Kategori arşivi Rehberler

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Acai Berry; Acai üzümü

Acai Berry-Acai Üzümü (Euterpe oleracea) Euterpe familyasından, geniş ve büyük üzüm salkımları şeklinde yaban mersinine benzeyen, mor renkli meyveler veren bir tür palmiye ağacıdır. Acai üzümü Güney Amerika kıtasına özgü tropikal iklimlerde yetişen, son yıllarda tanınmaya ve popüler olmaya başlayan bir meyvedir. Henüz yeni yeni tanınmasının en büyük  nedeni bu ağacın Brezilya’nın kuzey bölgelerinde ve özellikle Amazon nehri ve diğer nehirlerin kıyılarında doğal olarak yetişmesidir. Brezilya’nın bu bölgelerinde yaşayan yerli halk tarafından çeşitli hastalıkların tedavisinde yüzyıllar öncesinden beri kullanılmakta olan Acai Üzümü adını da yerli halkın söylediği şekliyle dünyaya duyurmuştur. Acai üzümü, Kuşburnu ile birlikte en yüksek antioksidan içeriğine sahip  meyvedir. Yüksek antioksidan kapasitesi, diğer meyvelere oranla yüksek lif, düşük şeker ve düşük asit içeriği, doymamış yağ asidi içeriği (Omega 3), yüksek C vitamini içeriği, yüksek antosiyanin içeriği ile insan sağlığına sağlamış olduğu sayısız destek ve fayda nedeniyle bilimsel olarak “Süper Gıda” olarak kabul edilmiştir.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Vahşi Alaska Yaban Mersini

Bu meyveyi  diğerlerinden ayıran en temel özellik yüksek miktarlardaki antioksidan içeriğidir. Doğada yetişme şartları göz  önünde bulundurulduğunda diğer türlere oranla daha fazla besin değeri içerdiği klinik deneylerle ispatlanmıştır. 10 kata kadar daha fazla antioksidan değeri içermektedir.

Serbest radikaller, hücrelerde doğal veya doğal olmayan hasarlar meydana getirirler. Hücre oksidatif-stres altında diğer bir hücreden elektron alır ve o hücreyi eksiltir. Bu da bir kısır döngü oluşturur. Serbest radikallerin  hücreye verdikleri zararlar, erken yaşlanma, hastalıklar ve hasara uğramış sistemlerdir. Antioksidanlar, ihtiyacı olan moleküle kendi elektronunu vererek kısır döngüyü kırar. Böylece hücreler stresten uzak durarak hastalıklara neden olan hasarlardan korunur. Vahşi Alaska yaban mersini çok güçlü bir antioksidandır. Göz rahatsızlıklarını önleyici ve yavaşlatıcıdır. Kabızlık, bulantı, mide krampları, ülser önleyicidir. İltihaplanmaya karşı etkilidir. Kollajenin (collagen) stabilize edilmesini sağlar. Varis, basur (hemoroid) ‘e karşı iyileştiricidir. Yeni keşfedilen bir özelliği de somon balığı, yumurta, yulaf, barbunya, bezelye ve ay çekirdeği ile beraber zekayı geliştiren 7 besinden biri olduğu yönündedir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Noni Meyvesi; Hint Dutu

Noni meyvesi (Hint Dutu) ile ilgili olarak 11 Nisan 2018’de yayımlanan metaanaliz sonucuna göre;  Noni meyve suyu Amerika Birleşik Devletleri’nde 106 milyon litreden fazla satılıyor.

Avrupa Birliğinde’ de 1997’de onay alan Noni meye suyu, Çin’de de bağışıklığı arttıran güvenli fonksiyonel gıda olarak onaylandı.

Literatürde yayınlanmış potansiyel sağlıkyararları ise; antioksidan; sigara içenlerde serbest oksijen radikallerini %47azalttığı saptanmıştır. Sigara içenlerde aromatik DNA üretimini %57 azaltarak kanserolma riskini azaltır. 132 gönüllüde yapılan randomize plasebo çift körçalışmada noni meyve suyu ağır sigara içenlerde hs-CRP ve homosistein düzeyindeönemli azalma, HDL de önemli artış sağladı. Kolesterol, LDL ve trigliseritlerdeazalma sağladı.

Noni meyve suyu eklemler üzerine anti-nosiseptif (ağrı kesici) ve anti-enflamatuar etkili; Ağrı şiddeti ve süresini azalttığı gösterilmiştir. Atletlerde dayanıklılığı arttırmış; serbest radikal üretimi ve enflamasyonu baskıladığı kanıtlanmıştır.

