Günlük arşiv 12 Kasım 2018

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Yaşam Tarzımız ve Sağlık

Yaşam Tarzımız ve Sağlık

Yaşam tarzımız direk sağlığımız ve yaşam kalitemizi etkileyecektir. Bunun için bazı önerilerim olacak.

1. Zaman yönetimi

Zamanı yönetmek ve etkin bir şekilde kullanmak sağlıklı bir yaşam tarzına ulaşmak isteyenlerin yapması gereken en önemli şeylerdendir. Günlük rutininizde yapacağınız küçük dokunuşlarla daha düzenli bir hayata ve bu saye de sağlıklı bir hayata da kavuşmanız mümkün.İnsanoğlu için yeryüzündeki en önemli kavramlardan birisi olan ve kesinlikle bedelini ödeyemediği bir kavramdır zaman. Bize günlük 24 altın (24 saat) veriliyor ve ertesi güne de aktaramıyoruz. Sadece yatırım yapma şansımız ve bunu da belirleyen tercihlerimiz.

2. Günlük en az 10000 adım

Metabolizmanızı aktive etmek ve günlük kalori dengenizi sağlamak için ihtiyacınız olan şeylerden biride günlük düzenli egzersiz yapmak. Bunu hayatınıza yerleştirmeniz ve yaşam tarzınız haline gelmesi gerekmekte. Sonuçta bedene hükmeden beyin olduğu için burada ilk adım karar vermekten geçiyor. Kişinin kendi sağlığı ve yaşam kalitesi için yapması gerektiğine kendini ikan etmesi gerekiyor. Sonrası zaten gelecektir.

3. Egzersiz sonrası ne yapalım

Egzersiz öncesi vesonrası tükettiğimiz besinler egzersizin vücudumuz için ne kadar yararlı olacağını belirleyecektir. Sanırım hiç kimse dolu bir mide ile bunu yapmaz.Peki sonrası ne olacak. Spor sonrası beyinden salınan endorfin ağrılarımızı azaltarak serotoninle mutlu oluruz. Tabi bu iyilik hali ve kas yorgunluğu ile ulaşabildiğimiz ne varsa her şeyi tüketiriz. Egzersiz sonrası en iyisi bu tepkiden uzak durmak ama nasıl. Burada şunu düşünebilirsiniz 1 saat koşunca yaklaşık 500 Cal harcarsınız ve yediğiniz 1 porsiyon tatlıda hemen hemen buna denk gelir. O zaman 1 porsiyon tatlıdan aldığınız kalori için 1 saat koşmanız gerekiyor.

4. Hedefe odaklanmak

Hayatta herkesin gerçekleştirmek istediği rüyaları vardır. Sanırım çoğu zaman hedefe giden yolda takılıp kalıyoruz ve mola vermek için bir istasyonda dinleniyoruz. Ve sonrasında ise çoğumuz devam edemiyor. En önemli sebep ise hedefimize ulaşamayacağımızı kabullenip geldiğimiz yerde kalmak ve durumu kabullenmek. Hâlbuki mükemmeliyetçi olmasak hayatımızda her zaman bir B planı olsa sanırım daha rahat ederiz. Bazende hedefi parçalara bölüp adım adım yaklaşabiliriz. Bu sayede de hayatta mutlu olabilir ve çağımızın hastalığı depresyondan uzak durabiliriz.

5.  Enerjisi olumlu olan insanlarla birlikte olun

Özellikle sağlık yaşam tarzı için hem emosyonel hem de fiziksel açıdan önemli bir kavram. Hayata baktığı pencerenin pozitif olduğu ve her olumsuz durumdan olumlu bir yan çıkarabilecek birileri yanınızda olsa nasıl olur. Ya da biraz sohbet ettiğiniz de herşeyinizi kaybetmiş gibi hissettiren biri. Tercih sizin ve bu tercihiniz yaşama bakış açınızı belirleyecektir. Hayattan ve hayata baktığınız pencereden sürekli her konuda şikayetler  Hayattan ve hayata baktığınız pencereden sürekli her konuda şikayetler yükseliyorsa biraz işiniz zor. Bu durumda yalnız kalmanız muhtemel, Çözüm çok basit hayata baktığınız gözlüğünüzü yenisi ile değiştirin. Alışkanlıklardan vazgeçmek çoğu zaman zordur ama imkansız değildir.

6. Geçmişe bakıp, geleceğe yelken açın

Hayatta her zaman her davranışımızda doğruyu yakalamıyoruz. Ama hayat sanırım inişli ve çıkışlı hali ile güzel. Önemli olan hatalarımıza takılmadan onlardan aldığımız güç ile geleceğe yönelik daha sağlam adımlar atmak. Bu şekilde yaşam kalitenizi arttırabilirsiniz.

