Kategori arşivi Sağlık-Blog Yazıları

ileArş. Gör. Mesut Ergan

Evde Yapabileceğimiz Egzersizler

COVİD 19’la Mücadelede Evde Egzersizin Önemi

Hepimizin bildiği gibi COVİD-19 pandemisi tüm dünya üzerinde olduğu gibi ülkemizde de etkisini göstermektedir. Henüz bir aşı veya tedavi geliştirilmediği için bu pandemi ile mücadelede en etkili yolun ‘’Korunma’’ olduğu bildirmiştir. Virüsten korunmak ve vücudun savunma mekanizmasını güçlendirmek için;

  • Evde kalmak ve sosyal mesafeyi korumak,
  • Elleri sık sık sabunla yıkamak
  • Sağlıklı beslenmek (sıvı, protein ve vitamin içeren besinlerden zengin),
  • İyi ve kaliteli uyumak
  • Hareketsiz kalmaktan kaçınmak; fiziksel aktivite ve egzersiz yapmak çok önemlidir.

Aktivite azlığı veya hareketsizliğin, tüm yaş grubu bireylerde, özellikle yaşlılarda kronik hastalıkların ortaya çıkmasında en önemli risk faktörlerinden biri olduğu belirtilmiştir. Yapılan araştırmalar, fiziksel aktivite düzeyi ile sağlıklı olma arasında çok yakın ilişki olduğunu göstermiştir. Yaşlılıkta fonksiyonlarda azalma ve yetersizlik meydana geldiği için, yaşam boyu düzenli fiziksel aktivite ve egzersiz alışkanlığı, sağlıklı yaşlanmanın temelini teşkil eder.

Özellikle evde kaldığımız ve hareket alanımızın daraldığı bu günlerde hem fiziksel, hem mental, hem de psikolojik olarak sağlıklı olmanın yolu, egzersiz yapmaktan geçmektedir.
Egzersizin kas kuvvetini, dayanıklılığını, esnekliğini arttırma, kiloyu azaltma ve koruma yanı sıra kardiyovasküler hastalık ve tromboz riskini azaltma, kan yağ ve glikoz düzeylerini düşürme, psikolojik durumu ve uyku kalitesini düzeltme, kemik mineral yoğunluğunu arttırma, bazı kanser tiplerini ve kronik ağrıyı azaltma gibi birçok olumlu etkileri vardır.

Egzersizin faydaları yanında bazı riskleri de bulunmaktadır. Yaştan bağımsız olarak tüm yaş gruplarında kişinin aşırı ve ani yüklenmelerle başlayan hızlı, kontrolsüz egzersiz programları sonrasında oluşabilecek yumuşak doku ve eklem yaralanmaları yanında düşük enerjili veya yüksek enerjili kırıklar olabilir. Ancak bunlar önlenebilir.

Egzersizlere basit seviyeden başlayıp alıştıkça ve egzersiz performansınız geliştikçe, egzersizlerin sayılarını yavaş yavaş artırarak devam etmelisiniz.

Başlangıç seviye egzersizleri çok basit egzersizler olduğu için kalp hastalığı, diyabet veya artrit gibi problemleriniz olsa dahi, güvenle yapılabilir ve herhangi bir probleme yol açmaz.

Egzersizin faydalarını görmek için haftada 3 ila 5 gün ve günde 1-3 kez yapılması yeterli olacaktır. Her ne amaçla olursa olsun egzersizler, sağlık için oldukça faydalıdır.

Sağlınızı korumanız için için kısa süre dahi olsa sürekli egzersiz yapmanın yollarını aramalısınız. Linkini verdiğimiz bu egzersiz programını resimli slayt sunumu ile veya video ile takip edebilirsiniz.

Evde Kalın, Sağlıcakla Kalın…

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 İlk Otopsi Sonuçları

Covid-19’da Akciğer ve Kardiyak Patoloji: New Orleans’dan İlk Otopsi Serisi

SARS-CoV-2, Amerika Birleşik Devletleri’nde hızla yayılmıştır ve ciddi morbidite ve mortaliteye neden olmakla birlikte, ciddi hastalık vakalarının histopatolojik temeli henüz ayrıntılı olarak incelenmemiştir.

