Etiket arşivi Uyku

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

1. Uyku Biliminin Tarihçesi

  • İlk olarak 1834’te Robert Macnish «ölüm ile uyanıklık arası bir dönem» olarak tanımlamıştır.

 

  • Son 60 yılda, geçtiğimiz 6000 yıldan daha fazla bilgi birikimi olmuştur.

 

  • İlk bilimsel deneyler 1907’de Legendre ve Pieron tarafından uykusuz bıraklmış köpekten alınan kanın, yeni uyanmış köpeklere verilmesiyle bu köpeklerin yeniden uyudukları gözlenmiştir. «Hipnotoksin Teorisi»

 

  • 1930’larda Elektroensefalogram (EEG) kayıtlarının yapılmaya başlanması ile uyku ve uyanıklık EEG kayıtlarındaki farklılıklar ortaya çıkarılmıştır.

 

  • Alma Bilim Adamı Habs Berger tarafından uyuyan insan da (kendi oğlundan) ilk EEG kaydı yapılmıştır.

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Yeni Yılda Sağlıklı Uyku=Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Uyku=Sağlıklı Yaşam

Yeni bir yıla girmenin heyecanını yaşadığımız bu dakikalarda geçmiş yılın bir muhasebesini yapıp yeni yıl için kendimize bir dokunuş yapmaya karar versek ne kadar güzel olur değil mi?

Bunun için sadece ama sadece kendimize bir söz vermemiz yeterli. Peki ne sözü!!!!

Sağlıklı yaşam için öncelikle sağlıklı ve dengeli beslenme!!!

Sağlıklı yaşam için öncelikle düzenli egzersiz!!!

Sağlıklı yaşam için öncelikle sağlıklı uyku!!!

Tüm bunları yapmak için kendimize bir söz verelim ve başlayalım. İnanın pişman olmayacaksınız.

Bu güç bizim içimizde, sadece karar vermemiz ve başlamamız gerekiyor.

Az da olsa düzenli ve devamlı olması gerekiyor ve bu sayede sağlıklı yaş alabiliriz.

Hadi yapalım.

Yeni yılda Sağlıklı bir uyku ve Sağlıklı bir yaşam dileklerimle….

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Aman Jet-Lag olmayın !!!

Aman Jet-Lag olmayın !!!

Günümüzde dünya bir köy haline geldi denilmekte ve pekte haksız sayılmazlar. Çünkü ulaşım araçlarının çeşitliliği ve hızı sayesinde artık her yere istediğimiz zaman kısa süre içerisinde ulaşabiliyoruz.İyi hoş ama dikkat etmezsek Jet-Lag olabiliriz. Peki bu Jet-Lag denilen şey ne o zaman.

ICSD-3 uyku bozuklukları sınıflamasına içerisinde Sirkadiyen ritim uyku-uyanıklık bozuklukları alt tipi Jet Lag Tipi Uyku Fazı Bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.

Jet-lag ya da zaman dilimi değişikliği sendromu, genellikle uzun mesafeli kıtalar arası uçuşlardan sonra gelişir. Belirgin bir saat farkı olan bir bölgeden diğerine yolculuk yapıldığından endojen sirkadyen ritm ile çevresel koşullar arasında uyumsuzluklar meydana gelir ve vücut hızla değişen yeni zaman dilimine uyum sağlayamaz.

Gün ışığı melatonin salınımını inhibe eder ve Melatonin sentezi inhibe edildiğinde       uyku biyoritmi bozulmaktadır (Jet-Lag         hastalığı).

Sık ve ağır şekilde yaşlılarda görülür.

Yorgunluk ve gündüz aşırı uykululuk hali, gece uyku bozuklukları, duygu durum değişiklikleri, odaklanma güçlüğü ve gastrointestinal problemler sık görülen belirtilerdir ve semptomlar genellikle geçicidir.

Belirtilerin şiddeti, yolculuğun yönüne ve geçilen zaman dilimi sayısına göre değişiklik gösterebilir.

Batıya nazaran doğu yönüne yapılan seyahatlerde endojen sirkadiyen ritmin varılan bölgeye uyumu daha güçtür.

Çünkü endojen sirkadiyen ritmin 24 saatten biraz daha uzun olması nedeni ile uyku fazının geciktirilmesi erkene çekilmesinden daha kolaydır.