7. Farklı gıdalar tüketin

Hayatımıza farklı besinleri ve damak tatlarını sokmamız gerekmekte. Bunun için günlük beslenme tarzımızda ufak değişiklikler yaparak çeşitlendirmemiz ve karbonhidrat ağırlıklı yaşamdan kurtulmamız gerekiyor. Protein ve en önemlisi de sebze ve meyvelerde bulunan diyetimizde bulunması gereken vitamin ve mineraller. Ancak bu şekilde sağlıklı bir yaşam ve yaşam tarzına sahip olabiliriz

8. Erteleme hastalığı

Şimdi başlayın ve ertelemeyin. Bunu kendimize slogan haline getirmemiz gerekiyor. Günümüz dünyasında bizi asıl hedeflerimizden uzaklaştıran o kadar malayani meşgaleler var ki. Bunlarda maalesef asıl hedeften alıkoyarak odak noktamızı dağıtıyor. Ve sonrası ise erteleme ve bir noktadan sonra bu bir hastalık haline geliyor. Her şeyin zamanında yapılması gerekiyor. Ertele ertele nereye kadar. Sanırım sonu yok.

Karar verin başlayın ve kendi hayatınıza bir dokunuş yapın.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Acai Berry; Acai üzümü

Acai Berry-Acai Üzümü (Euterpe oleracea) Euterpe familyasından, geniş ve büyük üzüm salkımları şeklinde yaban mersinine benzeyen, mor renkli meyveler veren bir tür palmiye ağacıdır. Acai üzümü Güney Amerika kıtasına özgü tropikal iklimlerde yetişen, son yıllarda tanınmaya ve popüler olmaya başlayan bir meyvedir. Henüz yeni yeni tanınmasının en büyük  nedeni bu ağacın Brezilya’nın kuzey bölgelerinde ve özellikle Amazon nehri ve diğer nehirlerin kıyılarında doğal olarak yetişmesidir. Brezilya’nın bu bölgelerinde yaşayan yerli halk tarafından çeşitli hastalıkların tedavisinde yüzyıllar öncesinden beri kullanılmakta olan Acai Üzümü adını da yerli halkın söylediği şekliyle dünyaya duyurmuştur. Acai üzümü, Kuşburnu ile birlikte en yüksek antioksidan içeriğine sahip  meyvedir. Yüksek antioksidan kapasitesi, diğer meyvelere oranla yüksek lif, düşük şeker ve düşük asit içeriği, doymamış yağ asidi içeriği (Omega 3), yüksek C vitamini içeriği, yüksek antosiyanin içeriği ile insan sağlığına sağlamış olduğu sayısız destek ve fayda nedeniyle bilimsel olarak “Süper Gıda” olarak kabul edilmiştir.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Vahşi Alaska Yaban Mersini

Bu meyveyi  diğerlerinden ayıran en temel özellik yüksek miktarlardaki antioksidan içeriğidir. Doğada yetişme şartları göz  önünde bulundurulduğunda diğer türlere oranla daha fazla besin değeri içerdiği klinik deneylerle ispatlanmıştır. 10 kata kadar daha fazla antioksidan değeri içermektedir.

Serbest radikaller, hücrelerde doğal veya doğal olmayan hasarlar meydana getirirler. Hücre oksidatif-stres altında diğer bir hücreden elektron alır ve o hücreyi eksiltir. Bu da bir kısır döngü oluşturur. Serbest radikallerin  hücreye verdikleri zararlar, erken yaşlanma, hastalıklar ve hasara uğramış sistemlerdir. Antioksidanlar, ihtiyacı olan moleküle kendi elektronunu vererek kısır döngüyü kırar. Böylece hücreler stresten uzak durarak hastalıklara neden olan hasarlardan korunur. Vahşi Alaska yaban mersini çok güçlü bir antioksidandır. Göz rahatsızlıklarını önleyici ve yavaşlatıcıdır. Kabızlık, bulantı, mide krampları, ülser önleyicidir. İltihaplanmaya karşı etkilidir. Kollajenin (collagen) stabilize edilmesini sağlar. Varis, basur (hemoroid) ‘e karşı iyileştiricidir. Yeni keşfedilen bir özelliği de somon balığı, yumurta, yulaf, barbunya, bezelye ve ay çekirdeği ile beraber zekayı geliştiren 7 besinden biri olduğu yönündedir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Noni Meyvesi; Hint Dutu

Noni meyvesi (Hint Dutu) ile ilgili olarak 11 Nisan 2018’de yayımlanan metaanaliz sonucuna göre;  Noni meyve suyu Amerika Birleşik Devletleri’nde 106 milyon litreden fazla satılıyor.

Avrupa Birliğinde’ de 1997’de onay alan Noni meye suyu, Çin’de de bağışıklığı arttıran güvenli fonksiyonel gıda olarak onaylandı.

Literatürde yayınlanmış potansiyel sağlıkyararları ise; antioksidan; sigara içenlerde serbest oksijen radikallerini %47azalttığı saptanmıştır. Sigara içenlerde aromatik DNA üretimini %57 azaltarak kanserolma riskini azaltır. 132 gönüllüde yapılan randomize plasebo çift körçalışmada noni meyve suyu ağır sigara içenlerde hs-CRP ve homosistein düzeyindeönemli azalma, HDL de önemli artış sağladı. Kolesterol, LDL ve trigliseritlerdeazalma sağladı.