Geçen yüzyıl boyunca, otopsi çok sayıda hastalık sürecini anlamamıza önemli katkıda bulunmuştur, ancak çeşitli nedenlerden ötürü, SARS CoV-2 ile ilgili ölümleri takiben otopsi raporları şimdiye kadar dünya çapında sınırlı kalmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk otopsi serisindeki ilgili kardiyopulmoner bulguları rapor edilmekte, ölüm nedeni SARS-CoV-2 enfeksiyonu.

Bu vakalar, bu hastalarda ciddi hastalığa ve dekompansasyona potansiyel olarak katkıda bulunan anahtar patolojik durumları tanımlar.

Akciğer ve Kalpte Kaba İnceleme

Otopsi sırasında akciğerlerin kaba incelemesi trakeaların normal kalibreli ve hafif eritemli olduğunu ortaya koydu.

Tüm akciğerler ağırdı, sol 680g ila 1030g arasında değişiyordu, normal (583 +/- 216); sağ 800 g ila 1050 g arasında, normal (663 +/- 239).

Sağ tarafta önceden parsiyel lobektomisi olan bir kişi dışında, olağan loblar ve çatlaklar vardı.

Akciğerlerin her birinin hilumundaki pulmoner arterlerde tromboemboli yoktu.

Akciğerlerin her birinin parankiması ARDS’nin klinik tanısı ile uyumlu olarak yaygın bir şekilde ödemli ve sağlamdı.

Özellikle, fokal sınırlama ile koyu renkli kanama bölgeleri, ölenlerden biri dışındaki tüm akciğerlerde periferik parankim boyunca tanımlanabilir.

Bazı durumlarda, periferik parankim bölümlerinde küçük, sağlam trombüs mevcuttu.

Sadece immünosupresyondaki hastada fokal konsolidasyon vardı – akciğerlerin geri kalanı lober infiltrat, apse veya kesin brüt inflamatuar süreç kanıtı göstermedi.

Kalbin muayenesi,

Kalplerin boyutu 430g ila 550g arasında değişmektedir (normal: 365g +/- 71).

En önemli brüt bulgular kardiyomegali ve sağ ventrikül dilatasyonu idi.

Bir durumda, sağ ventrikül boşluğunun çapı 3.6 cm, sol ventrikül en büyük çapta 3.4 cm ölçüldüğü masif dilatasyon görülebilir.
Miyokardın kesik yüzeyi sağlam, kırmızı-kahverengiydi ve tüm olgularda önemli lezyonlar içermedi ve koroner arterlerde belirgin darlık veya akut trombüs oluşumu görülmedi.

 

Makalenin orjinalini indirmek ve okumak için tıklayınız.

 

ileArş. Gör. Tahir KESKİN

Covid-19’a Karşı Akciğer Kapasitenizi Geliştirin

Akciğer Kapasitenizi Egzersizle Geliştirin

Çin’de ortaya çıkan ve bütün Dünyayı etkisi altına alan korona pandemisinin en büyük zararı akciğerlere verdiğini hepimiz bilmekteyiz. Bu pandemiye karşı korunmanın en önemli yolu sosyal izolasyondur. Ancak herhangi bir sebeple bu virüsle enfekte olan kişilerde akciğerlerin sağlıklı olması, solunum kapasitelerinin yüksek olması büyük önem arz etmektedir. Nitekim uzmanlar sigara kullanıcılarının yani akciğer kapasitesi kötü olanların bu hastalıktan 2-3 kat daha fazla etkilendiklerini belirtmektedir. Bu nedenle hastalanmadan önce bir tedbir olarak; hastalandıktan sonra ise akciğerlerimizin işlevlerini düzgün bir şekilde yerine getirebilmesi için göğüs fizyoterapisi uygulanması gerekmektedir.