Kişisel deneyimlerde, dudakta uçukçıktığında, gözde konjiktivit olduğunda ve ağız içi ülserlere çok iyi geliyor.

Japonya’da 2790 Noni içen ile 1123 içmeyenin cildi cilt otofloresans ile karşılaştırılmış; Noni içenlerin cildi 3.52 yıl daha genç bulunmuş. Noni meyve suyunun, kilo verme için diyet yapanlarda kas kitle kaybını önlediği gösterilmiştir. Osteoporosis, iletim tipi işitme kaybı, hipertansiyon ve gingivit üzerine olumlu etkileri rapor edilmiş.

Faz 1 noni ekstraktı çalışmaları çok önemli toksisite yapmıyor.

Noni ekstraktı fiziksel fonksiyonlar, ağrı ve yorgunluğu doz bağımlı olarak gideriyor. Ekstraktı gastrokinetik aktiviteyi arttırarak reflü, gaz gibi şikayetleri gideriyor. Noni meyve suyu ve Noni ekstraktı akneye iyi geliyor.

Hem topikal hem oral yoldan Noni meyvesi ekstraktı ve meyve suyunun insanlarda ciltte anti-inflamatuar, anti-akne, ve anti-aging etkileri gösterilmiştir.

Dünyaca ünlü Dr. Mehmet ÖZ tarafından Noni Meyvesi ve Faydalarını anlattığı videoyu buradan izleyebilirsiniz.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Alternatif Detoks Yöntemi; Tıbbi Sülük

Diğer bir alternatif detoks yöntemi Tıbbi Sülük’tür.  Kan aldırma yöntemleri bilhassa hacamat yöntemi zaten eskilerden beri var idi. Hacamatın tedavide kuvvetli bir sünnet olarak yaygınlaşması Sülük tedavisine verilmiş olan değeri azaltmış olabilir. Sülüğe yalnız bir yüzeysel etki atıf edilmiştir. Genelde yaygın olan sülüğün bilhassa cilt hastalıklarında kullanılmasıdır. Salerno Tıp Okulunun Hocalarından Afrikalı Konstantinus – 11. YY’da Hipokrat, Galenus ve Ali bin el-Abbas’ın eserlerini çevirmiş asıl eğitiminin büyük kısmını İslam beldelerinde almıştır.  Sülük tedavisinin burada yoğun olarak uygulandığını biliyoruz. Buradan yayılan ilim Avrupa’nın çeşitli beldelerinde kabul görmüştür. Sülük terapisinin pratik uygulamaları üzerinde birleşik bir tutum bulunmamaktadır. Sülük tedavisi genelde baş kısmında ve hemoroid’lere takılırdı. Sülük Terapisi Osmanlıda da devam etmiştir. Halbuki şimdi, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tıp araştırmacılarının, sülüklerle yeniden araştırma yapmaya başladıklarını hayretle görüyoruz. Belirli şartlar altında bu hayvan, faydalı bir tedavi vasıtası kabul edilmektedir. Günümüzde alternatif tıp yöntemleri arasında yerini almakla birlikte ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından bir yönetmelik çıkarılarak hangi şartlar altında nerede ve nasıl yapılacağına dair belirli düzenlemeler yapılmıştır.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Alternatif Detoks Yöntemi; Hacamat

Hacamat; iki omuz arasından, sırttan, başın arka tarafından, çene altından, baştaki secde noktasından, dizlerden veyahut vücudun herhangi bir yerinden tedavi maksadıyla bardak, şişe veya boynuzla kan aldırma. Peygamberimiz (ASM)’in sağlıkla ilgili tavsiyelerinden ve bizzat tatbik ettiği sünnetlerindendir.

Hacamat, sebebi belli bir hastalığın tedavisi olmaktan ziyade mikrodolaşımdaki sorunları gidermek için kullanılan ve uygulanan bölgedeki kapiller kanı vücudun dışına alarak toksinlerin uzaklaştırılması esasına dayanan genel bir tedavi usûlüdür. Hz. Peygamber (ASM) hacamatın, hem hastalıklardan korunma hem de tedavi amaçlı uygulandığını, bizzat kendisinin de hacamat yaptırdığını buyuruyor ve hacamatı tavsiye ediyor. İbn Abbas, Resulullah’ın Miraç gecesinde, meleklerden oluşan bir cemaate her uğrayışında,  meleklerin kendisine, “Hacamat olmaya devam et! Ümmetine de hacamat olmalarını emret!” dediklerini nakleder. (Tirmizi, Tıb, 12; İbn Mâce, Tıb, 20; Ahmed b. Hanbel, I, 354). Peygamber efendimiz (ASM) tarafından üzerinde çok durulan ve ümmetine tavsiye ettiği bir detoks yöntemidir.

