılagelmiştir.  Acai üzümünün bilimsel olarak kanıtlanmış en önemli faydaları şunlardır: Antioksidan Özellik Acaiüzümü meyveler arasında kuşburnu ile birikte en yüksek ORAC değerine yaniantioksidan kapasitesine sahip meyvedir. Acai üzümünün ORAC değeri 99.700,Kuşburnu’nun ORAC değeri 96.150’dir. Bu iki meyveyi takip eden ve en yükseküçüncü ORAC değerine sahip meyve Siyah Ahududu’dur ve ORAC değeri yalnızca 19.220’dir. ORAC değerleri göz önüne alındığında Acai üzümü ve Kuşburnu diğer meyveler ile mukayese edilemeyecek kadar yüksek antioksidan madde kapasitesine sahiptir. Antioksidan özelliğinin yüksek olması; soğuk algınlığından kansere kadar birçok hastalığın önlenmesinde ve karaciğer sağlığının korunmasında çok büyük destekçi ve yardımcı anlamına gelmektedir.  Başka bir ifade ile vücudumuza detoks yapmamıza imkan sağlayan besinlerdir ve Acai üzümü en iyi detoks yapma imkanı sağlayan meyvedir. Kalp ve Damar Sağlığını Korur Acai üzümü içeriğinde bulunan antioksidan maddeler (antosiyaninler, flavonoidler vd.) sayesinde damar çeperlerinde meydana gelen tıkanıkların ve kanın pıhtılaşmasının önlenmesinde oldukça etkilidir. Damar sağlığı üzerine göstermiş olduğu bu olumlu etki ile kalbin sağlıklı bir şekilde tüm vücuda kan pompalamasına yardımcı olurken kalp ritminin ve kalp kapakçıklarının da korunmasına büyük yardımcıdır. Kilo Vermeye Yardımcıdır, Obeziteyi Önler Yapılan bilimsel çalışmalarda, metabolik bozuklukları nedeniyle kilo almaya eğilimli kişilerin düzenli şekilde Acai üzümü tüketmesi durumunda, Acai üzümünün metabolik bozuklukların düzeltilmesine yardımcı olduğu ve kilo almayayatkınlığı ve obezite riskini düşürdüğü görülmüştür. Acai üzümü yüksek lif içeriğine sahiptir. Yüksek lif içerikli gıdaların sindirimi barsaklarda uzun sürdükleri için tokluk hissi verirler. Böylece sık yemek yeme alışkanlığının önüne geçilebilmektedir. Bu özelliği nedeniyle de son yıllarda dünyada kilo vermek isteyen kişiler arasında oldukça popüler bir gıda maddesi olmuştur. Kanseri Önler Acai üzümü birçok bilimsel araştırmaya konu olmuş bir meyvedir. Bu araştımalar arasında kanser de bulunmaktadır. Deney hayvanları üzerinde yapılan araştırmalarda Acai üzümünün mesane kanserine neden olan kanserli hücrelerin gelişimini engellediği ispatlanmıştır. Kanserli hücrelerin gelişimini büyük bir olasılıkla yüksek antioksidan özelliği sayesinde gerçekleştirdiği düşünülmektedir. Mesane kanserinin yanı sıra yüksek antioksidan kapasitesi ve yüksek lif içeriği ile kolon kanserinin ve löseminin önlenmesinde de etkilidir. 2006 yılında Florida Üniversitesinde Acai üzümü ektraktı ile yapılan bir çalışmada içerisinde bulunan antioksidan maddelerin (C3G) lösemili hücrelerin apoptotik ölümünü tetiklediği görülmüştür. Enerji Verici Özelliği  Acai üzümü,yapısında bulunan antioksidan maddeler (antosiyaninler, flavonoidler vd.) sayesinde birçok enerji içeceklerinin vücudumuzda yaratmış olduğu etkiden çok daha iyisini ve daha sağlıklısını tek başına sağlayabilmektedir. Acai üzümü vücuda enerji sağlamasına karşın şeker oranı düşük bir gıda maddesidir ve vücuda vermiş olduğu enerji şekerden gelmez. Kalbin, vücudun tamamına sağlıklı ve düzenli bir şekilde kan pompalamasına yardımcı olan Acai üzümü vücudun tüm hücrelerinin zararlı toksin maddelerden temizlenmesinde etkin rol oynar.Böylece vücut yorgunluğunun giderilmesine, bireyin yorgunluk halinin ortadan kalkmasına ve bireyin kendini daha enerjik hissetmesine neden olur. Cinsel Performansı Arttırır Acaiüzümü yüksek antioksidan içeriği ile damar sağlığını korurken, kalbin de sağlıklı bir şekilde kan pompalamasına dolayısıyla erkek bireylerde ereksiyon bozukluğunun (empotans) düzeltilmesine yardımcı olmaktadır. Acai üzümünün vücuda sağlamış olduğu doğal enerji de cinsel performansın artmasına ve uzamasına olanak sağlamaktadır. Acai üzümü İçeriğinde bulunan E vitamini ile erkek bireylerde sperm kalitesinin yükselmesine, hem erkek bireylerde hem de kadın bireylerde kısırlığın önlenmesine ve doğurganlığın artmasına yardımcı olur. Soğuk algınlığı, Grip, Nezle için bir kalkan Acai üzümü yüksek antioksidan madde kapasitesi ile bağışıklık sisteminin güçlenmesine ciddi katkı sağlamaktadır. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi ile özellikle kış aylarında ortaya çıkan solunum yolu rahatsızlıklarının önlenmesinde Acai üzümü oldukça etkilidir. Soğuk algınlıkların hafif atlatılmasına ve bu hastalıklardan dolayı boğazda ve akciğerlerde oluşabilecek hasarın en aza indirilmesinde oldukça etkilidir. Hücre metabolizmasını güçlendirerek yaşlanmayı geciktirir Acai üzümü yapısında bulunan antioksidanlar vücudumuzun yapı taşları olan hücrelerin genel sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine yardımcı olur. Hücre yapısının içine giren toksik maddelerin hücreden atılmasını sağlar. Kalbin vücudun tamamına sağlıklı bir şekilde kan pompalanmasına yardımcı olan Acai üzümü böylece tüm hücrelerin sağlıklı bir şekilde oksijen temin etmesine de yardımcı olur. Vücut hücrelerimizin sağlıklı bir şekilde oksijen tedarik edebilmesi ve yapısına giren toksik maddelerin hücre dışına düzenli bir şekilde atılması hücrelerin daha uzun yaşamasına ve hücrelerin kendini sağlıklı bir şekilde yenilemesine olanak sağlar. Bu özelliği ile Acai üzümü yaşlanma karşıtı harika bir meyvedir. Hücre Genetiği İnsanoğlunun soyunu sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmesi için kalıtımsal yapı taşı olan DNA’nın nesiller boyunca korunması gerekmektedir. Mutasyon, DNA üzerinde meydana gelen genetik değişiklikler için kullanılan bir terimdir. İnsan DNA’sı değiştirmeye yani mutasyona uğratmaya yatkın maddelerden bazıları radyasyon(ağır metaller), serbest radikaller, UV ışınlarıdır. Mutasyona sebep olan bu maddelerle mücadele edebilen nadide maddelerden biri antosiyoninlerdir. Bilim adamları tarafından bugüne kadar tespit edilebilen 600 çeşit antosiyanin bulunmaktadır. Bu antosiyaninler arasında ki en önemli DNA koruyucu ise C3G (Cyanidin 3-Glucoside) antosiyaninidir.  C3G aynı zamanda bir antioksidan maddedir ve genel olarak mor, kırmızı, pembe renkli meyvelerde ve gıdalarda bulunur. Yapılan son araştırmalarda Acai üzümünün en yüksek C3G antosiyonin içeren gıda maddesi olduğu tespit edilmiştir. Alerjik durumlarda koruyucudur Japon bilim adamları tarafından 2011 yılında yapılan bir bilimsel çalışmada Acai üzümünün, İmmunoglobulin E (IgE) antikorunun sebep olduğu alerjik reaksiyonları önleyebilme kapasitesinin olduğu ispatlanmıştır. Acai üzümü gıda alerjisini tedavi etmek için kullanılabilecek çok özel bir gıda maddesi olabilir. Kolesterolü Düşürür  Acai üzümü Omega-3 yağ asidi içeren tek meyve olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır. Omega-3 doymamış bir yağ asididir ve kalp ve damar sağlığının korunması için çok önemlidir. Acai üzümünün düzenli tüketimi ile kandaki kolesterol seviyeside düzenli bir seviyeye inecektir. Cilt Sağlığı  Acai üzümünün yüksek antioksidan içeriği son yıllarda kozmetik sektörü tarafından da fark edilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır. Yüksek antioksidan içeriği ile Acai üzümü cildin ve cilt hücrelerinin sağlığının gelişimine katkı sağlar ve hücrelerin dolayısıyla cildin geç yaşlanmasına katkıda bulunur.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Acai Berry; Acai üzümü