Yeni Koronavirüs kaynaklı COVID-19 enfeksiyonunun hastalarda farklı klinik görünümleri bulunmaktadır. Hafif seyreden olgular % 80’ini oluşturmaktadır. Hastaların % 15’inde hastaneye yatışı gerektiren viral pnömoni (zatürre) gelişmektedir. % 5’inde ise ağır viral pnömoni, akut solunum sıkıntısı sendromu, sepsis, septik şok ve çoklu organ yetmezliği nedeni ile yoğun bakıma yatışı, entubasyonu ve mekanik ventilasyon uygulamasını gerektirmektedir. Burada en önemli olan nokta, Türkiye Fizyoterapistler Derneği’nin de önerdiği üzere hafif, orta veya şiddetli COVID-19 enfeksiyonu olan olgularda solunum fizyoterapisi (solunum işini artırdığından ve kan gazlarında bozulmaya neden olduğundan) önerilmemektedir. Bu dönemlerde solunumla ilgili en etkili uygulama hastalara hastalıkla ilgili eğitim ve sigara bırakma eğitimi verilmesi olabilir.

Yukarıda da belirtildiği üzere hastalanmadan önce bir tedbir olarak; hastalandıktan sonra ise akciğerlerimizin işlevlerini düzgün bir şekilde yerine getirebilmesi için göğüs fizyoterapisi ve solunum egzersizleri uygulanmalıdır. Göğüs fizyoterapisinin bu dönemlerdeki amacı; solunum kapasitesini arttırmak, solunum kaslarını güçlendirmek ve akciğerlerde biriken balgamı uzaklaştırarak daha rahat nefes alınmasını sağlamaktır.

Bu bağlamda yapılacak olan egzersizler aşağıda özetlenmiştir;

  1. Diyafram solunumu: otururken ya da ayakta iken (omuz ve boyun kasları gevşetmeli);
  • Bir elinizi göğsünüzün üzerine, diğer elinizi kaburgaların hemen altında, karında tutun.
  • Karnınızın üzerine yerleştirdiğiniz eliniz hafifçe yükselecek şekilde burnunuzdan yavaş ve derin bir nefes alın (göğsünüzün üzerinde yer alan eliniz hareket etmemelidir).
  • Ardından yavaşça ağızdan nefesinizi verin.
  • Bunu 3-4 kez tekrar edin (anormal derin ve hızlı soluk alma yapmayın)
  1. Torakal ekspansiyon egzersizi;
  • Otururken her iki elinizi alt kaburgalarınızın üzerine yerleştirin (sağ ve sol)
  • Diyafram solunumunda anlatıldığı gibi nefesinizi karnınıza doğru alın
  • Hemen nefesinizi vermeyin, kaburgalarınızın yanlara doğru iyice açıldığını hissettikten sonra birkaç saniye bekleyin
  • Ardından yavaşça ağızdan nefesinizi verin.
  1. Aktif solunum teknikleri döngüsü;
  • 20 sn. boyunca Diyafram solunumu yapın (1. madde)
  • 3-4 kez torakal ekspansiyon egzersizi yapın (2. madde)
  • Tekrar 20 sn. boyunca Diyafram solunumu yapın (1. madde)
  • Ardından normal bir nefes alıp ağzınızı mümkün oldukça çok açarak ve hızlı ve zorlu şekilde tek seferde (camı buğulandırmaya çalışıyor gibi) nefes verin (2 defa).
  • Bu 4 madde bir döngüyü oluşturur ve daha sonra tekrar diyafram solunumu ile döngü başlatılır. Bu döngü 10 dakika boyunca uygulanabilir.

 

COVID-19 enfeksiyonu sonrası akciğerlerinde sıvı biriken hastalarda ise bu sıvıları ve balgamı akciğerlerden uzaklaştırmak için bu egzersizlere ek olarak postüral drenaj ve bazı fizyoterapi cihazları da kullanılabilmektedir.