Doğuya yapılan seyahatlerde varış zaman dilimine göre kişinin endojen ritminde faz gecikmesi olur ve güncel koşullara uyum sağlanabilmesi için uyku fazının erkene kaydırılması gerekir

Tedavi şekli seyahat süresine ve yönüne bağlı olarak değişiklik gösterir. 3 günden kısa yolculukta bir şey yapılmaması gereklidir.

Tedavide amaç endojen sirkadyen ritmi çevre koşullarına uygun hale getirmek.

Doğuya doğru yapılacak seyahat öncesinde sabah saatlerinde ışığa maruz kalma sağlanırken, akşam saatlerinde ışığa maruz kalmaktan kaçınılır. Böylece seyahat öncesinde endojen faz erkene kaydırılarak yolculuk sonrası oluşacak faz gecikmesi önlenilmeye çalışılır. Seyahat sonrasında ilk 2-3 gün sabah erken saatlerde ışıktan kaçınma, öğleden sonra ise ışıklı ortamda bulunmak önerilir.

Batıya doğru yapılan seyahatlerde, seyahat öncesinden uyku saatlerinin geciktirilmesi ile endojen ritmin varış saat dilimine hazırlığı sağlanabilir. Ayrıca seyahat sonrasında, gidilen bölgedeki uyuma saatine kadar uyumamaya çalışılmalıdır .

Melatoninin varış sonrası dört gün boyunca uykudan önce 2-5 mg dozlarında alınması, jet lag semptomlarını önlediği ya da azalttığı ve yeni endojen sirkadiyen ritmin oluşmasına katkıda bulunduğu belirtilmektedir.

Sabah uykululuğun giderilmesinde kafein etkili olabilir. 

Uzun uçak yolculuklarında    melatonin kullanımı tercih edilir. Yatmadan önce 0.5-5 mg, genellikle hedefe varış gününde alınır (2-3 gün önceden de olabilir), 2-5 gün devam edilir).

Daha uzun süreli yolculuklarda ise parlak ışık uygulanabilir. Melatonin kullanımı da etkilidir.

Doğuya yolculukta 4 gün 2-5 gram melatonin kullanılabilir.

Yada 10 mg zolpidem kullanılabilir.

Uyku hijyeni için kafein ve alkolden kaçınılmalı, bol sıvı alınmalı ve hafif egzersiz yapılmalıdır.

 

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Nasıl Öğrenmeliyim!!!

Nasıl Öğrenmeliyim!!!

Nasıl öğrenmeliyim, ah bir bilsem…
Öğrenci olun ya da olmayın öğrenmek istediğinizi ne zaman ve ne şekilde öğrenebilirsiniz.

Burada yaşınız ne olursa olsun sakın bir şey öğrenmede ezberleme tekniğini kullanmayın.

İnsanlarda sürelerine göre 4 tip bellekten bahsederiz.

Genelde sekonder bellekte geziyoruz ve burada sakladığımız bilgilerin %80’i 2 hafta sonra puf uçup gidiyor ve genellikle sınavlar için odaklandığımızda bu belleği kullanıyoruz.

Ama teorik olarak hastalıkların bile (Demans) en son etkilediği tersiyer bellek önemli olan. Bu bellek içinse en önemli mekanizma tekrardır.

Küçükken hepimiz kum tepesinde oynamışızdır. Oyun oynarken yukarıdan aşağıya su döktüğünüzde ilk olarak su yol bulup gidemez ama siz aynı eylemi tekrarladığınızda birkaç defa tekrardan sonra artık su akıp hedefe hızlı bir şekilde ulaşacaktır.

Beynimizdeki olayda buna benzer. Nöronlarımız arasındaki sinaptik bağlantılar bu tekrarlar sayesinde (suyu döktükçe) güçlenir.

Bu şekilde belleğe aldığımız bir bilgiyi hatırlama, geri çağırma ve kullanma hızımız artarak hata oranımız azalır. Çünkü biz artık o bilgiyi tersiyer (uzun süreli) bellekte saklıyoruz.

Peki bilgiyi burada saklamak için neler yapmalıyız bunlara bakalım.