Vücudun çok farklı bölgelerinden kişinin şikayetlerine göre ya da detoks yapılması amacıyla uygulanabilir. Bu bölgeleri Hekimlerin Piri İbn-i Sina’dan öğrendiğimize göre:

  • Boynun arkası:  Bu bölgeden hacamat yapmanın faydası, ‘medyan cubital venden’ kan almayla aynıdır. Göz ve alnın ağrılar,  göz enfeksiyonları, çeşitli boğaz hastalıklarında ve ağızda kötü koku olduğunda yararlıdır.
  • Alın:  Birçoklarına göre , bu yer idrak ve hafızanın bozulma tehlikesinden uzak olmalıdır.
  • Omuz başları arasında:  Bu alanda hacamat yapmanın yararı, basilik venden kan alma gibidir. Boyun ve omuzdaki ağrıları giderir.
  • Boyun tarafı: Boyun tarafından hacamat yapmanın yararı sefalık venden kan alma gibidir. O, baş titremelerini, yüz, dişler, kulak, burun ve boğazın çeşitli hastalıklarında yararlıdır.
  • Ense üzerinde hacamat: Bu yerden hacamat yapmak hafızanın bozulmasına sebep olur.
  • Omuz başlarından hacamat yapmak: Kan tükürmenin ve kanamalı bronşitin tedavisinde faydalıdır.
  • Baldırlar Üzerinden hacamat: Kanı temizleyerek ve menstrüasyonu artırır. İişman, kanları yoğun kadınlarda, bacaklar üzerinden hacamat yapmak, safen venden kan almaktan daha yararlıdır. Başın tepesinin veya occipital kemik üzerinden yapılan hacamatın, zihinsel rahatsızlıklar ve baş dönmesine iyi geldiği tahmin edilir. Bazılarına göre bu hacamat bunamayı geciktirir.
  • Çene altından hacamat: Yüz, dişler ve gırtlak hastalıklarında yararlıdır. O, başı ve alt ve üst çeneleri temizler.
  • Kalçalardan hacamat: Kalça apselerinde, gutta, basurda, fil hastalığında ve uterus ve mesane gazlarında ve sırt kaşıntısında faydalıdır. Kalçalara uygulanan hacamat, testis iltihaplarında ve kalça ve bacaklardaki çıbanlarda faydalı olur.
  • Dizlerde hacamat:  Dizlerin arka tarafından kan alma kalçaların iltihablı durumlarında yararlı olur. Birlikte hacamat yapma, amenorrehoea , siyatik ve gutta yararlı olur. (Kaynak: El-Kanun Fi’t-Tıb)

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Neden Besin Desteği Kullanmalıyız

Besin Destekleri ve Önemi

Özellikle son 50 yıl içerisinde endüstriyel tarım ve hayvancılık yaygınlaşmıştır ayrıca büyük şehirlerde yaşayan nüfusun artması nedeniyle gıdaların taşınma, depolanma ve saklanma süreleri çeşitli nedenler ile uzamaktadır.

Merada serbest olarak beslenen hayvanlar ve doğal gübreleme yöntemleri kullanılarak zenginleştirilmiş topraklarda geleneksel tohumlar ile yapılan doğal tarım oransal olarak çok azalmıştır.

Ayrıca birçok ürün henüz tam olgunlaşmadan toplanıp depolanmaktadır.

Tüm bunların neticesinde tükettiğimiz gıdalarda bulunması gereken vitamin, mineral, antioksidanlar ve omega 3 gibi sağlığımız için elzem olan mikrobesinler yeterli düzeyde bulunmamaktadır. Bu mikrobesinlerin eksiklikleri kronik dönemde birçok hastalıklar açısından risk oluşturmakta ve toplumda artan hastalıkların önemli bir kısmında da rol oynamaktadır.