Ayrıca bu hastalara fizyoterapist tarafından aerobik ve dirençli egzersizlerden oluşan egzersiz eğitimi verilmesi gerekmektedir.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Çinden Gelen İlaç (Favipiravir)

AVIGAN (Favipiravir)

 

  • Yeni antiviral ilaç.
  • Oda sıcaklığında saklanabilir
  • Oral uygulamadan sonra iyi emilir.
  • Dokularda yaygın bulunur, özellikle BOS, beyin ve testis dokuları arasında.
  • Viral RNA sentezini inhibe eder. Favipiravir spesifik olarak RNA’yı hedefler.
  • AVIGAN (Favipiravir) Bağımlı RNA Polimeraz (RdRP), fakat konakçı RNA ve DNA polimerazlarına müdahale etmez, yani viral RNA sentezinin seçici bir inhibitörüdür.
  • İnfluenza virüslerine karşı direnç gösteren klinik kanıt yoktur.
  • 1800/800 mg doz favipiravir’in 22 günlük uygulamasının maksimum olarak farmakokinetiği, güvenliği ve tolere edilebilirliği  klinik çalışmada doğrulanmıştır.

Makalenin orjinalini indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Covid-19 Önleme ve Tedavi El Kitabı (Çin)

Editörün Notu
Bilinmeyen bir virüsle karşılaşıldığında, paylaşma ve işbirliği en iyi çözümdür.
Bu el kitabının yayınlanması, sağlık çalışanlarımızın son iki ay içerisinde gösterdikleri cesaret ve bilgelik sayesinde mümkün olabilmiştir.
Bir taraftan hastaların hayatlarını kurtarırken, diğer taraftan paha biçilmez deneyimlerini dünyanın dört bir yanındaki sağlık meslektaşları ile paylaşarak bu el kitabına katkıda bulunan herkese teşekkürler.
Bize ilham veren motive edici deneyimlerini paylaşan Çin’deki sağlık meslektaşlarına verdikleri destek için teşekkürler.
Bu programı başlattığı için Jack Ma Vakfı’ na ve de salgınla verilen mücadeleye destek olmak adına bu el kitabını mümkün kılan teknik desteği sağlayan AliHealth’ e teşekkürler.
Bu el kitabı herkese ücretsiz olarak sunulmaktadır. Bununla birlikte, sınırlı sürede hazırlanmış olması nedeniyle, bazı hatalar ve kusurlar söz konusu olabilir. İlgili olarak görüş ve önerilerinizi bekliyoruz!

Prof. Tingbo LIANG
COVID-19’in Önleme ve Tedavi El Kitabı Baş Editörü
Zhejiang Üniversitesi Tıp Fakültesi

 

 

El kitabının önemi ise, ilk vakaların Çin’de görülmüş olması nedeni ile tanı ve tedavideki tecrübelerinden tüm dünyanın faydalanması istenilmiş. Bilginin evrensel olduğu ve paylaşıldıkça değerinin arttığını ve insanlığa değer kattığını bu sayede tekrar öğrenmiş oluyoruz. Keyifli okumalar dilerim.

 

Zhejiang Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından hazırlana ve tüm dünyanın kullanımına sunulan önleme ve tedavi el kitabını buradan indirebilir ve okuyabilirsiniz.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Yüz Maskelerinin Etkinliği

Dışarı verilen havada solunum virüsü dökülmesi ve yüz maskelerinin etkinliği

Nature Medicine dergisinde yayımlanan makalede;

Akut solunum yolu hastalığı olan çocuk ve yetişkinlerde nefes verilen havada ve öksürükte mevsimsel insan koronavirüsleri, influenza virüsleri ve rinovirüsleri belirlemişlerdir.

Cerrahi yüz maskeleri, solunum damlacıklarında influenza virüsü RNA’sının ve aerosollerde (hava damlacıklarında) koronavirüs RNA’nın saptanmasını önemli ölçüde azalttı ve solunum damlacıklarında koronavirüs RNA’sının daha az saptanmasına yönelik bir eğilim oluştuğunu ifade etmektedirler.

Araştırmacılar sonuçları cerrahi yüz maskelerinin semptomatik bireylerden insan koronavirüslerinin ve influenza virüslerinin bulaşmasını önleyebileceğini göstermektedir.