  1. Öncelikle öğrenmek istediğiniz bilgi ile varsa görseller gözden geçirilmeli. Toplumun çoğunluğunun öğrenme stili görsel içeriklidir.
  2. Öğrenmek istediğimiz bilgiyi ezberlemeye çalışmayalım. Çünkü bu durum bilgiyi değersizleştirecektir. Lütfen ezberlemeyelim.
  3. Konuyu öncesinde bir defa okumak gerek. Bu şekilde konuyu hocanızdan dinlediğinizde ya da videodan izlediğinizde konuyla ilgili yeni sinaptik bağlantılar yaparsanız, bu bağlantıların güçlendirilmesi ise sizin tekrar etmenize bağlıdır.
  4. Eğitim sonunda ve aynı gün içerisinde mutlaka tekrar edilmeli ki LTP (Long Term Potantiation)’yi çalıştıralım. Bu mekanizmayı bir döngü gibi düşünürseniz tekrar ettikçe öğrenmeniz kolaylaşacaktır.
  5. Öğrenmenin temel fizyolojik mekanizması LTP olduğu için aynı gün tekrar çok önemli. Daha sonra tekrar zamanının periyodunun arası açılabilir.
  6. Bir bilgiyi belleğe almak için en az 10-15 dakika tekrar gereklidir. Eğer kalıcı belleğe alınmak isteniyorsa 1 saat ve üzeri tekrar gerekmektedir.
  7. Öğrenme ve sonrası tekrar ile istenen bir bilgiyi belleğe almada kişinin kendine özgü öğrenme stili geçerlidir. Yani genel olarak bedensel, görsel ve işitsel ya da bu stillerin kombinasyonları içeren yöntemle olur. Araştırmamıza göre Tıp Fakültesi öğrencilerinin çoğunluğu görsel tarzda öğrenme stiline sahiptir.
  8. Bu bağlamda görsel öğrenme stiline sahip olanlar daha çok görsel materyal (Slayt, Şekil, Video, Resim vb), işitsel olanlar ön planda dinleyerek, bedensel olanlar maket vb öğrenim materyalleri ile dokunarak öğrenebilir. Burada önemli olan kendinizin hangi öğrenme stiline sahip olduğunuzdur.
  9. Konunun anlatımına aktif katılım gereklidir. Çünkü anlatımda bazen bir anahtar kelime çok şeyi anlamanıza yardımcı olur.
  10. Öğrenmek istediğiniz bilgi için kısa ders sunumlarından çalışmanız anlayıp öğrenmeniz için yeterli değildir. Bunun için ek kaynak kullanmanız gerekmektedir. Bununla ilgili olarak konuyla ilgili en güncel ve sade kaynak kitapları okumalısınız.
  11. Bir konuyu çalışırken konu ile ilgili olan bilmediğiniz kelimelerin anlamlarını notlarınızın üzerine kaydedin.
  12. Çalışma stratejinizde mutlaka düzenli olmalı. Burada en temeli uyku düzenidir
  13. Sonrasında ise düzenli beslenme gereklidir. Lütfen protein ağırlıklı beslenelim ve fazla karbonhidrattan uzak duralım. Omega-3’ü unutmayalım.
  14. Yaşam tarzımızı düzene sokmamız gerekmektedir. Sağlıklı bir uyku ve sağlıklı bilişsel fonksiyonlar için bu olmazsa olmaz.
  15. Unutmamamız gereken bir şey daha, günlük egzersiz. Nasılki egzersizle kaslar çalışır, aynı şekilde beyinde bir takım hormonlar sayesinde çalışır.
  16. Sabahları saat 06:00-10:00 arası kortizol hormonunun sirkadiyen ritmi nedeni ile öğrenmeye daha yatkın oluruz. Genellikle gece öğrendiğimizi sanarız ama fizyolojik değil. Yarardan çok zararı vardır.
  17. Ve tekrar, tekrar, tekrar…

İyi öğrenmeler: )

 

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN

 