Noni meyve suyu eklemler üzerine anti-nosiseptif (ağrı kesici) ve anti-enflamatuar etkili; Ağrı şiddeti ve süresini azalttığı gösterilmiştir. Atletlerde dayanıklılığı arttırmış; serbest radikal üretimi ve enflamasyonu baskıladığı kanıtlanmıştır.

Kişisel deneyimlerde, dudakta uçukçıktığında, gözde konjiktivit olduğunda ve ağız içi ülserlere çok iyi geliyor.

Japonya’da 2790 Noni içen ile 1123 içmeyenin cildi cilt otofloresans ile karşılaştırılmış; Noni içenlerin cildi 3.52 yıl daha genç bulunmuş. Noni meyve suyunun, kilo verme için diyet yapanlarda kas kitle kaybını önlediği gösterilmiştir. Osteoporosis, iletim tipi işitme kaybı, hipertansiyon ve gingivit üzerine olumlu etkileri rapor edilmiş.

Faz 1 noni ekstraktı çalışmaları çok önemli toksisite yapmıyor.

Noni ekstraktı fiziksel fonksiyonlar, ağrı ve yorgunluğu doz bağımlı olarak gideriyor. Ekstraktı gastrokinetik aktiviteyi arttırarak reflü, gaz gibi şikayetleri gideriyor. Noni meyve suyu ve Noni ekstraktı akneye iyi geliyor.

Hem topikal hem oral yoldan Noni meyvesi ekstraktı ve meyve suyunun insanlarda ciltte anti-inflamatuar, anti-akne, ve anti-aging etkileri gösterilmiştir.

Dünyaca ünlü Dr. Mehmet ÖZ tarafından Noni Meyvesi ve Faydalarını anlattığı videoyu buradan izleyebilirsiniz.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Bozuklukları Sınıflaması

Uyku bozukluklarının sınıflandırılması için ilk olarak 1965’te PAris’te toplana bilim adamları ancak 1979’da   4 ana grup olarak uyku bozukluklarını sınıflandırmışlardır.

1991 ICSD (International Classification of Sleep Disorders).

2005’te ICSD-2 Uyku Bozuklukları Uluslararası Sınıflaması (2. versiyon) 8 kategori 85 hastalık.

2014 yılında yayımlanan ICSD-3’e göre 7 ana başlık 85 tane hastalık olarak sınıflandırılmıştır.

UluslararasıUyku Bozuklukları Sınıflaması (International Classification of Sleep Disorders) – 3. Versiyonu (ICSD-3) Yayımlandı (2014)

1-    İnsomni

2-    Uykuda Solunum Bozuklukları

3-    Hipersomnolansın Merkezi Bozuklukları

4-    Sirkadiyen ritim uyku-uyanıklık Bozuklukları

5-    Parasomnialar

6-    Uyku İlişkili Hareket Bozuklukları

7-   Diğer Uyku Bozuklukları

Uyku bozukluklarının içerisinde en sık karşılaştığımız grup; Uykuda solunum bozukluklarıdır ve bu da 5 alt başlıktan oluşur.

Uykuda Solunum Bozuklukları

1-Obstrüktif Uyku Apne Bozuklukları

2- Santral uyku Apne Sendromu

3- Uyku İlilişkili Hipoventilasyon Bozuklukları

4- Uyku İlişkili Hipoksemi Bozukluğu

5- İzole semptomlar ve normal varyantlar

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Alternatif Detoks Yöntemi; Tıbbi Sülük

Diğer bir alternatif detoks yöntemi Tıbbi Sülük’tür.  Kan aldırma yöntemleri bilhassa hacamat yöntemi zaten eskilerden beri var idi. Hacamatın tedavide kuvvetli bir sünnet olarak yaygınlaşması Sülük tedavisine verilmiş olan değeri azaltmış olabilir. Sülüğe yalnız bir yüzeysel etki atıf edilmiştir. Genelde yaygın olan sülüğün bilhassa cilt hastalıklarında kullanılmasıdır. Salerno Tıp Okulunun Hocalarından Afrikalı Konstantinus – 11. YY’da Hipokrat, Galenus ve Ali bin el-Abbas’ın eserlerini çevirmiş asıl eğitiminin büyük kısmını İslam beldelerinde almıştır.  Sülük tedavisinin burada yoğun olarak uygulandığını biliyoruz. Buradan yayılan ilim Avrupa’nın çeşitli beldelerinde kabul görmüştür. Sülük terapisinin pratik uygulamaları üzerinde birleşik bir tutum bulunmamaktadır. Sülük tedavisi genelde baş kısmında ve hemoroid’lere takılırdı. Sülük Terapisi Osmanlıda da devam etmiştir. Halbuki şimdi, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tıp araştırmacılarının, sülüklerle yeniden araştırma yapmaya başladıklarını hayretle görüyoruz. Belirli şartlar altında bu hayvan, faydalı bir tedavi vasıtası kabul edilmektedir. Günümüzde alternatif tıp yöntemleri arasında yerini almakla birlikte ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından bir yönetmelik çıkarılarak hangi şartlar altında nerede ve nasıl yapılacağına dair belirli düzenlemeler yapılmıştır.