Bu yüzden maske kullanımını özellikle toplu alanlara girdiğimizde ihmal etmememiz gerekmektedir.

Makalenin tam metnini indirmek ve okumak için tıklayın.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Deneysel Olarak Başarılı Bulunan Bir Tedavi (Covid-19)

Deneysel Olarak Başarı Sağlanan Çalışma

 

Koronavirüsler (CoV’lar) türler arasında sık sık trafiğin yeni hastalık salgınlarına neden olmasını sağlar, en son COVID-19’un etken maddesi olan yeni ortaya çıkan SARS-CoV-2 ‘de bunun en son örneğidir.

Burada, ribonükleozid analog β-D-N4-hidroksisitidinin (NHC, EIDD-1931), SARS-CoV-2, MERS-CoV, SARS-CoV ve ilgili zoonotik grup 2b veya 2c-CoV Bat’a karşı geniş spektrumlu antiviral aktiviteye sahip olduğunu göstermişlerdir ve aynı zamanda nükleosid analog inhibitörü Remdesivire karşı direnç mutasyonları olan bir koronavirüse karşı artan potens vardır.

SARS-CoV veya MERS-CoV ile enfekte olan farelerde, EIDD-2801’in hem profilaktik hem de terapötik uygulaması, oral olarak biyoyararlanabilen bir NHC-ön ilacı (β-D-N4-hidroksisitidin-5′-izopropil esterin), geliştirilmiş akciğer fonksiyonu ve azaltılmış virüs titresi ve vücut ağırlığı kaybı gözlemlenmiştir.

İn vitro ve in vivo azalan MERS-CoV verimleri, CoV’de ölümcül bir mutajenez mekanizmasını destekleyen viral fakat konakçı hücre RNA’sında artmamış geçiş mutasyon sıklığı ile ile ilişkili olduğu gösterilmiş.

NHC / EIDD-2801’in çoklu koronavirüslere ve oral biyoyararlanmaya karşı gücü, SARS-CoV-2’ye ve gelecekteki diğer zoonotik koronavirüslere karşı etkili bir antiviral olarak potansiyel faydasını vurgulamaktadır.

Makalenin orjinal halini indirmek ve okumak için tıklayınız.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sıtma İlaçları ve COVİD-19

Hidroksiklorokin, Klorokin ve COVİD-19

Antimalaryaller hidroksiklorokin (HCQ) ve klorokin (CQ), ciddi akut solunum sendromuna (koronavirüs 2 (SARS – CoV-2))   karşı in vitro küçük, zayıf kontrollü veya kontrolsüz klinik çalışmalarda antiviral aktivite göstermiştir.

COVID-19 için HCQ ve CQ kullanımını destekleyen veriler sınırlıdır ve kesin değildir. İlaçlar, koronavirüsler ve influenza da dahil olmak üzere çeşitli virüslere karşı in vitro aktiviteye sahiptir, ancak influenza hastalarında daha önce yapılan randomize çalışmalar negatif olmuştur .

COVID-19’da, Fransa’dan (Annals of Internal Medicine’de başka bir yerde tartışılmıştır) yapılan randomize edilmemiş küçük bir çalışma fayda gösterdi, ancak ciddi metodolojik kusurları vardı ve bir takip çalışması hala bir kontrol grubundan yoksundu. Yine de, hafif ila orta şiddette COVID-19 hastalarında Çin’den yapılan çok küçük, randomize bir başka çalışma iyileşme oranlarında fark bulamadı.

COVID-19’un profilaksisi için HCQ ve CQ’nun yanlış kullanımından kaçınmalıdırlar, çünkü bunu destekleyecek kesinlikle hiçbir veri yoktur.