Acai Berry-Acai Üzümü (Euterpe oleracea) Euterpe familyasından, geniş ve büyük üzüm salkımları şeklinde yaban mersinine benzeyen, mor renkli meyveler veren bir tür palmiye ağacıdır. Acai üzümü Güney Amerika kıtasına özgü tropikal iklimlerde yetişen, son yıllarda tanınmaya ve popüler olmaya başlayan bir meyvedir. Henüz yeni yeni tanınmasının en büyük  nedeni bu ağacın Brezilya’nın kuzey bölgelerinde ve özellikle Amazon nehri ve diğer nehirlerin kıyılarında doğal olarak yetişmesidir. Brezilya’nın bu bölgelerinde yaşayan yerli halk tarafından çeşitli hastalıkların tedavisinde yüzyıllar öncesinden beri kullanılmakta olan Acai Üzümü adını da yerli halkın söylediği şekliyle dünyaya duyurmuştur. Acai üzümü, Kuşburnu ile birlikte en yüksek antioksidan içeriğine sahip  meyvedir. Yüksek antioksidan kapasitesi, diğer meyvelere oranla yüksek lif, düşük şeker ve düşük asit içeriği, doymamış yağ asidi içeriği (Omega 3), yüksek C vitamini içeriği, yüksek antosiyanin içeriği ile insan sağlığına sağlamış olduğu sayısız destek ve fayda nedeniyle bilimsel olarak “Süper Gıda” olarak kabul edilmiştir.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Mor ve Minnak-2