Besin destekleri, gıdalarınızda zaten var olması gereken ancak gıdalardaki endüstrileşme nedeni ile ne yazık ki yeterli miktarda bulunmayan bu mikrobesinleri sadece doğal kaynakları kullanarak en sağlıklı şekilde size sunmaktadır.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Detoks

Sağlıklı yaşam için seçimleriniz sizi istediğiniz yere ulaştıracaktır. Burada önemli olan sizsiniz ve güç sizde. Bunun için öncelikle toksinlerden kurtulmamız gerekiyor. Detoks ihtiyacı çağımızın ihtiyacı haline geldi. Günlük koşuşturmacada o kadar toksik etkene maruz kalıyoruz ki bunlardan kurtulmanın farklı yolları var. Ama bu konuda lütfen profesyonel destek alın. Kulaktan dolma bilgilerle iç dengenizi bozmayın. Bununla ilgili sağlıklı yaşam rehberlerine göz atabilirsiniz.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Anti-Aging

Cildimiz çevresel unsurlara sürekli maruz kaldığı için daima bir onarma ve yenilenme süreci içerisindedir. Özellikle günümüzde o kadar toksik etkenlere maruz kalıyoruz ki farkında bile değiliz. Zamanla cilt susuz kalır, kolajen ve elastin parçalanır ve hücre yenilenmesi yavaşlar. Doğal oluşumlu bitkisel ürünlerin yaşlanma karşıtı güçlerinden faydalanarak cildinizi besleyip ona ihtiyaç duyduğu nemi kazandırarak ve cilt hücrelerinin yenilenmesini hızlandırarak daha aydınlık, daha genç bir görünüm sağlamak için en son bilimsel gelişmeler ışığında bunları kullanabiliriz.

BİTKİ KÖK HÜCRELERİ Yüzlerce yıldır ekinler, sadece daha yüksek verim sağladığı için değil aynı zamanda daha uzun süre depolanabilme özellikleri için tercih edilmiştir. Kolay bozulan yiyeceklerin korunmasına olanak sağlayan teknoloji henüz geliştirilmeden önce hem elverişsiz ortamlarda yetişebilen hem de uzun süre taze kalabilen ekinler rağbet görmekteydi. 300 yıl önce Uttwiler Spatlauber olarak adlandırılan bir elma, tam da böyle bir üründü. İlk olarak İsviçre’de yetiştirilen bu elma, diğer tüm çeşitlerden daha uzun süre taze kalabilmesiyle ünlüydü. O zamanlar bilim, elmanın neden bu kadar uzun süre taze kalabildiğini açıklayamıyordu. Bilim dünyası, bu elmanın çürümeye ve çevresel etkilere karşı gösterdiği direncin sırrının nadir bilinen bu türün hücresel yapısında yattığını yakın zaman önce keşfetmiştir. Elma kabuğunda doğal olarak bulunan bitkisel ürünler, meyveyi UV ışınlarına maruz kalmanın sonucunda oluşan oksidatif stres ve iltihaba karşı korumakta, ayrıca erken yaşlanma etkilerini tersine çevirmektedir.

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Uykunun Fizyolojik Etkileri

Bu başlık altında uykunun bizim için önemine değinmek istiyorum. Gözlerimizi kapatıp açtığımız ve bu süreçte neler olduğunu bilmediğimiz bir süreç. Lakin beynimiz uyumuyor. Kendini ertesi güne hazırlıyor, yenilenme ve tazelenme süreci olarak bunu açıklayabiliriz. Peki neler oluyor;

  1. Uyku immün sistemi güçlendirir.
  2. Uyku  öğrenmede önemlidir.
  3. Uyku sayesinde nöronal merkezler arasındaki doğal iletişim ve denge korunur.
  4. Uykuda beyin glikojen depoları yenilenir.
  5. Uykuda; Gonadotropinler artar (FSH, LH)
  6. Uykuda Büyüme Hormonu salınımı artar.
  7. Metabolik fonksiyonlar bazal metabolizma düzeyine iner ve perifer organların enerji depoları yenilenir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Nasıl Sağlıklı Uyuruz

Sağlık uykunun sonuçları tüm sistemleri ilgilendireceği ve de bize aslında çok maliyeti de olmadığı için en başta düzenlememiz gereken fizyolojik olaylardan bir tanesi. Uykuyu düzenleyebilirsek aslında hayatımızda çoğu şeyi kontrol edebiliriz. Bunun içim ilk olarak yapmamız gereken diğer sayfalarımdam öğrenebileceğiniz sağlıklı beslenme. Sonrasında ilk olarak uyku hijyeni. Nedir acaba bu uyku hijyeni?

Sağlıklı bir uyku için uyku hijyenine dikkat etmeliyiz. Bunlar ise;
  1. Düzenli egzersiz
  2. Akşam yemeğinin ağır ve geç saatte olmaması
  3. Özellikle akşamları kafein ve alkol alınmaması
  4. Çevre (oda) şartları
  5. Sabah uyanınca yataktan oyalanmadan kalkma
  6. Gündüz uyumama
  7. Sabah hep aynı saatte kalkma
  8. Uyumak için çabalamama (uyku kaçmışsa 15-20 dk içinde yataktan çıkma)