Makalenin orjinal halini indirmek ve okumak için tıklayınız.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

SARS-CoV-2 Tedaviye Dair Yeni Bir çalışma

Klinik olarak çözünebilir insan ACE2 kullanılarak tasarlanmış insan dokularında SARS-CoV-2 enfeksiyonlarının inhibisyonu

İsveç’teki Dünyaca Meşhur Karolinska Tıp Enstitüsü ve birçok önemli merkez tarafından yapılan çalışmada; Daha önce, Anjiyotensin dönüştürücü enzim 2’nin (ACE2) SARS-CoV için kritik reseptör olduğuna ve ACE2’nin akciğeri yaralanmalardan koruduğuna ve SARS-CoV enfeksiyonlarına bağlı ciddi akciğer yetmezliği ve ölüm için moleküler bir açıklama sağladığına dair ilk genetik kanıt araştırmacılar tarafından sunulmuştur.

ACE2 artık SARS-CoV-2 enfeksiyonları için bir anahtar reseptör olarak tanımlanmıştır ve bu etkileşimin inhibe edilmesinin COVID19 hastalarının tedavisinde kullanılabileceği önerilmiştir.

Bununla birlikte, insan rekombinant çözünür ACE2’nin (hrsACE2) SARS-CoV-2 büyümesini bloke edip etmediği bilinmemektedir.

Burada klinik derece hrsACE2’nin SARS-CoV-2 iyileşmesini azalttığını göstermişlerdir.

Ayrıca SARS-CoV-2’nin, hrsACE2 tarafından inhibe edilebilecek şekilde tasarlanmış insan kan damarı organoidlerini ve insan böbrek organoidlerini doğrudan enfekte edebileceğini de göstermişlerdir.
Bu veriler, hrsACE2’nin SARS-CoV-2 enfeksiyonlarının erken aşamalarını önemli ölçüde bloke eder.

Bu da demek oluyor ki tedavinin erken basamaklarında virüsün vücuttaki hücrelere girip yerleşmesine engel olacak reseptörler  üzeriden (hrsACE2) bir tedavi yaklaşımı sunulabileceğini bize göstermektedir.

Makalenin orjinal halini indirmek ve okumak için tıklayınız.

 

 

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Bağışıklığımızı Nasıl Güçlendirmeliyiz!!!

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları

Covid-19 salgınının baş gösterdiği bu günlerde en güvenli yol bağışıklık sistemimiz güçlü tutmaktan geçiyor. Bir de hijyen kurallarına dikkat etmemiz gerekiyor.

Bağışıklık sistemi (immün sistemi) güçlendirmek için;

  1. Sağlıklı uyku
  2. Doğal ve dengeli beslenme
  3. Egzersiz yapmamız gerekmektedir.

Öncelikle uykuyu ele alırsak bununla ilgili çok fazla yazıyı sitede paylaştım. Buradan okuyabilirsiniz.

Doğal ve dengeli beslenme içinse hem kış şartları hem de salgın nedeni ile besin destekleri kullanmamız gerekiyor. Bir de evden çıkamadığımızı göz önüne alırsak daha önemli oluyor. Bununla ilgili yazılarımı buradan okuyabilirsiniz. Bu besin destekleri ile ilgili çok fazla ürün yelpazesi mevcut ama önemli olan en doğalı, sağlıklı ve etkili olanı tercih etmek. Bunun için antioksidan kapasitesi çok yüksek ve sizin aktardan alıp kullanabileceğiniz ürünlerden daha fazla etkili bir ürünü önermek istiyorum.

Bu ürünü kendim de uzun bir süredir kullanmaktayım ve etkileri inanılmaz düzeyde. Ürün için detaylı bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Egzersiz kısmına gelince de bu günlerde çok evden çıkma şansımız yok ama imkanınız varsa sakin ortamlarda yürüyüş ya da ev içerisinde biraz hareket yapabiliriz. Bu bizi içinde bulunduğumuz süreçten uzaklaştırıp rahatlamamızı ve bağışıklık sistemimizin güçlenmesine sebep olacaktır. Bununla ilgili yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Sonuç olarak elimizdeki tek silah bağışıklık sistemimiz ve ne kadar iyi çalışırsa o kadar korunabiliriz. Bunu güçlü kılmanın yollarından bahsettim.

Bunları uyguladığınızda farkı göreceksiniz.

Sağlıklı ve Bağışıklı günler dilerim…