       Yaban Mersininin Faydaları Mor ve bücürün yaptıklarını duyunca hemen sofralarınıza baş köşeye davet edeceksiniz        Güçlü Antioksidandır Serbest radikallerin hücrelere zarar vermesini engellemek için antioksidana ihtiyaç vardır. Yaban Mersini Minnak olsa da en yoğun antioksidan konsantrasyonuna sahiptir. Antioksidan bakımından son derecezengin olan yaban mersini, tüm vücutta detoks etkisi yaratıyor. Hastalık oluşumuve vücutta yaşlanmayı tetikleyen serbest radikalleri süpürür. Meyveye mavi/morrengi veren antosiyanin pigmentinden zengindir. C, E ve A vitamini, B kompleksvitaminler, bakır, selenyum, çinko, demir, manganez içeriği ile bağışıklığı yükselterek, enfeksiyonlara karşı korur.             Kalp ve Damarlarımızı Korur Varislere bağlı şişlik, kaşıntı ve ağrıyı giderdiği son yapılan çalışmalar göstermektedir. Kan basıncını ve sıvı seviyesini dengeler. Dolaşımı rahatlatır hücrelerin oksijenlenmesini sağlar. Tüm bunları yaparken kandaki yağ oranının da dengelenmesine yardımcı olan yaban mersini, damarların tıkanmasını önler. birlikte Ayrıca içeriğinde bulunan flavonoidler sayesinde kan basıncı dengelenir ve kalp fonksiyonları istenen düzeyde çalışır. Bununla Kalp krizi riski de azalır.Potasyum ve magnezyum içerdiği için de ve kalp rahatsızlığı riskini azaltmaya yardımcıdır. Yaban mersini vücuttaki eNOS enzimi seviyesini yükselterek kalbi korur ve kötü kolesterolün yükselmesini engelleyerek kalbin ve damarların fazladan yorulmasını yıpranmasını engeller.

Uzm. Dr. Selçuk YAŞAR

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Neden Besin Desteği Kullanmalıyız

Besin Destekleri ve Önemi

Özellikle son 50 yıl içerisinde endüstriyel tarım ve hayvancılık yaygınlaşmıştır ayrıca büyük şehirlerde yaşayan nüfusun artması nedeniyle gıdaların taşınma, depolanma ve saklanma süreleri çeşitli nedenler ile uzamaktadır.

Merada serbest olarak beslenen hayvanlar ve doğal gübreleme yöntemleri kullanılarak zenginleştirilmiş topraklarda geleneksel tohumlar ile yapılan doğal tarım oransal olarak çok azalmıştır.

Ayrıca birçok ürün henüz tam olgunlaşmadan toplanıp depolanmaktadır.

Tüm bunların neticesinde tükettiğimiz gıdalarda bulunması gereken vitamin, mineral, antioksidanlar ve omega 3 gibi sağlığımız için elzem olan mikrobesinler yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Bu mikrobesinlerin eksiklikleri kronik dönemde birçok hastalıklar açısından risk oluşturmakta ve toplumda artan hastalıkların önemli bir kısmında da rol oynamaktadır.

Besin destekleri, gıdalarınızda zaten var olması gereken ancak gıdalardaki endüstrileşme nedeni ile ne yazık ki yeterli miktarda bulunmayan bu mikrobesinleri sadece doğal kaynakları kullanarak en sağlıklı şekilde size sunmaktadır.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Antioksidan Besinler

Elimizi uzattığımızda antioksidan içeriği yüksek o kadar besin var ki? Bunları bilirsek ve tercihimizi onlardan yana kullanırsak, vücudumuzun savunmasına en büyük katkıyı yapmış oluruz, bir de vücutta karanlığın gücü olarak ifade edilen ve endojen en güçlü antioksidan hormon olan Melatonini de sağlıklı bir uyku ile yeteri kadar salınmasını sağlarsak ve de egzersizle de bunu desteklersek hastalıklar bizden korksun. O zaman yaşam konforumuzu arttırmak için bunların gücünden faydalanalım, hadi yapalım.