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlıklı Uyku

Sağlıklı uyku deyince genel olarak sağlımız yerinde olunca iyi uyuruz değil mi? Anlamı sadece bu olmasa gerek diye düşünüyorum. Burada sağlıklı uyku derken uykunun sağlıklı olanı, sağlımıza faydası olanı nasıl olmalı bunu konuşmamız gerekmekte. Organizma aslında yaradılışı itibari ile mükemmel bir makina ve kusursuz işlemekte. Tabi ihtiyacı olanları yeterli miktarda alabildiği sürece, hayatta her şey öyle değil mi? O zaman sağlıklı uyku için ihtiyaçlarımıza bir bakalım. Burada en önemlisi sağlıklı beslenmeden geçiyor. Bu yaşam tarzımız ile ilişkili. Yaşam tarzımızda uyku kalitemizi belirleyecek en önemli etkendir.
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Nasıl Sağlıklı Uyuruz

Sağlık uykunun sonuçları tüm sistemleri ilgilendireceği ve de bize aslında çok maliyeti de olmadığı için en başta düzenlememiz gereken fizyolojik olaylardan bir tanesi. Uykuyu düzenleyebilirsek aslında hayatımızda çoğu şeyi kontrol edebiliriz. Bunun içim ilk olarak yapmamız gereken diğer sayfalarımdam öğrenebileceğiniz sağlıklı beslenme. Sonrasında ilk olarak uyku hijyeni. Nedir acaba bu uyku hijyeni?

Sağlıklı bir uyku için uyku hijyenine dikkat etmeliyiz. Bunlar ise;
  1. Düzenli egzersiz
  2. Akşam yemeğinin ağır ve geç saatte olmaması
  3. Özellikle akşamları kafein ve alkol alınmaması
  4. Çevre (oda) şartları
  5. Sabah uyanınca yataktan oyalanmadan kalkma
  6. Gündüz uyumama
  7. Sabah hep aynı saatte kalkma
  8. Uyumak için çabalamama (uyku kaçmışsa 15-20 dk içinde yataktan çıkma)
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Uyku Danışmanlığı

Uyku bozuklukları sıklıkla farkında olmadan yaşamımıza devam ettiğimiz, çoğu zaman ötelediğimiz veya dikkate almadığımız lakin sonuçları itibari ile hayatımızı yakından ilgilendiriyor. Çoğumuz horlamayı kabul etmez ve yorgunluktan der geçiştiririz. Ama olay o kadar basit değil. İşin içerisinde çok kompleks süreçler olabilir. Uyku bozukluğumuz olup olmadığını kabaca gündüz çok uyukluyorsak, gece horlamamız varsa ve yatak partneri tarafından nefes durması gibi durumlar tarif ediliyorsa ve en önemlisi de akşama kadar kafamızı toplayamıyor ve sersem halde oluyorsak bizde büyük ihtimalle uyku bozukluğu var anlamına gelmektedir. Uyku ve uyku bozuklukları konusundaki tüm sorularınız hakkında ücretsiz danışmanlık almak için iletişimden mesaj bırakabilirsiniz. Uyku şikayetleriniz varsa öncelikle buraya buyurun. 
ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlıklı Uyku Nasıl Olmalı

Sağlık uykunun sonuçları tüm sistemleri ilgilendireceği için ve de bize aslında çok maliyeti de olmadığı için en başta düzenlememiz gereken fizyolojik olaylardan bir tanesi. Uykuyu düzenleyebilirsek aslında hayatımızda çoğu şeyi kontrol edebiliriz. Bunun için sadece kendinizi dinlemeniz yeter. Tabi bu emosyonel olarak değil fizyolojik olarak. Acaba sağlıklı nasıl uyurum. Uyku borcunu duymuş muydunuz. Duymadıysanız şimdi duydunuz ve ne olduğunu da diğer yazılarımda öğreneceksiniz.

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN

ileProf. Dr. Mustafa SAYGIN

Sağlıklı Uyku

Sağlıklı uyku deyince aklımıza ne geliyor. Hayatımızın üçte birini harcadığımız fizyolojik olaylardan biri olan uykunun da sağlıklı olanı olur sanırım.

O zaman nasıl sağlıklı bir kalp ve dolaşım sistemi, sağlıklı bir akciğer ve solunum sistemi olarak tanımlıyorsak, sağlıklı bir uykudan da bahsedebiliriz ama nasıl?

Bunun cevabını yazılarımda bulabilirsiniz.

Doç. Dr. Mustafa SAYGIN